13. Hukuk Dairesi 2016/7 E. , 2019/518 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı avukat olduğunu, davalı tarafından verilen vekalet ile kendisini icra işlerinde temsil ettirdiğini, davalı ile arasında takibe konu alacağın %15"i oranında akdi vekalet ücreti ödenmesi hususunda anlaştıklarını, ... 10. İcra Müdürlüğü"nün 2013/4684 sayılı icra dosyasının takibe konu edilen alacağının takip işlemlerini yaptığını, icra dosyasından borçluya ait taşınmaz mallarının haczi ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haciz işlemlerini usulüne uygun olarak yaptığını, bu aşamada herhangi bir sebep ileri sürmeden vekaletten azlettiğini, icra dosyasının takip edilmesi nedeniyle akdi vekalet ücret alacağı için 1.000,00 TL ve yine yasal vekalet ücreti alacağı içinde 500,00 TL olmak üzere toplamda 1.500,00 TL"nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 17.02.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda davadaki akdi ve yasal vekalet ücreti alacak talebini 508.749,00 TL olarak arttırmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 489.154,16 TL"nin 1.500,00 TL"sine dava tarihi olan 23.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle davalıdan alarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki dava ile haksız olarak azledildiğinden bahisle vekalet ücretini istemiş,mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, davalı kendisini vekille temsil ettirmesine rağmen davanın reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Oysa ki karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 13. maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla(edinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin üçüncü fıkrası 12.maddenin birinci fıkrası,16.maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. O halde, mahkemece, davalı lehine reddedilen kısım üzerinden 2.725,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine vekalet ücretine karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına 6. bent eklenerek “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı vekili lehine 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.