11. Hukuk Dairesi 2015/7363 E. , 2016/1794 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.03.2015 tarih ve 2013/183-2015/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından ... 9. İcra Müdürlüğü"nün 2011/852 esas sayılı takip dosyasında davalı hakkında kambiyo senedine dayalı olarak takip yapıldığını, davalının zamanaşımı nedeniyle takibin geri bırakılmasına yönelik talebi uyarınca ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi"nin 2011/133 esas 2011/176 karar sayılı dosyasında icra takibinin geri bırakılmasına karar verildiğini, müvekkilinin alacağının imzası davalı tarafından inkar edilmeyen bonolara dayandığını, borcun hala ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla bonoların keşide tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamış yargılamanın devamı sırasında 16.02.2015 havale tarihli dilekçe sunan davalı vekili, müvekkilinin muhtara yapılan tebligattan çok sonra haberdar olması nedeniyle cevap dilekçesi sunamadığını, davacı tarafından davacının ciranta olduğu iki adet bonoya dayalı olarak sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı dava açıldığını, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, bonoların sonradan doldurulup tedavüle çıkartıldığını, kambiyo senedi ve dolayısıyla delil vasfına haiz olmadıklarını, bu nedenle TTK"nın 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme davası açılamayacağını, müvekkilince senet bedellerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında senetlerin varlığı, senetlerin davalı tarafından keşide edildiği, davacının senedin hamili olduğu hususlarında ihtilaf bulunmadığı, davacının temel borç ilişkisine dayanan alacağın varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından ibraz edilen senetlerin yazılı delil başlangıcı mahiyetinde bulunduğu, davacı tanığı....tarafından senetlerin davalı tarafından kendisine verildiği, kendisinin de senetleri ciro yoluyla davacıya devrettiğine ilişkin beyanda bulunduğu, davalının ödeme hususunu ispat edemediği, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki senetler ve tanık beyanı uyarınca alacağın varlığının kanıtlandığı, gerekçesiyle 4.000.00 TL alacağın keşide tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zamanaşımına uğramış kambiyo senedinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekilince imzası inkar edilmeyen ve zamanaşımına uğramış bonolardan kaynaklı alacağın tahsili talep edilmiş, mahkemece bonoların zamanaşımına uğradığı, ancak taraflar arasındaki alacağın sebebini oluşturan temel ilişkinin ispatı bakımından yazılı delil başlangıcı mahiyetinde bulunduğu kabul edilerek dinlenilen davacı tanığının beyanları uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından alacağın dayanağını oluşturan ve davalı tarafından keşide edilen 01.02.2005 ve 01.01.2005 vade tarihli 1.000,00 ve 3.000,00 TL tutarlı bonolarda lehdarının .... olduğu, davacının ciro yoluyla lehdardan bonoları devraldığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında ciranta olan davacı ile keşideci arasında alacağa sebebiyet verir nitelikte bir temel borç ilişkisinin varlığından söz edilemez. Mahkemece davacının 6762 Sayılı TTK"nın 644. (6102 Sayılı TTK"nın 732.) maddesi uyarınca talepte bulunmadığı da gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesin doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.