Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2014/738
Karar No: 2016/149

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/738 Esas 2016/149 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan aynı Kanunun 15/4, 5237 sayılı TCK’nun 53, 54/1 ve 58/6. maddeleri uyarınca bir ay hapis cezasıyla cezalandırılmıştır. Sanık bıçak taşıma suçundan beraat etmiştir. Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı ile ilk hüküm yanlış bulunmuş ve yerel mahkemece sanığın suçu işlediği tespite varılmıştır. Bu nedenle, sanık 6136 sayılı Kanunun 15/1. maddesi uyarınca altı ay hapis ve 500 Lira adli para, 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek bir ay hapis cezasıyla cezalandırılmıştır. Kanun maddeleri: 6136 sayılı Kanunun 15/1, 15/4, 4. madde, 5237 sayılı TCK’nun 53, 54/1 ve 58/6.
Ceza Genel Kurulu         2014/738 E.  ,  2016/149 K.
"İçtihat Metni"

Mahkemesi : .... Sulh Ceza
6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanığın aynı Kanunun 15/4, 5237 sayılı TCK’nun 53, 54/1 ve 58/6. maddeleri uyarınca bir ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin, .... Sulh Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ...-... sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince ... gün ve ...-... sayı ile;
"1-Sanıkta ele geçen bıçağın 19.03.2010 tarihli ekspertiz raporu ile 6136 sayılı Yasanın 4. maddesi kapsamında yasak nitelikte olmadığının belirlenmesi ve oluşa göre de sanığın söz konusu bıçağı sırf saldırı amacı ile taşıdığının kanıtlanamaması dikkate alınarak atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması" isabetsizlik- lerinden bozulmasına karar verilmiştir.
.... Sulh Ceza Mahkemesi ise ... gün ve ...-... sayı ile;
"...Kovuşturma aşamasında mahkememizin ara kararı uyarınca, bıçak üzerinde inceleme yapan Adli Tıp Kurumu, Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesinin 19.06.2013 gün ve 567 sayılı raporunda; inceleme konusu yapılan bıçağın, kesici ve delici namluya sahip olduğu, namlusunu kabza içine gizleyebilen, kabzasının arka kısmında, namlusu açıldığında iki parçadan oluşan kabzasını birbirine bağlayarak namlunun kabza ucunda sabitleşmesini sağlayan, emniyet yayı olarak kabul edilen kullanılmaya elverişli susta kilidi de denilen "namlu sabitleme kilidi" bulunduğu, 6136 sayılı Kanun kapsamına giren bıçak ve diğer aletler ile benzerlerinden bir sanat ve mesleğin icrası için kullanılması zorunlu bulunanların yapım, kullanım ve nakline dair yönetmeliğin genel hükümler 4. maddesinde bıçakların; 6136 sayılı Kanunun 4. maddesinde sayılan kama, hançer, saldırma, sustalı çakı, pala, kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçak ve benzerlerini ifade etmekte olduğu, dolayısıyla kabzasının arka kısmında, namlusu açıldığında iki parçadan oluşan kabzasını birbirine bağlayarak namlunun kabza ucunda sabitleşmesini sağlayan kullanılmaya elverişli namlu sabitleme kilidi bulunan bıçağın; tip ve niteliği bakımından "sustalı çakı" benzeri olarak mütalaa edildiği, 6136 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğu, vahim nitelikte bulunmadığı bildirilmiştir.
...
Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın 13.03.2010 tarihinde şüphe üzerine durdurulduğu yapılan üst araması sonucunda özellikleri Adli Tıp Kurumu raporunda açıklanan bıçağın ele geçirildiği, bu bıçağın 6136 sayılı Kanunun 4. maddesinde kalan yasak nitelikteki bıçaklardan olduğu, taşıdığı bıçak 6136 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında kalan, bu nedenle taşınması ve bulundurulması yasak nitelikte bıçağı taşıyan sanığın, bu bıçağı taşıma amacının ne olduğunun üzerine atılı suçun unsurları bakımından sonuca etkili olmayacağı, bu nedenle mahkûmiyetinin gerektiği kanaatine varılmış, sanığın beraati gerektiğine dair Yargıtay bozma ilamı yerinde görülmemiş, sanığın eylemine uyan 6136 sayılı Kanun 15/1. maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiştir." şeklindeki gerekçeyle bozma kararına direndiğini belirterek, ilk hükümden farklı olarak sanığın 6136 sayılı Kanunun 15/1, TCK’nun 52/2, 53, 54/1 ve 58/6. maddeleri uyarınca altı ay hapis ve 500 Lira adli para, 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek bir ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir.
Bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2014 gün ve 373182 sayı ve "onama" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle direnme kararının, yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı hususunun ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen ısrar kararı verilmiş olsa dahi;
a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,
Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay"ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
İncelenen dosya kapsamından;
Özel Dairece ilk hüküm; "Sanıkta ele geçen bıçağın 19.03.2010 tarihli ekspertiz raporu ile 6136 sayılı Yasanın 4. maddesi kapsamında yasak nitelikte olmadığının belirlenmesi ve oluşa göre de sanığın söz konusu bıçağı sırf saldırı amacı ile taşıdığının kanıtlanamaması dikkate alınarak atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi," isabetsizli- ğinden bozulmasından sonra, yerel mahkemece suça konu bıçağın niteliği ile ilgili Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp "sanığın 13.03.2010 tarihinde şüphe üzerine durdurulduğu yapılan üst araması sonucunda özellikleri Adli Tıp Kurumu raporunda açıklanan bıçağın ele geçirildiği, bu bıçağın 6136 sayılı Kanunun 4. maddesinde kalan yasak nitelikteki bıçaklardan olduğu, taşıdığı bıçak 6136 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında kalan, bu nedenle taşınması ve bulundurulması yasak nitelikte bıçağı taşıyan sanığın, bu bıçağı taşıma amacının ne olduğunun üzerine atılı suçun unsurları bakımından sonuca etkili olmayacağı, bu nedenle mahkûmiyetinin gerektiği kanaatine varılmış, sanığın beraati gerektiğine dair Yargıtay bozma ilamı yerinde görülmemiş, sanığın eylemine uyan 6136 sayılı Kanunun 15/1. maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiştir." şeklindeki yeni ve değişik gerekçe ile önceki hükümden farklı yeni bir hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, bozma sonrasında toplanan yeni delillere dayanmak suretiyle verilmiş yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
.... Sulh Ceza Mahkemesinin ... gün ve ...-... sayılı kararı, eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılabilmesi amacıyla Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi