
Esas No: 2016/3127
Karar No: 2016/4747
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/3127 Esas 2016/4747 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tanıma ve Tenfiz
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; ... Bölge Mahkemesinin 27/11/2008 gün, 16/12/2008 kesinleşme tarihli, ... UV/mk.sayılı ilamının 7. maddesinde yer alan "davalı ... ...in davacıya (..."a) kendisi ve kızı için her ay ve her ayın başında peşin olarak Fr.2850 nafaka ödemeyi kabul etmektedir. Bu miktarın 850 frankı kızı ... için olup, şayet alıyorsa çocuk paralarını da bu miktara ilave edecektir. Bu nafaka ödemeleri 01 Şubat 2009 tarihinden başlayacaktır, şeklindeki hükmün tenfizine, taraflar arasındaki boşanma kararı 25/01/2013 tarihinde kesinleştiğinden tenfizine karar verilen nafakanın kesinleşme tarihi olan 25/01/2013 tarihinde sonlandırılmasına karar verilmiştir. Dava yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizine ilişkindir. Mahkemece bu tür davalarda yabancı mahkeme ilamının aynen tanınması ve tenfizine karar verilir. Kaldı ki somut olay açısında da davacının yabancı mahkeme ilamının nafakalara ilişkin kısmının, ne zaman sonlandırılacağına ilişkin bir talebi de yoktur. Hakim talepten fazlaya hükmedemez (HMK m. 26). Şu halde mahkemece talep aşılarak yabancı mahkemece verilen nafakaların 25/01/2013 tarihinde sonlandırılacağına ilişkin verilen karar isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Dava yabancı mahkeme ilamının müşterek çocuğun velayetinin tedbiren anneye verilmesi ve davacı ile çocuk yararına hükmolunan nafakalara ilişkin olan yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizine ilişkindir. Mahkemece yabancı mahkeme ilamının nafakalara ilişkin kısmının tenfizine fazlaya ilişkin talebin ise kesin hükmün nedeniyle reddine karar verilerek, davacının davası kısmen kabul olunmuş ise de davacının işbu davadaki talebi yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizine yönelik olup tek bir talebi içermektedir. Bu tür davalar da davanın kısmen kabul olunduğundan bahisle redde konu bölüm yönünden davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmolunamaz. Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece davalı yararına vekalet ücreti takdiri doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10.03.2016(Prş.)