18. Hukuk Dairesi 2013/15123 E. , 2014/2252 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2013
NUMARASI : 2012/199-2013/289
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın Odunpazarı Belediye Başkanlığı yönünden husumetten reddine, E.. B.. yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı E.. B.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, imar planında otopark alanı ilan edilmesine rağmen 13 yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen kamulaştırma işlemi yapılmadığı gibi otopark alanından da çıkarılmayarak mülkiyet hakkının kısıtlandığı gerekçesi kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talep edilmiş, mahkemece davalı Odunpazarı Belediye Başkanlığı yönden davanın husumetten reddine diğer davalı E.. B.. yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içersindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu 5488 parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planında E.. B.."nın sorumluluğunda yer alan otopark alanına isabet ettiği, ancak bu amaca yönelik herhangi bir fiili el atmanın mevcut olmadığı, 10.12.2012 havale tarihli fen bilirkişi raporuna göre ise taşınmazın ekli krokide "A" harfi ile gösterilen 113,50 m²"lik kısmına asfalt döküldüğü tespit edilmiştir.
1- Mahkemece, dava konusu taşınmazın 113,50 m²"lik alanına asfalt dökerek fiilen el atan idarenin ve bu el atma eylemin hangi tarihte (gün, ay, yıl) gerçekleştiğinin taraflar ve ilgili belediyelerden araştırılarak hangi belediyenin sorumluluk alanında kaldığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu davanın E.. B.. yönünden kabulüne karar verilmesi,
2- Taşınmazın fiilen el atılmayan 546,50 m²"lik kısmı bakımından yapılan değerlendirmede ise;
Uygulama ve öğretide kamu idarelerinin, kamu hizmetlerinin yürütülmesi sırasında tek yanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıkları işlemlerin idari işlem, görev ve yetki alanlarına giren konularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bu görevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylem olarak tanımlanmaktadır. Somut olayda idarenin icra yetkisini hukuka aykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili el atma durumu söz konusu olmadığına göre, davalı
tarafından idari bir işlemle tapu kaydına konulan “askeri güvenlik alanı şerhi” veya 3194 sayılı İmar Kanunu"nun ilgili maddeleri uyarınca tek yanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlara dayanılarak yapılan işlemlerin idari nitelik taşıdığı, söz konusu imar planlarının zamanında uygulamaya geçirilmemesi durumunun da idari eylem olarak kabulü gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan uyuşmazlıklara benzer olaylarla açılan davalarda, görev itirazında bulunulması ve olumlu görev uyuşmazlığı çıkması üzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından değerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün 2011/238E.-2012/63K. ve 2012/41 E- 2012/77 K. sayılı kararlarında fiili el atmanın bulunmadığı durumlarda idari yargı yerinin görevli bulunduğuna oybirliği ile karar verilmiştir.
Ayrıca 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu"nun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 10.fıkrasında da “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, idari bir işlemle dava konusu taşınmazın imar planında otopark alanı olarak kamu hizmetine özgülenmesinden ve buna uygun kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın Uyuşmazlık Mahkemesi kararı da dikkate alınarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 7. ve 13. fıkralarında “Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir” ve “Bu fıkra hükmü, bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.” hükmü getirilmiştir. Bu düzenlemeler karşısında davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine ve Harçlar Tarifesi uyarınca maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.