23. Hukuk Dairesi 2014/7568 E. , 2014/5860 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/07/2013
NUMARASI : 2012/155-2013/383
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı yüklenicinin taraflar arasından imzalanan 09.09.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve 20.11.2011 tarihli ek sözleşmede öngörülen edimlerini yerine getirmediğini, inşaata başlamadığını, temerrüde düştüğünü ileri sürerek, her iki sözleşmenin de feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan 09.09.2011 tarihli sözleşmeye konu arsanın, dava dışı O.. B.. ait parseller ile tevhit edilmesini takiben 20.11.2011 tarihinde davacı ve dava dışı A..E.. ile ek sözleşme yapıldığını ancak arsa sahiplerince müvekkiline 2012 yılında vekaletname verilebildiğini ve arsa sahipleri adına inşaat ruhsat harcını yatırdıklarını, inşaatın gecikmesinde müvekkilinin kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; inşaat sözleşmesi ve ek sözleşme uyarınca davalı yüklenicinin dört ay içerisinde alması gereken inşaat ruhsatını almayarak temerrüde düştüğü, sözleşmelerde ifa tarihinin açıkça belli olduğu ve ayrıca ihtara gerek olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yüklenicinin temerrüdü nedeniyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmenin feshi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, 09.09.2011 tarihli sözleşme ve 20.11.2011 tarihli ek sözleşme konusu taşınmazlardan 408 ada 2 parselin dava dışı A.. E.., 3 ve 12 parsellerin davacı A.. T.. adına tapuda kayıtlı iken 28.12.2012 tarihinde tevhit edilerek 408 ada 15 parselin oluştuğu, bu parselde davacı yanında dava dışı A.. E.. hissedar olduğu, taşınmaz üzerinde arsa payı karşılığı inşaat yapılması için yüklenici ile dava konusu sözleşmeyi imzaladıkları, 408 ada 1 ve 13 parsellerin hem dava dışı hem de sözleşme dışında kalan O.. B.. adına tapulu oldukları, 05.03.2013 tarihinde 408 Ada 15 parsel ile tevhit edilerek 408 ada 16 parselin oluştuğu ve bu parselde adı geçenlerin hissedar oldukları anlaşılmaktadır.
Müşterek malın tümüne ilişkin bölünmeyen bir taleple açılacak dava müşterek maliklerinin tümünün haklarını etkileyeceğinden, mevcut dava sonucunun, taşınmazın müşterek maliklerinden olan dava dışı O..B.. ve A.. E.. hukukunu etkileyeceği açıktır. TMK"nın 692. maddesi hükmüne göre de, paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi olağanüstü tasarruflardan sayıldığından, oybirliği ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Öncelikle sözleşme konusu taşınmaz üzerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılabilmesi ve yapılan sözleşmenin paydaşları ve yükleniciyi bağlayıcı olması için tüm paydaşlarca ya da yetkili temsilcilerince sözleşmenin imzalanmış olması veya yapılan sözleşmeye "onay" verilmesi zorunludur.
Mahkemece, öncelikle sözleşme ve dava dışı O.. B.. ile sözleşme imzalanıp imzalanmadığı ya da O.. B..davacı ile davalı yüklenici arasında imzalanan sözleşmeye onayı olup olmadığının araştırılması, O.. B.. ile imzalanmış bir sözleşme bulunmadığının tespiti ya da O..B.. sözleşmeye onay vermemesi halinde sözleşmelerin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi, O.. B.. ile imzalanmış bir sözleşmenin bulunması ya da adı geçen sözleşmelere onay vermesi durumunda da sözleşmenin feshi ya da iptali davası da "olağanüstü tasarruf" niteliğinde olduğundan, mahkemece müşterek paydaşların tamamının birlikte dava açmasının zorunlu olduğu, sözleşmenin tarafı olan diğer arsa sahibi A.. E.. ve tevhitten sonra oluşan 16 parselin hissedarlarından O.. B.. davada zorunlu dava arkadaşı sıfatı bulunduğu dikkate alınarak, HMK"nın 59. ve 60. madde hükümleri de gözetilerek, davaya dahil edilmesi için davacı yana önel verilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra iddia ve savunma üzerinde durulup toplanan deliller çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik taraf teşkili ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no"lu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) no"lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.