7. Ceza Dairesi 2018/6910 E. , 2018/9964 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan bankada olay tarihinde kasa açma yetkisine haiz operasyon yetkilisi olarak görev yapmakta olan sanığın aşamalardaki istikrarlı ikrarıyla da sabit olduğu üzere 5 mudinin hesabından farklı tarihlerde genellikle mudilerin yatırım fonlarını bozdurarak sahte imzalı fişlerle nakit tediye işlemi yapmak suretiyle zimmetine geçirmesi şeklinde gerçekleşen olayda , bozma öncesi kurulan 11/02/2016 tarihli hükme esas alınan 10/11/2015 tarihli (hukukçu-emekli bankacı-emekli sayıştay denetçisi) üçlü bilirkişi raporunda zimmet miktarının 1.029.270,00TL olarak kabul edilmesine , dosya içerisindeki Vakıfbank Teftiş Kurulu Başkanlığı"nın 07/12/2015 tarih 180 sayılı Mütalaasında sanığın sorumlu tutulması gereken miktarın yapılan tahsilatlar haricinde 1.125.598,96TL olduğunun belirtilmesine rağmen bozma sonrasında aynı dekont asılları üzerinde yapılan inceleme sonrasında alınan 11.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda toplam zimmet miktarının 2.488.071,50TL olarak belirlenmesi ve Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2015 tarih ve 2015/2961 sayılı iddianamesinde de zimmet miktarının 1.100.000TL olarak kabul edilmesi karşısında, bilirkişi raporlarındaki zimmet miktarları arasında fahiş fark olduğu hususu da gözetilerek söz konusu çelişkinin giderilmesi, zimmet miktarının iddianamede bellirtilen miktardan fazla çıkması halinde iddianame ile bağlılık ilkesi gereğince bu hususta ek iddianame tanzim ettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, katılan bankanın iddia ettiği zimmet miktarının da çok üzerinde olan bilirkişi raporundaki zimmet miktarına herhangi bir gerekçe de gösterilmeden itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
Özellikle mudi ... adına düzenlenmiş 31/12/2014 tarih 13:37:02 saatli 600.000,00TL tutarlı virman, 31/12/2014 tarih 13:42:29 saatli 300.000,00TL mevduat hesabından çekim ve 31/12/2014 tarih 13:44:35 saatli 400.000,00TL tutarlı mevduat hesabından çekim işlemine dair fotokopi dekontlar üzerinde grafoloji uzmanı tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 23/06/2015 tarihli raporda imzaların mudi ... "un elinden çıktığı belirtilmesine rağmen, bozma sonrası alınan (hukukçu-emekli bankacı-emekli sayıştay denetçisi) üçlü bilirkişi raporunda söz konusu dekontlar asılları üzerindeki imzalar ile müşteri bilgi formundaki asıl imzalar karşılaştırıldığında, imzaların birbirinden farklı olduğunun açık bir şekilde görüldüğü belirtildikten sonra takliden sahte olarak atılan imzalar detaylı ve itinalı olarak incelenmeden sahteliklerinin anlaşılamayacağından bahisle aldatma niteliğine haiz olduklarına dair çelişkili ifadelerle mudi eli ürünü olmadıklarının belirtilmesi karşısında yapılan işlemlerdeki tutarının fazlalığı da gözetilerek söz konusu dekontlar üzerindeki imzalar mudi ..."a gösterilmek suretiyle imzaların kendisine ait olup olmadığının, yapılan işlemlere itirazı olup olmadığının sorulması,
Her ne kadar mudi ... sanığa imzalı boş dekont bırakmadığını beyan etmiş ise de sanığın mudi hesabından imzalı boş dekontlarla da usulsüz işlemler yaptığına dair beyanı, Vakıfbank Teftiş Kurulu Başkanlığı"nın 07/12/2015 tarih 180 sayılı Mütalaasında 23/06/2014, 31/07/2014, 15/08/2014 ve 04/09/2014 tarihli işlemlerde bulunan müşteri imzalarının gerçek olduğunun, banka kamera kayıtlarına göre söz konusu tarihlerde şubeye gelen müşterinin fon bozularak hesabından tediye edilmesi talebine istinaden sanığın biri gerçek diğeri ise zimmete geçirmek istediği tutar olan iki adet fon satış işlemi yapmak suretiyle her iki dekonta da müşteri imzası aldığı, bu suretle 23/06/2014 tarihli tediye işlemine konu 110.000TL"nin 10.000TL"sini, 31/07/2014 tarihli tediye işlemine konu 77.500TL"nin 20.000TL"sini, 15/08/2014 tarihli tediye işlemine konu 280.000TL"nin 110.000TL"sini, 04/09/2014 tarihli tediye işlemine konu 95.300TL"nin 20.000TL"sini zimmetine geçirdiğinin tespit edilmesine rağmen söz konusu dekontların bilirkişi incelemesi yapılan dekontlar arasında bulunmadığı ve bu eylemlerin zimmet miktarında dahil edilip edilmediği gerek bilirkişi raporları gerekse mahkemenin gerekçesinden anlaşılmadığından, söz konusu işlemlere dair dekont asıllarının dosyaya celp edilmesi,
Dairemizin 10/10/2016 tarih 2016/17181 E-2016/9681 K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere; Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarına göre, tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; tediye fişine (ya da mudi adına düzenlenen diğer belgelere) mudi yerine sahte imza atılmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteciliğinin anlaşılması halinde eylemin basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı,
Mudinin yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise eylemin nitelikli zimmet olacağı gözetilerek,
Yukarıda anılan hususlar dikkate alınmak suretiyle sanığın gerçekleştirdiği her bir işlemin basit ya da nitelikli zimmet kapsamında kalıp kalmadığının duraksamaya yer
bırakmayacak şekilde tespit edilmesi için, mudilere ait hesap kartonerlerinde bulunan imzalarla, mudiler adına sahte olarak atılan belgelerdeki imzalar karşılaştırılıp, aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının mahkemece saptanması, işlemlerin çokluğu ve duraksama halinde ise mahkemeye yardımcı olma ve aydınlatma bakımından, grafoloji uzman bir bilirkişinin görüşüne başvurulup, sahte imzalı fişlere ilişkin olarak, her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde, eylemlerin ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile tüm eylemler nitelikli zimmet kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Nispi vekalet ücretinin 87.146,07TL olması gerektiği gözetilmeden 246.307.150,00TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK"nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.