19. Hukuk Dairesi 2018/2556 E. , 2019/5174 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davacının icra takibine konu edilen 23/05/2008 keşide tarihli 15.000,00 TL bedelli, 30/05/2008 keşide tarihli 15.000,00 TL bedelli ve 05/06/2008 keşide tarihli 18.000,00 TL bedelli çeklerin yetkili hamili olduğunu, davalının ise aynı çekler de davacıdan önceki ciranta olarak borçlu olduğunu, davalı tarafın aleyhine başlatılan Bursa 9. İcra Müdürlüğü"nün 2013/4330 esas sayılı ilamsız icra takibine, davalı tarafça sadece takip dayanağı çekin zamanaşımına uğradığından bahisle itiraz edildiğini, borcun esasına veya imzaya ilişkin herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, davalı borçlunun itiraz ettiği takibe konu çek asılları ile daha önceden ayrı ayrı icra dosyaları ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takiplerinin başlatıldığını, davalı borçlunun borcun aslına ve imzaya itirazının bulunmadığını ancak 23/05/2012 tarihinde işbu icra takiplerinde zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, bu nedenle ilamsız icra takibine itirazında haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, çekler ile ilgili hak düşürücü sürelerin geçtiğini, çeklere ilişkin davacı tarafından 1 yıllık süre içinde sebepsiz zenginleşme hükümlerinden bahisle dava açılmadığını, davacının icra takibi yapması ve dava açmasının hukuken mesmu olmadığını, çeklerin tanzim tarihinin 2008 yılı olduğunu zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve alacağın doğum sebebinin belirsiz olduğu, bilakis davacı, dava dilekçesinin 5 numaralı bendinde davalı borçlunun sebepsiz zenginleştiği iddiasına yer verildiği, takip konusu çekte davacı ile davalı arasındaki ilişkinin ciranta hamil ilişkisi olduğunun görüldüğü, zamanaşımına uğramış kambiyo evrakı burada delil başlangıcı niteliğini taşıyacağı ve davanın ispatında nazara alınacağı,somut olayda davacı temel ilişkiye dayanmayıp sadece sebepsiz zenginleşme hükümlerince alacak talep ettiği, çekin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden bir yıl içinde açılması gerektiği, dava hakkının bir yıllık sürenin sonu olan 10/11/2009 tarihinde zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hüküm Dairemizin 03/11/2016 tarih 2016/3722 Esas 2016/14262 Karar sayılı ilamıyla, “Dava zamanaşımına uğramış çeklerden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Dava konusu çeklerde ciro silsilesine bakıldığında çeklerin davalı borçlu tarafından ciro edilmek suretiyle davacıya devredildiği bu nedenle davacı ve davalı arasında temel ilişki bulunduğu ve davacının da dilekçesinde temel ilişkiye dayandığını belirttiği anlaşılmaktadır. Bu durumda zamanaşımına uğrayan çek yazılı delil başlangıcı teşkil edeceğinden davacı alacağını tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabilir. Davacının alacakla ilgili delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerde ciro silsilesine bakıldığında çeklerin davalı borçlu tarafından ciro edilmek suretiyle davacıya devredildiği bu nedenle davacı ve davalı arasında temel ilişki bulunduğu ve davacının da dilekçesinde temel ilişkiye dayandığını belirttiğinin anlaşıldığı, zamanaşımına uğrayan çekin yazılı delil başlangıcı teşkil edeceğinden davacı alacağını tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabileceği, davalı borçlunun itiraz ettiği takibe konu çekler ile daha önceden ayrı ayrı icra dosyaları ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takipleri başlatıldığı, davalı tarafın ihtiyati haciz kararlarına ve işbu icra takiplerine, borcun aslına, imzaya herhangi bir itirazlarının olmadığı gibi davalı borçlu ... tarafından da teminatların iadesine muvafakat edildiği, takibe yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bozma kararı doğrultusunda yapılan yeni tahkikatta davacı yeni delillerini sunmuş, bu deliller kapsamında davalının ihtiyati haciz sırasında ihtiyati haciz için alınan teminatın iadesine muvafakat ettiği gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. Mahkemenin bu şekildeki kabulü muhakeme hukukuna uygun değildir. Davacı alacaklı yazılı delil başlangıcına dönüşmüş üç adet çeke dayalı olarak açtığı davada alacağını yazılı delil başlangıcına ilaveten tanık dahil her türlü delille ispatlayabilir. Ancak davalının ihtiyati haciz sırasında alınan teminatın alacaklıya iade edilmesine muvafakat etmiş olması borcun varlığının kabulüne elverişli değildir. Davacının dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı fakat tanık listesi ve isim vermediği, bozmadan sonra bildirdiği yeni delillerinde ise tanık listesi olmadığı ancak yemin deliline dayandığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davacının gösterdiği deliller yeterli olmadığı için davacıya yemin deliline dayanıp dayanmadığı sorulup tahkikatın bu yönde tamamlanması ve elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekir iken eksik tahkikatla ve ispat edilmemiş alacağın varlığı kabul edilerek karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.