20. Hukuk Dairesi 2015/3733 E. , 2016/1720 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi, dosya incelendi gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı ... Yönetimi, 20/11/2013 havale tarihli dilekçesi ile ...,..., ... 131 ada 25 ( eski 312 ) parselin kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, öncesi ve eylemli durumu itibarıyla da orman olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptali, orman niteliğiyle ... adına tescili, şerhlerin silinmesi ve el atmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne; taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman niteliğiyle ... adına tesciline, el atmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından tapuda yazılı kamulaştırma şerhinin kaldırılmamasına yönelik; davalı vekili tarafından da kabul hükmüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 17.06.1982 tarihinde ilân edilip kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulaması, 25.07.1990 tarihinde ilân edilip kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması, 10/05/1963 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan araştırma inceleme sonucu, çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile işaretli 74,56 m2 bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenerek, bu bölüme ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; (B) harfi işaretli 186,33 m2 bölümünün 2/B alanında kaldığı, eylemli durumu itibarıyla ise orman olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de, (B) harfli bölümü yönünden yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı gibi, (A) harfli bölümü yönünden de tapu kaydında yazılı kamulaştırma şerhinin silinmesine karar verilmemiş olması ve şerh sahibi Karayolları Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmemesi doğru değildir.
Hükme esas alınan raporda, uzman bilirkişiler, taşınmazın tamamında tam kapalılıkta meşe, kestane, çam ağaçları olduğunu bildirmişler, ne var ki; ağaçların yaşını açıklamamışlardır.
Kesinleşen 2/B sahalarında, ... tarafından ancak taşınmazın eylemli orman olduğu iddiasıyla dava açılabileceği, eylemli biçimde orman olan yerlerin 4999 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanunun 7 ve devamı maddeleri ile Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince yeniden orman olarak sınırlandırılabileceği veya 4999 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 6831 sayılı Kanunun 11/5. maddesi gereğince “a) 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi, b) 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler, talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir.” hükmü gereğince tahsis ve ... adına tapuya orman vasfıyla tescil edilebileceği açıktır.
Ancak, 1944 yılında kesinleşen tahdit içinde olduğu halde 1963 yılında kesinleşen arazi kadastrosu sonucunda özel mülk olarak tapuya tescil edilmiş olan ve ... veya ... tarafından tapu kaydı iptal ettirilmemiş olan taşınmazın (B) harfli bölümü 1990 yılında orman niteliğini kaybetmesi sonucunda 2/B niteliğiyle ... adına orman sınırı dışına çıkarıldığına göre, ancak 1990 yılı itibarıyla üzerinde ağaç varlığı olması halinde, diğer bir ifadeyle, o yıllarda orman niteliğini kaybetmemiş olması halinde, eylemli orman iddiasına dayalı davanın kabulü gerekecektir.
O halde; mahkemece, yöreye ait 1990"lı yıllara ait memleket haritası, hava fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen ... Bakanlığı (... İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı, bir ziraat bilirkişi marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; ziraat uzmanına üzerindeki, ağaç sayısı, yaşı, dağılımı, kapalılık oranını gösteren bilimsel verilere dayalı rapor hazırlattırılmalı, tapu kaydında lehine kamulaştırma şerhi bulunan Karayolları Genel Müdürlüğü davaya dahil edilmeli, Anayasanın 169. maddesinin koruyucu hükmü karşısında, orman niteliğiyle ... adına tescile karar verilen bölümde kişi veya kurumlar lehine hiç bir şerh bulunamayacağı gözönünde bulundurularak şerhin silinmesi yönünde de karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükme yöneltilen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 15/02/2016 günü oy birliği ile karar verildi.