Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/11259
Karar No: 2017/998
Karar Tarihi: 14.02.2017

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2016/11259 Esas 2017/998 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2016/11259 E.  ,  2017/998 K.

    "İçtihat Metni"


    Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi



    Dava, 14.05.2001 tarihinde geçirdiği trafik-iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının davalılardan rücuan ödetilmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece,bozmaya uyulduktan sonra ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan ... ve ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve Esas: 2003/10, Karar: 2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş olması nedeniyle; ilk peşin değerli gelirin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekmektedir.
    Diğer taraftan,818 sayılı Borçlar Kanunu"nun 50. maddesi (tam teselsül) yâda birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen Borçlar Kanunu"nun 51. maddesi (eksik teselsül) uyarınca ve aynı yasanın 142. maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı tek bir dava ile isteyebileceği gibi sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir.

    6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda da, öğretideki eleştiriler doğrultusunda tam ve eksik teselsül ayırımı kaldırılmışsa da (61. madde gerekçesi), teselsül esasına dayanan sorumluluk ilkesine ilişkin düzenlemeler korunmuş ve anılan Kanun’un birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen 61. maddesinde de; “ Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” hükmü yer almıştır. Aynı Kanun"un 163. maddesinde de davacının, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı tek bir dava ile isteyebileceği gibi sorumluların hepsi aleyhine açacağı ayrı ayrı davalar ile de talep edebileceği öngörülmüştür. Anılan yasanın 163. maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanmak için, zarara uğrayanın, talebi gereklidir.
    Eldeki davada ise, Mahkemece alınan kusur raporunda, dava dışı şirketin %20, davalılardan ...’nın %40, diğer davalı ...’nün de %40 oranında kusurlu olduğuna dair yapılan tespit nedeniyle, davanın teselsüle dayalı olarak bu iki davalıya karşı açılmış olmasına göre, ilk peşin sermaye değerli gelirlere davalıların toplam %80 kusuru uygulanmak suretiyle ve usuli kazanılmış hakkın da gözetilmesi suretiyle, müteselsil sorumluluğa hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, bozma nedenidir.
    Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
    SONUÇ : Hükmün tamamen silinmesi ile yerine;
    “Davanın kısmen kabulü ile
    1-Peşin Değerli Gelirlerden; 21.080,86 TL kurum zararının; 16.864,68 TL’sinin onay tarihi olan 08.11.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bakiye 4.216,18 TL’nin usuli kazanılmış hak gereğince ilk kararı temyiz etmeyen davalı ... AŞ’den tahsiline,
    2-492 sayılı Harçlar Kanununca alınması gereken 1.440,03 TL’nin 1.152,02 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bakiye 288,01 TL’sinin usuli kazanılmış hak gereğince ilk kararı temyiz etmeyen davalı ... AŞ’den tahsili ile hazineye irat kaydına,
    3-Davacı Kurum vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT"ne göre hesaplanan 2.529,60 TL nispi vekâlet ücretinden 2.023,76-TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bakiye 505,84 TL’sinin usuli kazanılmış hak gereğince ilk kararı temyiz etmeyen davalı ... AŞ’den tahsili ile davacıya verilmesine,
    4-Davalılar ... ile ... vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT"ne göre hesaplanan 1.500,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalılara ödenmesine,


    5-Davacı tarafından bozma öncesi ve sonrasında yapılan toplam 912,50 TL yargılama giderinden kısmen kabul ve reddedilen oranlara göre 730,00 TL "sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ve taraflarca yatırılıp da kullanılmayan gider avansının talep halinde ilgililerine iadesine,” hükmünün yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ... ve ..."nden alınmasına, 14.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi