Abaküs Yazılım
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/2446
Karar No: 2020/1084
Karar Tarihi: 03.03.2020

Tehdit - kasten yaralama - Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2018/2446 Esas 2020/1084 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık, mağdur ve birkaç tanığın bulunduğu bir tartışmada sanık, elindeki bıçağı mağdura savurmuş ve diğer sanık da sandalye ile mağduru yaralamıştır. Ayrıca sanığın, mağdurun avukatını tehdit ettiği ortaya çıkmıştır. Sanık daha önce boşandığı eşi ve çocuğu için ödemekle yükümlü olduğu nafakayı ödemek istememiş ve mağdur ve babasıyla iletişim kurarak onları tehdit etmiştir. Dava sonucu mahkumiyet kararı verilmiştir, ancak temyiz süresinin uzunluğu konusunda yanıltıcı bilgi verilmiş ve tavsiye edilen sürenin ötesinde temyiz başvurusu yapılmıştır. Bu sebeple karar bozulmuştur. Kanun maddeleri olarak ise; Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri hakkında kanun, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili maddeleri gösterilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2018/2446 E.  ,  2020/1084 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Tehdit, kasten yaralama
    HÜKÜM : Mahkumiyet

    Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
    Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2"nci maddesi uyarınca Resmi Gazete"de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322"nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326"ncı maddeleri uygulanacağı...” hususu nazara alındığında temyiz süresinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 310/1. maddesi uyarınca bir hafta olduğu, ancak 7035 sayılı kanunla değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 291. maddesine göre ise bir hafta olan temyiz süresinin on beş güne çıkarıldığı, sanık ... ile sanıklar ... ve ... savunmanının yüzüne karşı verilen 27.02.2018 günlü mahkeme hükmünün karar eteğinde, “Temyiz süresinin 15 gün olduğunun” belirtilmesi üzerine, sanık ... savunmanının 12.03.2018 tarihinde temyiz davası açma talepli dilekçe verdiği anlaşılmıştır.
    Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK"nin 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve yönteminin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu bir kural olduğu, bu bağlamda mahkemenin yanıltıcı ifadesi nedeniyle, sanık ... savunmanının 15 gün içerisinde temyiz davası açmasının olağan olduğundan; sanık ..."in savunmanın temyiz isteminin süresinde kabulü hususu benimsenerek, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    05.05.2007 olan suç tarihinin iddianame ve gerekçeli karar başlığında yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
    Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    Sanık ... ile tanık ..."ün olay tarihinden yaklaşık 7 yıl önce boşandıkları, evlilikleri sürecinde müşterek iki çocuklarının bulunduğu, boşanmaları sebebiyle sanığın mağdura toplam 4.500 TL nafaka ödediği, ancak sanığın artık bu nafakayı ödemek istemediği gibi ödediği nafakaları da geri almak istediği, bu amaçla zaman zaman tanık ... ile tanığın 6 yıldır birlikte yaşadığı mağdur ... ile babası mağdur ..."ü arayıp da öldürmekle tehdit ettiği; olay günü saat: 15.00 sıralarında kitapçı da sanık ... yanında kardeşi diğer sanık ... ile mağdurlar ... ve ..."ün ise yanında mağdur ..."ün avukatı tanık ... ile gittiği; taraflar arasındaki gerginliğin tartışmaya dönüştüğü, sanık ..."in elindeki bıçağı mağdur ..."e savurduğu, sanık ..."in sandelye ile mağdur ..."e vurmak suretiyle yaraladığı, sanık ..."in tanık ..."ya hitaben “Parayı ödesinler, yoksa onların kapısına on tane adam yığarım” şeklinde tehdit ettiğinin mağdurların aşamalarda özünde değişmeyen beyanları, sanıkların tevil yollu ikrarı ve tanıklar ... ve ..."ün beyanlarıyla anlaşılan olayda;
    Sanık ... ile tanık ..."ün 11.10.1996 tarihinde evlendiği, bu evlilik birliği içerisinde 07.01.1998 doğumlu kızı ... ve 31.12.1998 doğumlu oğlu..."in dünyaya geldiği, Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/343 Esas ve 2000/109 Karar sayılı ilamı ile 21.03.2000 tarihinde kesinleşerek boşandıkları, ancak anılan ilamda sanık hakkında ödemesi gereken bir nafaka yükümlülüğünün olup olmadığı ve kimlere yönelik olduğu konusunda dosya kapsamında bir bilgiye ulaşılamadığından taraflar arasında ihtilafa konu 4500 TL"lik nafakanın müşterek çocuklar için mi yoksa tanık ... için ödenen yoksulluk nafakası mı olduğu konusunda duruksamalara neden olduğu anlaşılmakla, öncelikle anılan boşanma ilamı celp edilerek duraksamalı husus araştırılıp netleştirildikten sonra sonucuna göre, eylemin hukuki vasfının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilip yargılamaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına, 03.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi