23. Hukuk Dairesi 2014/2013 E. , 2014/6243 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/12/2013
NUMARASI : 2013/84-2013/1430
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl davada davacı, üyesi bulunduğu davalı kooperatif tarafından 30.11.2004 tarihi itibariyle 8.895,00 TL borçlu bulunduğunun bildirilmesi üzerine, borcu olmadığı halde, üyeliğini kaybetme tehdidi altında geri isteme hakkını saklı tutarak bu miktarı kooperatif hesabına yatırdığını, ayrıca kur"ada kendisine isabet eden binayı dışarıdan gelen suyun bastığını ve davalı kooperatifin su basmasını önlememesi sebebiyle binayı kiraya veremediğini ileri sürerek, fazladan ödemek zorunda kaldığı 8.895,00 TL"nin 3. 250,00 TL"si ile binayı kiraya verememesinden dolayı 01.09.2001 ve 01.11.2005 tarihleri arasında işlemiş kira bedeli olarak 250,00 TL olmak üzere şimdilik 3.500,00 TL"nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının, 30.11.2004 tarihinde yatırdığı 8.895,00 TL"nin, 5.000,00 TL"sinin iadesi için Ankara 8. İcra Müdürlüğü"nün 2005/6524 E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, davalıdan tahsil edilen bu paranın davalının birikmiş aidat borçları olduğunu, bu nedenle geri ödenmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olup olmadığının, varsa ne kadar borçlu olduğunun tespiti ile buna göre takibin iptalini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi"nin 03.11.2009 tarih ve 2008/6018 E, 2009/7333 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davada kira alacağı isteminin kabulüne, istirdat isteminin reddine, birleşen davanın kabulüne ilişkin karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 21.11.2012 tarih ve 4658 E, 6838 K. sayılı ilamıyla, asıl davada kira alacağının tahsiline ilişkin temyiz itirazları reddedilerek, dosya içerisinde bulunan Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2007/627 Esas, 2009/210 Karar sayılı ilamı ile su basması nedeniyle davacıya ait işyerinin zarar gördüğü, zarara davalı kooperatifin sebebiyet verdiği, bu sebeple de, işyerinin önündeki demir doğrama ve beton korkuluklarını yaptırmamasından dolayı davacıya ceza verilemeyeceği, buna göre borcun hesaplanmasında 3.050,00 TL"lik ceza miktarının dikkate alınmasının doğru olmadığı, ayrıca temyiz aşamasında yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK"nın 88. ve 120. maddeleri dikkate alınarak, işlemiş ve işleyecek gecikme faizi oranı ve miktarı bakımından gerektiğinde bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, istirdat istemi yönünden asıl davada davacı, menfi tespit istemi yönünden birleşen davada davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamı doğrultusunda bilirkişiden alınan 08.11.2013 tarihli raporun mevzuata uygun olduğu, gecikme cezası başlangıcının doğru hesaplandığı kanaatine varılarak, asıl davada davacının 3.250,00 TL fazla para yatırdığı, bu nedenle bu paranın davalıdan istirdadının gerektiği, ayrıca davacıya düşen binanın su basması nedeniyle kiraya verilememesinde davalı kooperatifin kusurlu olduğu kanaatine varılarak, kira kaybı olarak da talep gibi 250,00 TL kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği, anılan rapora göre, davacı R.. C.."ün kooperatiften 3.425,62 TL alacağı olduğu, 3.250,00 TL"nin bu alacaktan düşülerek birleşen davada Ankara 8. İcra Müdürlüğü"nün 2005/6524 Esas sayılı dosyasında 175,62 TL borcun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 3.250,00 TL"nin 01.12.2004 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabülü ile davalı borçlunun Ankara 8 İcra Müdürlüğü"nün 2005/6524 Esas sayılı dosyasında takibin 175,62 TL üzerinden devamına, menfi tespit davasının kalan miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Asıl dava, kira alacağı ve fazla ödenen aidat bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı vekili asıl davada, istirdadını istediği alacağa 01.12.2004 tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasını istemiş, mahkemece hüküm altına alınan alacağa talep edilen tarihten itibaren reeskont faizi yürütülmüştür. 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa"nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin, TCMB"nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa"nın ticari işler için temerrüt faizini düzenleyen 2/2. maddesinde yapılan değişiklik ile 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak temerrüt faiz oranı, TCMB"nın kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı olarak değiştirilmiştir. Ancak 3095 sayılı Kanun"un 1. maddesi yasal faizi düzenlemiş olup, ticari olmayan işler için temerrüt faizi 2/1, ticari işler için temerrüt faizi ise 2/2. maddede düzenlenmiş ve 1. fıkra temerrüt faizi oranını öngörürken 1. maddede yazılı yasal faiz oranına atıf yapmış, 2. fıkra ise 1. madde hükmünde öngören oranı kısmen baz alarak kendisi ayrı bir oran belirlemiştir. Diğer anlatımla, 1. madde hükmü temerrüt faizini düzenlememiş, "temerrüt faizi" başlıklı 2. maddenin oran olarak kaynağı ve dayanağını oluşturan çerçeve bir hüküm olarak ve ayrıca ticari olan ve olmayan işler için sadece kural olarak uygulanmak üzere sevkedilmiş olup, bu kuralın istisnası olarak 2. maddede temerrüt faizi bakımından farklı bir oran öngörülmüştür.
Bu maddeye atıf yapan ve ticari olmayan işler için temerrüt faizini düzenleyen 2/1. maddesinde yer alan reeskont faizi ibaresi 21.04.2005 tarih ve 5335 sayılı Kanun"un 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 01.01.2000 tarihi ile 5335 sayılı Yasa"nın yürürlüğe girdiği tarih arasındaki dönemde yasal faiz ve reeskont faizi, ticari olmayan işler için temerrüt faizini ifade etmekte ve aynı anlama gelmekte olup, 3095 sayılı Yasa"dan kaldırılmış olan reeskont faizi, avans faizi oranından daha düşük, yasal orandan daha yüksek oranda Merkez Bankası"nca yayınlanmaya devam edilmektedir. Bu nedenlerle, 29.11.2005 tarihinde asıl davayı açan ve 21.04.2005 tarihindeki yasa değişikliğini bilen davacının 01.12.2004 tarihinden itibaren reeskont faizi istemekle, kendisini gerek 01.12.2004-21.04.2005 arası, gerekse 21.04.2005 tahsil tarihi arası yasal oran ile bağladığının kabulü gerekir.
Mahkemece, kooperatif ile ortağı arasındaki ilişkinin niteliğine göre, istirdadına karar verilen miktara reeskont faizine hükmedilmesi, 21.04.2005 tarihine kadar doğru ise de, bu tarihten yasal faiz yerine, yasal faiz-avans faizi arasında bir orana isabet eden reeskont oranına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, mahkemece verilen 11.05.2012 tarihli kararda, kira alacağının asıl dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline hükmedilmiş olup, Dairemizce de faizi başlangıç ile ilgili herhangi bir bozma kararı verilmediğinden, bu husus asıl davada davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu halde, son kararda kira alacağına asıl dava tarihinden geriye gidilerek 01.12.2004 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamış ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK"nın 438/7. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin 2. satırındaki "reeskont faizi" ibaresi çıkartılarak, yerine "yasal faiz"; 1 numaralı bendin 2. paragrafındaki "01.12.2004 " ibaresi çıkartılarak, yerine "29.11.2005" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.