Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4740
Karar No: 2019/5146
Karar Tarihi: 14.11.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/4740 Esas 2019/5146 Karar Sayılı İlamı

19. Hukuk Dairesi         2017/4740 E.  ,  2019/5146 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davası hakkında Tokat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen davanın reddine yönelik 2016/393 esas ve 2017/191 karar sayılı ve 30.03.2017 tarihli hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalı ... yönünden reddine diğer davalı yönünden kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına ilişkin kararın davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine , temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü.
    - K A R A R -
    Davacı vekili, davacının dava dışı ... ile birlikte davalılardan ... ve kefil sıfatıyla ... ile aralarında akdedilen 12/08/2015 tarihli satış protokolü ile fabrika binası, demirbaşları, arsa ve emvalinden oluşan gayrimenkulün %50 sinin davacıya, %50’sininde dava dışı şahsa satışı hususunda anlaştıklarını, davacının anlaşma gereği söz konusu taşınmazın değerinin %50"sine tekabül eden 195.000,00 TL"yi ..."e ödediğini ancak davalının parasını almasına rağmen devir işlemlerini söz verdiği tarihte gerçekleştirmemesi üzerine davacının sözleşme nedeni ile ödemiş olduğu miktarın iadesi ile sözleşmede belirtilen cezai şartı ödenmesi için başlatılan icra takibine davalıların haksız itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine yaptığı itirazının 85.000 TL yönünden kısmen iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalılar vekili, taraflar arasında yapılan protokolün şekil yönünden geçersiz olduğunu, davacının geçersiz bir sözleşmeye dayanarak talepte bulunamayacağını, geçerli kabul edilse bile davalı ...’in taşınmazın sahibi olmadığından devir yapmasının kendisinden beklenemeyeceğini dolayısıyla davalının edimin ifasından vazgeçmiş sayılamayacağını, sözleşmede yazan çeklerin hiçbir zaman davalı ...’e verilmediğini ve bu çeklerin bedelini asla tahsil etmediğini, ödeme için verilen 4 adet çekin ve nakit olarak dava dışı şahıstan alınan 67.000 TL’nin dava dışı alıcı ... ’e iade edildiğini, diğer davalı ..."ın ise temerrüde düşürülmediğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin geçersiz bir sözleşme olduğu, davacının bedel olarak davalı ...’e verdiğini iddia ettiği toplam 150.000 TL"lik 4 adet çekin karşılıksız çıktığı ve bedellerinin davalı ...’in uhdesine geçmediği ayrıca verildiği iddia edilen 90.000 TL ve 35.000 TL bedelli çeklerle ilgili ise davalı ...’in ticari defterlerinde bu çek bedellerinin davalının uhdesine geçtiğine dair kaydın bulunmadığı, nakit olarak ödendiği gözüken 65.000 TL ve 50.000 TL olmak üzere toplam 115.000 TL"nin ise davacı değil dava dışı diğer alıcı ... tarafından davalı ...’e ödendiğinin ticari defterlerde kayıt altına alındığı, banka kayıtları ve davalının ticari defterlerindeki bu kayıtlar birarada düşünüldüğünde davacının davalı ...’e ne kadar para ödediğini net ve kesin olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
    Bölge Adliye mahkemesince, davaya konu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme, resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersiz olduğu bu nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmayacağından tarafların verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebileceği, davacının davalı ...’e verdiği çeklerin tahsil edilmediği, dava konusu taşınmaz için verilen çekler ve nakit paralarla ilgili herhangi bir muhasebe kaydının bulunmadığı, davalıya ait firmanın para teslim makbuzu ile 65.000 TL ve 50.000 TL olmak üzere toplamda 115.000 TL nakit parayı aldığına dair yazılı belgenin bulunduğu yine makbuz ile alındığı iddia edilen 90.000 TL ve 35.000 TL bedelli çeklerin ödendiğine dair belge bulunmadığı, alıcı dava dışı ...’e 67.000 TL geri ödemenin yapıldığına dair makbuz bulunduğu, bu durumda davalıya ödenen nakit tutarının 115.000 TL, iade edilen tutarın ise 67.000 TL olduğu, aradaki fark olan 48.000 TL"nin ise davalının uhdesinde kaldığı, Mahkemece, davalı ... hakkında açılan davanın, taraflar arasında akdedilen harici satış sözleşmesinin geçersiz olduğu dikkate alınmak suretiyle, bu sözleşmeye bağlı hak ve borçların da geçersiz olacağı gözetilmek suretiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ise de bu davalı yönünden verilen kararın sonucu itibariyle doğru olması gerekçesiyle davacının istinaf talebinin ... yönünden esastan reddine davalı ... yönünden ise davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına,davacının davasının davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı, 12.08.2015 tarihli ve satış protokolü başlıklı gayrimenkul satış vaadi içeren adi sözleşmeye ve sözleşme gereği taşınmaz devrinin yapılmadığı iddiasına dayalı olarak yapılan ödemenin istirdadını amaçlayan itirazın iptali davasıdır.
    Gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi’nin noterden düzenleme şeklinde yapılması bir geçerlilik şartı olup,taraflar arasında imzalanan adi sözleşme geçersizdir.Geçersiz sözleşmeye göre taraflar birbirlerine verdiklerini iade etmek zorundadır. Ancak davacı, davalı ...’e bu sözleşme gereğince herhangi bir ödeme yaptığını ispat edemediğinden ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair karar vermesi doğru olmuştur.
    Bu durumda İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun davalı ... yönünden de reddi gerekirken kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve itirazın 48.000 TL yönünden iptaline karar verilmesi doğru olmmış ve bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ..."e iadesine, 14/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi