12. Ceza Dairesi 2016/885 E. , 2018/2339 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/1, 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK"nın 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ile üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Üst Cumhuriyet savcısı tarafından ibraz edilen 02/10/2014 tarihli dilekçe ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edildiği, Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 18/11/2014 tarihli ve 2014/525 değişik iş sayılı kararı ile sadece adı geçen sanıkların itiraz istemlerine yönelik karar verilip, üst Cumhuriyet savcısının itirazına yönelik bir değerlendirmede bulunulmadığı görülerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, yanlış değerlendirme ile mahkumiyetine karar verildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, dosya içerisinde mevcut 11/07/2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamı dışında kalan Koğukçınar Köyü, Kiraz mevkindeki orman vasıflı taşınmaz üzerinde kendisine ait dedektör ile araştırma yaparken, dedektörün sinyal verdiği yerin, hakkında aynı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ... tarafından kazma ile 5 cm kadar kazılması sonucu, üç adet ok ucu ile bir adet metal obje bulunduğu, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kazı neticesinde kültür varlığı elde edilmiş ise, kazının derinliğinin önem arz etmeyip, eylemin tamamlanmış olduğunun kabulü gerektiği, ancak, belirtilen sonuca varılabilmesi için, kazı fiili ile elde edilen varlıkların, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli niteliği haiz olduğunun tereddütsüz şekilde belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla;
Dava konusu üç adet ok ucu ile bir adet metal obje üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadıkları tespit edilip, anılan niteliği haiz olduklarının belirlenmesi halinde sanığın eyleminin tamamlandığı, aksi takdirde teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek sanık hakkında hüküm tesisi gerektiği gözetilmeksizin, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanlarınca soruşturma aşamasında düzenlenen rapor ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı,
Kabule göre de;
1- Sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümlesi uyarınca tayin edilen 2 yıl hapis cezasında, aynı Kanunun 74/1-2. cümlesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapıldıktan sonra belirlenen 1 yıl 4 ay hapis cezasının, 5237 sayılı TCK"nın 62. maddesi uygulanarak 1/6 oranında indirilmesi sonucu sanığın 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hesap hatası neticesinde 1 yıl 1 ay 9 gün hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedilmesi isabetsiz,
2- 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete"de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve anılan maddenin (3) numaralı fıkrasının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ile üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.