12. Ceza Dairesi 2018/1986 E. , 2018/8259 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm :CMK’nın 231/11. maddesi geereği açıklanan;TCK’nın 179/3-2, 50-3, 50/1-a 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece 01.12.2011 tarihinde sanık hakkında TCK"nın 179/3-2 maddesi gereğince bir ay hapis cezasından ibaret mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın kesinleşme şerhlerine göre 25.01.2012 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde sanığın yeniden kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanık hakkında TCK"nın 160/1, 62, 52. maddeleri gereğince 600 TL adli para cezasına hükmolunduğu, bu ikinci suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün suç tarihinin 15.07.2013 olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine mahkemece ilk hükme yönelik dosya yeniden ele alınarak, hükmün açıklanmasına dair kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 10. maddesinde de belirtildiği üzere, sanığın yokluğunda verilen kararın, bilinen en son adresine yapılması, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adrese tebligat yapılamaması halinde ise adres kayıt sistemindeki adresin bilinen en son adres olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılması gerekmekte olup, incelemeye konu olayda; 01/12/2011 tarihli karar ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; sanığın yokluğunda verilen kararın, 11/09/2011 tarihinde yakalanması sonucu alınan savunmasında beyan ettiği adrese yapılan tebligatın iadesi üzerine, aynı adrese 7201 sayılı yasanın 35. maddesine göre tebligat yapılmasının usulsüz olduğu ve bu nedenle 01/12/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği, bu kararın usulüne uygun olarak kesinleşmemesi nedeniyle denetim süresinin başlamasının da söz konusu olamayacağı ve 5271 sayılı CMK"nın 231/11. maddesi uyarınca hükmü açıklama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle yazılı biçimde hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1- Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın 2.32 promil alkollü olduğu halde sevk ve idaresindeki araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı somut olayda, kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine, yazılı şekilde eksik ceza tayini,
2-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine yeniden yapılan yargılamada, sanığa usulüne uygun çağrı kağıdı çıkarılıp, hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığının duruşma açılarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yöntemine uygun tebliğe rağmen gelmemesi halinde yokluğunda duruşmaya devam edileceğine ilişkin ihtaratlı davetiye tebliğ edilmeyen ve duruşmada hazır bulunmayan sanığın yokluğunda açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının ihlal edilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.