10. Hukuk Dairesi 2016/18989 E. , 2017/985 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ölüm aylığının kesilmesi yönündeki ... işleminin iptali ile yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar nedeniyle borçlu olunmadığının ve kesilme tarihi itibarıyla aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Önceki bozma ilamında da açıklandığı üzere, hakkında verilen boşanma kararı 2001 yılında kesinleşen davacıya, 1988 ve 1989 yıllarında yaşamlarını yitiren sigortalı anne ve babası üzerinden 506 sayılı Kanun hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylıklarının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca 2011 yılında gerçekleştirilen işlemle 01.10.2008 tarihi itibarıyla kesilerek, 19.10.2008 – Aralık/2011 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozmaya uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, uyuşmazlık konusu boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun yöntemince araştırılarak karar verilmediği, anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.
Somut olayda; ihbar üzerine yapılan Kurum teftişinde, 20.09.2011 tarihli tutanakta, İşçi Blokları Mahallesi Özpetek Sitesi bina kapıcısının davacının eski eşiyle
./..
birlikte yaklaşık 7 yıldır aynı hanede ikamet ettiklerini, eski eşin site yönetiminde olduğunu bildirdiği, tutanak tarihinde İşçi Blokları Mahallesi Özpetek Sitesinde ikamet ederken görülen davacının alınan imzalı beyanında, ikametgah adresinin Kore sk. No:17 Merkez/Samsun olduğu, zaman zaman Samsunda kaldığını ancak genellikle ifadenin alındığı adreste ikamet ettiği, evin eski eşe ait olduğu, üç oğluyla birlikte yaşadığını, ara sıra eski eşin uğradığını, eski eşin nerede ikamet ettiğini bilmediğini beyan ettiği, mernis kayıtlarında tutanak tarihi itibariyle davacı adına kayıtlı yerleşim adresinin bulunmadığı, eski eşin ise davacının beyanın aksine mernis adresinin ifadenin alındığı adres olduğu, davacının 2008-2011 arası dönemde düzenli olarak Ankara ili dahilinde muayene olarak ilaç aldığı, eski eşinde 21.04.2010 tarihinde Ankara ilinde muayene olduğunun belirlendiği, 21.11.2008 işlem tarihli seçmen listesinde aynı adreste kayıtlı oldukları, 27.07.2007 tarihli seçimde arka arkaya oy kullandıkları, davacının dava konusu dönemde oy kullanmadığı, eski eşin 30.03.2007 tarihinden beri mernis adresinin İşçi Blokları Mah. 1487 sk. A Blok No.29/47 Çankaya/ Ankara olduğu, Kurum müfettişinin anılan adreste davacının bulunması sebebiyle imzalı beyanına başvurduğu, davacının dava konusu dönemde kayıtlı mernis adresinin dosya kapsamından belirlenemediği, davacının 03.11.2009 tarihli, eski eşin ise 21.04.2010 ve 09.10.2011 tarihli Özel 100. yıl hastanesi muayene kayıtlarında adres bilgilerinin aynı olduğu, tutanak mümzi ..."nin alınan beyanında, eski eşin adresinin bulunduğu daire kapısını çaldıklarında davacının karşılarına çıktığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, dava konusu dönemde davacının adres kayıt sisteminde kayıtlı mernis adresi belirlenmeli, hem davacının belirlenecek mernis adresinde hem de eski eşin kayıtlı mernis adresinde, davacının beyanında geçen Samsun adresinde ve 21.11.2008 işlem tarihli seçmen listesinde bahsi geçen adreste ayrı ayrı ve ayrıntılı kolluk araştırması yapılmalı, diğer tutanak mümzinin tanık sıfatıyla beyanı alınmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.