10. Hukuk Dairesi 2016/12564 E. , 2017/992 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece,uyulan bozma ilamından sonra davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan Kurum ile diğer davalı ... avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada mahkemece ilk kez verilen 19.10.2012 tarihli karar, Dairemizin bozma ilamı ile “Mahkemece öncelikle davadışı ...’e ait işyeri dosyası getirtilmeli, davalı ... Başkanlığının dava konusu dönemi kapsayan bando takımı hizmetleri ile ilgili tüm ihale evrakları getirtilmeli ve ... Danışmanlık Ltd. Şti ile arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olup olmadığı, davacının belediye ile mi yoksa bu şirket veya ... ile arasında yapılan sözleşme ve belgelerin olup olmadığı, hangi tarihler arasında çalıştığı tam olarak belirlenmeli ve bu şekilde davacı ve davalılardan Belediye ve ... Danışmanlık arasındaki hukuki ilişki kesin olarak tespiti ile, davacının çalışma sürelerinin tam veya kısmi süreli olup olmadığı hususlarının irdelenmesi, bu bakımdan, davacıya verilen elbise ve bando takımı eşyalarının teslim tutanakları olup olmadığı araştırılmalı, davalı Belediyede çalışan diğer memurlar dinlenmeli, tüm davalılar bakımından bordro tanıklarının ve komşu tanıkların beyanlarının alınmasından sonra bir karar verilmesi” gereğine işaret edilerek, bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar
hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Eldeki davada ise bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mükün değildir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada davalılardan ... Danışmanlık Ltd. Şti nezdinde davacının çalışmalarının bulunmadığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, dosyadaki belgelerden ... Danışmanlık Şti’nin 23.07.2008 tarihi itibari ile açık ihale ile Bando takımı gösteri hizmeti işini aldığının belirgin olması karşısında, davacının bu davalı nezdinde talebe konu tüm süreler ve özellikle 23.07.2008-07.09.2008 tarihleri arasında kalan dönemde çalışıp çalışmadığının tespiti bakımından bu şirketin davacının çalışmalarını bilebilecek olan bordrolu çalışanlarının da beyanlarının alınması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesindeki; “...taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi uyarınca; davacının davalı ... nezdindeki çalışma gün sayılarının tespitine konu olan dönem bakımından çalışma gün sayıları ile işverenlerinin net olarak belirlenmesi ile infaza elverişli şekilde bir karar verilmesi ve davacının davalı kuruma yapılan bildirimlerinin yeniden tespitinde hukuki yararının bulunmaması nedeniyle bildirilen sürelerin dışlanması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalılardan ... Başkanlığı ile ... avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalı ..."na iadesine, 14.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.