13. Hukuk Dairesi 2016/11483 E. , 2019/560 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, oğlu ile birlikte davalıya ait bulunan 200 adet kuzulu koyuna 2013 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında yaklaşık üç buçuk ay boyunca çobanlık yaptığını, tarafların bu bakım için aylık 1.000,00TL ye anlaştıklarını, ancak bu bakımın sonunda davalının yarın ödeyeceğim demek sureti ile kendisini oyaladığını, örf ve adete göre bu gibi işlerde yazılı belge alınmasının söz konusu olmadığını, bu durumun da hukuki vakıa konumunda olmasından bakım bedelinin yazılı bir sözleşmeye bağlanmadığını, ancak tanıklarla ispatlayabileceklerini, davalının ... 1. İcra müdürlüğünün 2014/978 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edip takibi durdurduğunu, itirazının haksız, dayanaksız ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenle itirazın iptalini ve borçlu hakkında asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... 1. İcra müdürlüğünün 2014/978 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynı alacak üzerinden aynen devamına, asıl alacak miktarı olan 3.500,00TL"nin %20"si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının koyunlarına yaklaşık üç buçuk ay boyunca çobanlık yaptığını, tarafların bu bakım için aylık 1.000,00TL ye anlaştıklarını, ancak bu bakımın sonunda ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, alacağının tahsili için takip başlatmış, davalı ise bakıcılık işi yapıldığını ancak aralarında ücret konusunda herhangi bir anlaşma yapılmadığını, davacının koyunlarına davalının kendisine ait ağılda, kendi koyunlarıyla birlikte bakıldığını, bu bakım sırasında davacının koyunlarının da otlakiyeden faydalandığını ve koyunların ilaçlarını karşıladığını ayrıca sulamasını yaptığını savunmuştur. Mahkemece davalının koyun bakma işini (maddi vakıayı) ikrar ettiğini, davalının bu ikrarının, içeriği itibariyle bağlantılı birleşik ikrar niteliğinde olduğu ve ispat yükünün davalıda olduğu, davalının savunmasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde örf ve adete göre hayvan bakım bedelinin yazılı bir sözleşmeye bağlanmadığını ileri sürmüş ancak mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmadığı gibi davalı savunmasında tanık deliline başvurmuş olmasına rağmen mahkemece ara karar ile tanık dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir. Bilindiği üzere, tanık dinlenebilmesi için karşı tarafın açık muvafakatının olması veya bu tip sözleşmelerin senede bağlanmadan yapıldığının yörede teamül haline gelmiş olması gerekir. HMK’nın 203. maddesine göre tanık dinlenebilmesi için teamül unsurunun gerçekleşmesi ve bir çevrede herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zaman içinde herkesçe uyulmak suretiyle istikrarlı bir nitelik kazanmış bulunması ve ayrıca kamuoyunda da bu teamüle inanılmış olması gerekmektedir. O halde; mahkemece öncelikle o yörede hayvan bakımı hususundaki anlaşmalarda teamülün nasıl olduğu yerel örf adetler çerçevesinde titizlikle araştırılmalı örf ve adetin varlığının tespiti halinde, tanık dinlenebileceğinin kabulü ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi