23. Hukuk Dairesi 2014/7241 E. , 2014/5925 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/09/2013
NUMARASI : 2013/117-2013/89
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Ö.. G.. vekili ile davalılar H.. G.. ve M.. Ö.. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, Serik 1. İcra Müdürlüğü"nün 2009/6920 E. sayılı dosyasında düzenlenen 28.05.2012 tarihli sıra cetvelinde, satış bedelinin davalı M.. Ö.."ün alacaklı olduğu icra dosyasına ödenmesine karar verildiğini, oysaki davalı M.. Ö.."ün ve alacağı temlik aldığı diğer davalı Ö.. G.."in takibinin dayanağı olan bononun muvazaalı olduğunu, anılan kişilerin bononun keşidecisi ve bedeli paylaşıma konu taşınmazın sahibi davalı H.. G.."den bir alacakları bulunmadığını, bonoyu beyaz ciro ile davalı lehdar İ.. G.. devralan Ö.. G.."in İ.. G.. aleyhinde takip başlatmadığını, ayrıca bonoda kefil olarak yer alan aleyhinde takip başlattığı dava dışı A.. Ü.. taşınmazları üzerindeki hacizlerin terkini hususunda da talepte bulunduğunu, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tarafların alacağın varlığını ispat etmeleri gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile satış bedelinin öncelikle müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ö.. G.. vekili, davacının takibinin kendilerinkinden bir yıl sonra olduğunu, bu itibarla davacının alacağını tahsil etmesini engellemek kastıyla hareket etmelerinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı H.. G.., İ.. Ö.."e borcu bulunduğunu ve bu nedenle takibe konu bonunun tanzim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, sıra cetvelinde sıraya itiraz edildiğinden, icra mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen karar, Dairemizin 12.02.2013 tarih, 237 E, 747 K sayılı ilamıyla, davacı, davalıların hem sırasına hem de muvazaalı olduğu iddiasıyla alacağın esasına itiraz ettiğinden, İİK"nin 142/1. maddesi uyarınca genel mahkemelerin görevli olduğu, bu bakımdan uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılardan Ö.. G.., davalı H.. G.. ve dava dışı A.. Ü..karşı Serik 1. İcra Müdürlüğü"nün 2009/6920 E. sayılı dosyasında bonoya dayalı olarak takip başlattığı, senedi ciro yoluyla devraldığı lehdar davalı İ.. G.. ise takip dışı bıraktığı, takip esnasında henüz alacağı tahsil edememiş olmasına rağmen dava dışı A..Ü..ait bir kısım taşınmazlar üzerine kendi lehine konulan hacizlerin fekkini talep ettiği ve bedeli paylaşıma konu taşınmaz ile ilgili olarak yapılan satışta ikinci ihale gününde alacağı davalı M.. Ö.."e temlik ettiği, tüm bu işlemlerin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki alacağın varlığını ispatlayan herhangi bir delil ibraz edilmediği, olası takiplerden kurtulmak için her zaman muvazaalı olarak düzenlenmesi mümkün olan bononun tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile sıra cetvelinin 1. sırasının davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Ö.. G.. vekili ile davalılar H.. G.. ve M.. Ö.. temyiz etmiştir.
1-Davalı Ö.. G.. vekili ve davalı olarak H.. G.."in temyiz itirazları yönünden;
Dava, muvazaa nedenine dayalı olarak sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. İİK"nın 142/1. hükmüne göre, cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir. Anılan hükümde yer alan "alakadarlar" ifadesi, kural olarak borçluyu değil, davacı alacaklıdan sıra itibariyle önce olan alacaklıları ifade eder. İtiraz davası kural olarak davacıya göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara yöneltilmelidir. Bu durumda mahkemece, sıra cetvelinin düzenlendiği tarihten önce 24.04.2012 tarihinde alacağını diğer davalı M.. Ö.."e temlik eden davalı Ö.. G.. ile borçlu davalı H.. G.. hakkındaki davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalıları da içerecek şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Davalı M.. Ö.."ün temyiz itirazlarına gelince;
Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı ( muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir.
Somut olayda, davalı yanın takibinin dayanağı olan bononun keşide tarihi 30.10.2008, vade tarihi 15.11.2008 tarihidir. Takip tarihi ise 08.09.2009 tarihi olup, bu itibarla bu bononun düzenlenebileceği en son tarih 08.09.2009 tarihidir. Davacının 23.11.2010 tarihli takibinin dayağı olan bono ise 05.01.2009 keşide, 20.01.2009 vade tarihli olup, söz konusu bono ihtiyati haciz kararı alınmak üzere 23.11.2010 tarihinde mahkemeye ibraz edilmiştir.
Davalı M.. Ö.."ün takibinin dayanağı olan bononun keşide ve vade tarihleri ile takip tarihi, davacının takip tarihi ile takibine dayanak bononun keşide ve vade tarihlerinden önce olup, henüz doğmamış bulunan davacı alacağının tahsilini engellemek amacıyla muvazaalı borç ilişkisi kurulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçesiyle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Ö.. G.. vekili ve H.. G.."in itirazlarının kabulü ile hükmün, anılan davalılar yararına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı M.. Ö.."ün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı M.. Ö.. yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.