
Esas No: 2015/9390
Karar No: 2016/5009
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/9390 Esas 2016/5009 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece evlilik birliğinin sarsılmasında davalı kadının kusurlu olduğu kabul edilerek davacı erkeğin davasının kabulüne karar verilmiş ise de , yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı erkek ve davalı kadın tarafından, 15.07.2011 ve 19.07.2011 tarihlerinde açılan ve birleştirilerek görülen davalar 29.12.2011 tarihinde "tarafların evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olacak kusurlu bir davranışının ispat edilemediği" gerekçesiyle reddedilmiş, bu karar 03.01.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Temyize konu dava ise 19.08.2013 tarihinde açılmıştır. Önceki davanın açılmasından sonra taraflar bir araya gelmemiş, fiilen ayrı yaşanılan dönemde davalının evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olacak kusurlu bir davranışı ispat edilememiştir. O halde davanın reddine karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de bu yöne ilişkin bir temyiz bulunmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamış yanılgıya işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine yönelik olarak yapılan inceleme neticesinde;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re"sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
c-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların kusurlu davranışlarının bulunmadığı, davalı kadının her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, isteğin reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2-b ve 2-c bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise 2-a bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15.03.2016(Salı)