10. Hukuk Dairesi 2018/3139 E. , 2018/11307 K.
"İçtihat Metni"......
Dava, iş kazasında sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin, 5510 sayılı Kanunun 21. maddesince tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan bozma ilamında "......ın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da....düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin ...... tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunlu olduğu...gerçek zarar hesap raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" belirtilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada sigortalını.... 02.11.2017 tarihli raporu ile 16.01.2017 tarihi itibariyle maluliyetine mahal olmadığının belirlenmesi üzerine Mahkemece, peşin sermaye değerli gelirler yönünden isteğin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 19 ve devamı maddeleri olup, anılan Yasanın 19. maddesinin 1. fıkrasında “İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.” hükmüne, 21. maddenin 1. fıkrasında da “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır” hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu somut olayda, davalı işveren yanında 15.04.2010 tarihinde gerçekleşen iş kazası sonucu, dava dışı sigortalılının % 17,2 oranında sürekli işgöremez hale geldiği belirlenerek gelir bağlandığı açılan iş bu davada davalı işveren sürekli işgöremezlik oranına itiraz etmesi nedeni ile, .....2.11.2017 tarihli raporu ile 16.01.2017 tarihi itibariyle maluliyetine mahal olmadığının belirlenmesi üzerine mahkemece bu rapora dayalı olarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde belirlenen sürekli iş göremezlik oranının sigortalının hak alanını da ilgilendirmesi nedeniyle sigortalılının davada taraf olmasında yasal zorunluluk vardır.
Hal böyle olunca, dava dışı sigortalının, usulüne uygun şekilde davada taraf olması sağlanarak, sigortalı ve Kuruma karşı işgöremezlik derecesinin belirlenmesi için dava açmak üzere davalı işverene süre verilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Ayrıca kabule göre, 16.01.2017 tarihine kadar olan fiili ödemelerin belirlenerek, ilk peşin değerli geliri aşmamak üzere karar verilmesi gerekirken peşin sermaye değerli gelirler yönünden talebin tümden reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 27/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......