6. Hukuk Dairesi 2015/1481 E. , 2015/10932 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/11/2014
NUMARASI : 2014/492-2014/1545
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne ve alacağın %20 si üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında 10.01.2013 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, aylık kira bedelinin 2000 TL olduğunu, davalının bilgi vermeksizin 2013 yılı Eylül ayında taşınmazı tahliye ettiğini, taşınmaza ve eşyalara zarar vermesi nedeni ile kiralananın uzun bir süre boş kalmasına sebep olduğunu, taşınmaza ancak şubat ayında kiracı bulunabildiğini, boşta geçen 2013 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları kiralarının tahsili için icra takibi yapıldığını, takibe itiraz edildiğini belirterek icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesi istenmiştir. Davalı vekili ise davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne ve itirazın iptali ile alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davalı vekilinin alacak miktarına ve icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 10.01.2013 başlangıç tarihli 3 yıl süreli aylık 2000 TL bedelli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiracının kiralananı süresinden önce tahliye ettiği takdirde tekrar kiraya verilene kadar boş kalan sürede kira bedelinden sorumlu olduğu kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından başlatılan icra takibinde aylık 2000 TL den 2013 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları kira alacaklarının tahsili istenmiş olup dava dilekçesinde kiralananın 2013 yılı Eylül ayında tahliye edildiği, taşınmazın kiraya verilmeden boşta geçen sürenin kira alacağının tahsilinin istendiği açıklanmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 325. Maddesi gereğince; Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde, kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Kiracının bu sürenin geçmesinden önce kiraya verenden kabul etmesi
./..
beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulması hâlinde, kiracının kira sözleşmesinden doğan borçları sona erer. Bu durumda davalı kiracı, kiralananın tahliyesinden sonra Türk Borçlar Kanununun 325. Maddesine göre aynı şartlarda ne kadar sürede kiraya verilebileceği belirlenen makul süre kira bedelinden sorumludur. Mahkemece mahallinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak dava konusu yerin aynı şartlarda ne kadar sürede kiraya verilebileceği hususunda denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporu alınarak, tahliyeden sonra kiracının sorumlu olduğu kira parası miktarının belirlenmesi gerekirken, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, itirazın iptali davasında icra inkar tazminatı hükmedilebilmesi için davaya konu alacağın gerçek miktarının belli ve belirlenmesi için bütün unsurlarının borçlu tarafından bilinebilecek durumda bulunması gerekir. Kiralanan taşınmazın yeniden kiraya verilebileceği makul süre yargılama sonucunda belirlenebileceğinden alacağın likit olduğu söylenmez. Bu sebeple davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 Sayılı HMK"ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.