12. Ceza Dairesi 2018/275 E. , 2018/2317 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Hakimliği
Taksirle öldürme suçundan şüpheli ...’nun hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/03/2017 tarihli ve 2016/125573 soruşturma, 2017/14845 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 12/04/2017 tarihli ve 2017/1110 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında,
Somut olayda 23/10/2016 tarihinde şüpheli ...’nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ... Mahallesi Mahmutbey-Aksaray bağlantı yolu üzerinde Aksaray istikameti Sağmacılar Viyadüğü çıkışı bölgesinde yaya ...’e çarpması neticesinde, ...’in vefatı ile sonuçlanan trafik kazasında şüphelinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve müteveffanın tam kusurlu olduğundan bahisle kovuşturmaya yer verilmediğini karar verilmiş ise de, şüphelinin saatte 80-90 km süratle seyrettiği ve müteveffanın karşıdan karşıya geçtiği sırada yarım metre kala müteveffayı fark ettiği araçla sola doğru manevra yapmasına rağmen aracın sağ tarafından müteveffaya çarptığı şeklindeki savunmasına karşın, kaza tespit tutanağında müteveffanın yol kenarına alınması nedeniyle kaza sonrası yere düştüğü noktanın belirlenemediğinin yazılı olduğu, keza ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan tanık ... Güngörmüş’ün “kazada ölen kişinin yolun sağında bariyerlerin yanında yatar vaziyette olduğunu gördük, şahsın yol kenarına çarpma sonrası mı yoksa bizim ardımızdan gelen diğer araç sahipleri tarafındanmı yol kenarına çekildiğini görmedim” şeklindeki müphem ifadeleri de hep birlikte değerlendirildiğinde, kazaya ilişkin 112 ve 155 hattına arama yapılıp yapılmadığının tespiti, akabinde arama yapıldıysa bu aramaya ilişkin kişi yahut kişilerin kazanın oluşuma ilişkin görgü ve beyanlarının tespiti, bu hususta kazanın meydana geldiği araçta yolcu olarak bulunan diğer şahıs ...’in ayrıntılı beyanlarının alınması, kazanın meydana geldiği noktayı gören kameralar varsa buna ilişkin kayıtların dosyaya kazandırılması, akabinde olay mahallinde kaza tespit tutanağını düzenleyen memurlarında bulunduğu halde keşif icra edilmesi, bunun yanında müşteki vekilinin 27/03/2017 tarihli itiraz dilekçesi ile ölüm olayının şüpheli şekilde meydana geldiği, Anadolu yakasında oturan ve çalışan müteveffanın olay saaatinde kazanın meydana geldiği muhitte niçin bulunduğunun belli olmadığı ve olayın bir cinayet olabileceği yönündeki iddialarda bulunduğu da nazara alınarak müştekilerin bu husustaki ayrtıntılı ve somut beyanlarının da dosyaya kazandırılıdıktan sonra gerekli görüldüğünde bu yönden de iddiaların araştırılması ve açığa kavuşturulması, akabinde de şüphelinin hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 12.12.2017 gün ve 94660652-105-34-9919-2017-kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 12/04/2017 tarihli ve 2017/1110 değişik iş sayılı kararının CMK"nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.