19. Hukuk Dairesi 2015/6085 E. , 2015/15983 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereğikonuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkiline ait kredi kartını sadece bir dönem gecikmedeyken kat ederek 16.176,90 TL ödenmesi gerektiğini ihtar ettiğini, müvekkilinin bunun üzerine 5464 sayılı Kanun gereğince bankanın iddia ettiği borcu 23.10.2009 tarihinde talep edemeyeceğinin tespiti için...Tüketici Mahkemesinde açılan davanın kabul edildiğini ve Yargıtayca da onandığını, davalı bankanın 23.10.2009 tarihi itibariyle ....ve...."ye müvekkili hakkında aleyhte bildirimde bulunduğunu, bu yüzden müvekkilinin tüm bankalardaki kredi başvurusunun olumsuz sonuçlandığını, 9 ay sonra zorlukla borcunu ödeyebildiğini, 23.10.2009 – 08.07.2010 arasındaki döneme ilişkin müvekkilinin diğer bankalara olan borçları için yüksek faizle ödediği tüm tutarlar ile uygun kredi alabilseydi ödeyeceği faiz tutarları ile aradaki farkın davalı banka tarafından ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin bu süreçte manevi sıkıntı yaşadığını, bu şekilde diğer bankalardan da kredi almasının engellendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak müvekkilinin yeni kredi çekememesinden dolayı uğradığı 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi kart borcunun üç kez telefonla görüşme yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, ödenmeyen taksit nedeniyle kartın kullanıma kapatıldığını, davacıya 19.10.2009 tarihinde hesap kat ihtarı gönderildiğini, kapatılan kredi kartı sürecinin 22.10.2009 tarihinde tamamlandığını ve 23.10.2009 tarihinde davacıya ihtar çekilerek sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, davacının 5464 sayılı Yasa gereği düzenlenen süreler sona ermeden davacının kartının kapatılmasının yasaya aykırı olduğu iddiasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, diğer kredilere karşılık ödediği faizlerden bankayı sorumlu tutmasının mantıklı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuyla da davacının diğer bankalara ödediği gecikme faizlerinin davalı bankanın Kredi Kayıt Bürosuna ve... bildirimi neticesinde yeni bir kredi alınamaması dolayısıyla gerçekleştirildiği ve bu aradaki farkın ödenmesine yönelik maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı, manevi tazminat talebi yönünden ise; davacının davalı banka nezdinde kullandığı kredi kartı nedeniyle hesabın kat edilmesi ve bunun neticesinde banka tarafından Kredi Kayıt Bürosu ve....yapılan bildirimler nedeniyle davacının kredi puanın düştüğü ve bu durumdan davacının manen olumsuz etkilendiği ve sıkıntı çektiği gerekçesiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL"nin davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
(1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının; davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2)Dava, maddi ve manevi tazminat istemlerinden ibarettir. Mahkemece davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK"nun 49. maddesi uyarınca manevi tazminata karar verilebilmesi için kişilik haklarına haksız saldırı karşısında manevi bir zararın, üzüntünün, elemin vs. oluşması elzemdir. Somut olayda davacı tarafın manevi olarak zarara uğradığına ilişkin mahkemece gerekçe yapılan hususlar manevi tazminat talebinin kabulü için yeterli görülmemiş olduğundan, mahkemece şartları oluşmadığından manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının; davalı vekilinin ise (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.