Ceza Genel Kurulu 2015/697 E. , 2016/130 K.
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 2. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Sulh Ceza
Temyiz Edenler : Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili
Hakaret suçundan sanığın beraatına ilişkin, (kapatılan) Kadıköy 5. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 07.10.2009 gün ve 49-563 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 04.11.2013 gün ve 1526-25279 sayı ile;
“Hükümden sonra, 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 37. Sulh Ceza Mahkemesi ise 25.03.2014 gün ve 1407-183 sayı ile;
“...4 Temmuz 2008 tarihli, 24 Eylül 2008 tarihli, 7 Ekim 2008 tarihli yazılar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yazının genel olarak eleştiri niteliğinde bir yazı olduğu, haber verme ve eleştiri hakkının sınırları içinde kaldığı, eleştirinin doğal sertliğinin dışında katılanı gülünç duruma sokan ya da katılana açıkça hakaret içeren bir yargı içermediğinden ve özellikle 7 Ekim 2008 tarihli yazıda sanığın kullanmış olduğu ifadeler ve sonuç kısmında belirttiği "bu güne kadar sizlerde olmayan spor ahlakını bari bir yerden öğrenin de çocuklarınıza öğretin, ayıptır ulan’ şeklindeki ifade yazının bütünü değerlendirildiğinde genel bir eleştiri niteliğinde olup direkt olarak belirli bir kişiye yönelik olmadığından; sanığın yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle atılı suçtan beratına karar verildiği, beraat kararının 6352 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca düzenlenen kovuşturmanın ertelenmesi kararına göre sanık lehine olduğu” gerekçesiyle direnerek önceki hükmünde olduğu gibi sanığın beraatına karar vermiştir.
Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.08.2015 gün ve 187786 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasında 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden beraat kararı verilmesinin isabetli olup olmadığının tespitine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, direnme kararının "yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığı hususunun ön sorun olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,
Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
İncelenen dosyada; sanığın beraatine ilişkin verilen ilk hüküm Özel Dairece, 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu belirtilerek bozulmuş, yerel mahkemece önceki kararda yer almayan "4 Temmuz 2008 tarihli, 24 Eylül 2008 tarihli, 7 Ekim 2008 tarihli yazılar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yazının genel olarak eleştiri niteliğinde bir yazı olduğu, haber verme ve eleştiri hakkının sınırları içinde kaldığı, eleştirinin doğal sertliğinin dışında katılanı gülünç duruma sokan ya da katılana açıkça hakaret içeren bir yargı içermediğinden ve özellikle 7 Ekim 2008 tarihli yazıda sanığın kullanmış olduğu ifadeler ve sonuç kısmında belirttiği "bu güne kadar sizlerde olmayan spor ahlakını bari bir yerden öğrenin de çocuklarınıza öğretin, ayıptır ulan’ şeklindeki ifade yazının bütünü değerlendirildiğinde genel bir eleştiri niteliğinde olup direkt olarak belirli bir kişiye yönelik olmadığından; sanığın yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle atılı suçtan beratına karar verildiği, beraat kararının 6352 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca düzenlenen kovuşturmanın ertelenmesi kararına göre sanık lehine olduğu" şeklindeki yeni ve değişik gerekçeyle direnme kararı verilmiştir.
İlk hükümde yer almayan bu yeni ve değişik gerekçe Özel Dairece denetlenmemiş olup, Özel Daire denetiminden geçmemiş olan bir konunun ilk kez Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmesine kanuni imkân bulunmamaktadır.
Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
İstanbul Anadolu 37. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 25.03.2014 gün ve 1407-183 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2016 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.