(Kapatılan)23. Hukuk Dairesi 2019/2705 E. , 2020/4186 K.
"İçtihat Metni"Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak eksik ödenen hizmet bedelinin tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, güvenlik hizmet alım işinin 30.04.2010-28.04.2013 tarihleri arasında taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin ihaleye girdiği tarihte geçerli olan asgari ücret üzerinden hesaplama yaparak teklif fiyatı oluşturduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede asgari ücrette meydana gelen artıştan kaynaklı fiyat farkının ödeneceğinin de hükme bağlandığını, 5510 sayılı Kanun, 01.01.2003 tarihinde yürürlüğe giren, Hizmet Alımı Fiyat Farkına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı"nın "Asgari Ücret ve Diğer İşçilik Maliyetlerindeki Değişiklikten Kaynaklanan Fark" başlıklı 8. maddesi ve diğer alt düzenlemelerin asgari ücrette meydana gelecek farkın ödenmesi yönünde düzenlemeler içerdiğini, davalı tarafça asgari ücrette meydana gelen artışlar dikkate alınmayarak müvekkilinin hak edişlerinin eksik ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL."nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 13.07.2016 harç tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 835.442,30 TL. olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; fiyat farkı uygulamasının, Kamu İhale Mevzuatı çerçevesinde uyulması zorunlu olan ve sözleşmenin "Fiyat Farkı" başlıklı 14. maddesinde belirtilen, 25455 sayılı 07.05.2004 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan 28.04.2004 tarih ve 2004/7221 sayılı, "4734 sayılı Kamu İhale Kanunu"na Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar"ın "Asgari Ücret ve Diğer İşçilik Maliyetlerindeki Değişiklikten Kaynaklanan Fark" başlıklı 8. maddesine göre yapıldığını, davacının hak ediş ödemeleri ve faturaların davacı tarafından tanzim edildiğini ve ilgili Başmüdürlük tarafından kontrol edildikten sonra ödendiğini, fatura bedellerinin hiç bir itiraza konu olmaksızın davacı şirkete ödendiğini, yanlış olduğu belirtilen hesaplama yönteminin davacının bizzat her hak ediş dönemi sonunda müvekkiline gönderdiği faturalardaki hesaplama yöntemi olduğunu, asgari ücret fiyatlarındaki artışların çalışanların maaşlarına yansıtılarak hak ediş ödemelerinin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gerek hizmet alımına ilişkin idari şartnamesi gerekse bu şartnameye uygun hizmet alım sözleşmesinin 7. ve 8. maddesinde işçi ücretlerinin görev yapan personelin hizmet şekli ve kadrosuna göre asgari ücretin belli oranlarda artırımı suretiyle bulunacağı öngörüldüğü, bu nedenle hesaplamanın son asgari ücrete sözleşmede öngörülen artışlar yapılarak işçilere .../...
ödenmesi gerekli ücretin bulunması, bu ücret üzerinden vergi ve diğer kamusal kesintilerin yapılması gerekirken, taban asgari ücrete sözleşme gereği yapılan ilavenin üzerine asgari ücretteki artışın ilavesi suretiyle ücret belirlenmesi doğru olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüyle, 835.442,30 TL."nin, 20.000,00 TL"sına 25.12.2014 dava tarihinden, bakiyesine 13.07.2016 ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından davacının dava konusu edilen hak edişlere ve ödemelere Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42. maddesinde gösterilen usul ve şekilde itirazının bulunmadığı, davacının hatalı olarak hesaplandığını iddia ettiği hak edişleri ve ödemeleri olduğu gibi kabul etmiş sayılması gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklı asgari ücret fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Asgari ücret kanunla belirlenmiş olup belirlenen asgari ücret kadar ödeme yapılması kamu düzeni ile ilgilidir. Sözleşmelerde bu ücretin altında ücret ödemesi yapılması kararlaştırılamaz. Taraflar sözleşmelerinde asgari ücret üzerinde ödeme yapılacağı da serbestçe kararlaştırabilirler.
Somut olayda taraflar arasında asgari ücretin belli bir oranda artırılarak yapılacak personel ödemeleri kararlaştırılmış ve ilk dönem ödemelerinin bu hükümlere göre yapıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık asgari ücrette yapılan artışa sözleşmede belirlenen artışın yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince hizmet işleri genel şartnamesinin 42. Maddesi gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de kamu düzenine ilişkin olan asgari ücret tesbiti ve ödenmesinde ihtirazi kayıt konulmasını aramak asgari ücretin bu niteliğine uygun düşmez. Asgari ücrete ilişkin ödemelerde ihtirazi kayıt konulup konulmadığına bakılmaksızın eksik ödeme bulunması halinde yapılmayan ödemenin davacıya verilmesi gerekir. Kaldıki eksik ödeme alan işçilerin davacı aleyhine açmış olduğu davaların davacı aleyhine sonuçlandığı ve davacının davalıdan alamadığı asgari ücret farklarını işçilerine ödediği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalı görülmüş kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından verilen kararın BOZULMASINA, HMK"nun 373/2. maddesi gereğince Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararının kaldırılarak dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine, kararın bir suretinin ilk derece mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacılar yararına takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, 10.12.2020 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.