Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/6291
Karar No: 2019/511
Karar Tarihi: 23.01.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/6291 Esas 2019/511 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/6291 E.  ,  2019/511 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR
    Davacı,davalı ile arasında 26.02.2011 tarihinde Konut Satım Sözleşmesi ile daire satın aldığını, konutun 29.09.2013 tarihinde teslim edildiğini, konuttaki iç ve dış mahal ayıpları ile ilgili olarak 30.09.2013 tarihinde davalıya ihtarname çektiğini, kendisine satılan konutun lüks konut sıfatı ile satılığa çıkarıldığını ancak kendisinin bu konuttan beklediği faydayı sağlayamadığını tüm bu nedenlerle mahallinde keşif ile tespiti ve bu tespit neticesinde belirlenen ayıplar nedeni ile konuta oluşan değer kaybının belirlenmesi nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL bedelin ödendiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının talep ettiği ve bilirkişi raporu ile belirlenmiş olan açık ayıplar yönünden süresinde ayıp ihbarı olmadığından bu taleplerinin reddine, gizli ayıplar yönünden ise bilirkişi raporu ile belirlenen 21.126,00 TL ile teknik şartnamede belirtildiği halde yapılmamış olan eksiklikler nedeniyle oluşan değer kaybı olan 38.410,00 TL olmak üzere toplam 59.536,00 TL’nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazla talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
    Dava, satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda belirtilen ancak bunlara uygun olarak yapılmayan veya eksik yapılan işler nedeni ile davacının satın aldığı konutta oluşan değer kaybının ödetilmesi talebine ilişkindir.
    Davalı, ayıp ve eksik bulunmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, taraflar arasında 26.02.2011 tarihli Konut Satım Sözleşmesi yapılarak davacı tüketiciye 53 nolu bağımsız bölümün satıldığı, 29.09.2013 tarihli Anahtar Teslim Belgesi ile konutun teslim alındığı, konutun teslim alınmasından sonra davacı tüketici tarafından konutun iç ve dış mahallerinde çeşitli ayıpların olması nedeni ile davalıya 30.10.2013 tarihli ihtarname çektiği, davanın ise 09.12.2013 tarihinde açıldığı, davacı tüketici tarafından söz konusu konuttaki açık ayıplar yönünden süresinde ayıp ihbarının yapılmamış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının talep ettiği ve bilirkişi raporu ile belirlenmiş olan açık ayıplar yönünden süresinde ayıp ihbarı olmadığından bu taleplerinin reddine, gizli ayıplar yönünden ise bilirkişi raporu ile belirlenen 21.126,00 TL ile teknik şartnamede belirtildiği halde yapılmamış olan eksiklikler nedeniyle oluşan değer kaybı olan 38.410,00 TL olmak üzere toplam 59.536,00 TL’nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    Davacı, satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda taahhüt edilen ancak yapılmayan yada tamamlanmayan sosyal tesisler ve ortak alanlar nedeniyle bağımsız bölümde meydana gelen değer kaybını da talep etmiştir. "..." adlı proje kapsamında yapılacak konut ve işyeri satışına ilişkin internet ilanlarında, reklam ve tanıtım broşürlerinde 400.000 m2 arazi üzerinde inşa edileceği, 5 etaptan oluştuğu, 5.500 konut yapılacağı, içinde AVM, tam donanımlı hastane, anaokulu, ilköğretim okulu, lise, Club ..., 350.000 m2 peyzaj alanı, festivalpark gibi donatıların yapılacağının vaad edildiği ne var ki taahhüt edilen bu hususlardan bir çoğunun dava ve keşif tarihi itibariyle yerine getirilip getirilmediği tespitinin mümkün olmadığı çalışmaların etap etap devam ettiği hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Söz konusu sosyal tesislerin ve ortak alanların yapılmamış olması, alıcının satın alma kararını etkileyen, taşınmazın değerini azaltan bir husustur.
    Yine bilirkişi raporunda; proje kapsamında bulunan tesis ve donatıların henüz tamamlanmadığını, sözleşme kapsamında davalı tarafı bir vaadi bulunmadığını sadece tanıtım materyallerinde yer aldığını, projenin bitirilmediği ve heyette harita mühendisi bulunmadığından projenin yaşam alanlarını küçültecek biçimde değiştirildiği iddiası konusunda tespit ve gözlem yapmanın mümkün olmadığını belirtilmiştir. Davacı bilirkişi raporu itirazında; bilirkişinin uzmanlık alanında olmadığı gerekçesiyle taleplerinden peyzaj alan, brüt ve net m2 üzerinden değerlendirme yapılmadığını, davalı ise gizli ayıplar hususunda toplu değerlendirme yapıldığı, açık oyun alanları, sosyal tesis, dinlenme terasları, kameriyeler ve yürüyüş yolları olmadığını tespit edildiği ancak bunların yapıldığı yönünde itirazda bulunulmuştur.
    Bu durumda mahkemece, her ne kadar bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, tarafların yukarıda belirttiği itirazları bilirkişi raporunda karşılanmamıştır. Tarafların iddia ve savunmaları da değerlendirilmek suretiyle dava konusu uyuşmazlığın hukuki niteliği ve tarafların itirazlarını karşılar mahiyette yeni bir rapor aldırılması düşünülmeden karar verilmesi hatalıdır. Bilirkişi raporu mevcut haliyle tarafların itirazlarını karşılamadığı gibi taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Hal böyle olunca, tarafların rapora itirazları da göz önünde bulundurularak ek rapor alınarak denetime elverişli olacak biçimde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    2-Bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 1.017,00 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi