23. Hukuk Dairesi 2014/7983 E. , 2014/5846 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2013/205-2013/718
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Şikayetçi vekili, borçlu .... Giyim San.ve Dış Tic.A.Ş."nin müvekkili belediyenin vergi mükellefi olduğunu, üzerine kayıtlı 2266 ve 2267 parsel sayılı taşınmazların aynından kaynaklanan vergi borcu bulunduğunu, anılan taşınmazların ipotek alacağına mahsuben 26.04.2012 tarihinde şikayet olunana ihale edildiğinin haricen öğrenildiğini, ilgili dosyadan satış öncesi müvekkiline gönderilen 28.02.2012 tarihli yazıyla taşınmazın aynından doğan vergi borcunun sorulmuş olduğunu ancak, yazının müvekkiline ulaşmaması nedeniyle bilgi verilemediğini, icra müdürlüğünce de yazı akıbeti araştırılmadan satış işlemlerine devam edildiğini, müvekkili tarafından 27.09.2010 tarihli yazı ile taşınmazın aynından kaynaklanan vergi borcunun icra müdürlüğüne bildirildiğini, icra müdürlüğünce taşınmazın aynından doğan vergi borcu olmasına karşın bu hususlar dikkate alınmayarak satış ve tescil işlemlerinin gerçekleştirildiğini, oysa yasa gereği tescilden önce taşınmazın aynından doğan tüm borçların öncelikli olarak ödenmesi gerektiğini, icra müdürlüğünün bu işlemi sonucunda alacağın tahsili imkânının kalmadığını, tescil işleminin usulsüz olup iptali gerektiğini, tescil işleminin sürenin geçmesi nedeniyle de usulsüz olduğunu, ihalenin 26.04.2012 tarihinde yapılmış olmasına rağmen, geçen süre zarfında davalı alacaklının KDV, damga vergisi ve tahsil harçlarını yatırmamasına rağmen, ihalenin iptal edilmediğini, 6183 sayılı Kanun"un 21/2. maddesince taşınmazın aynından doğan amme alacağının rehinli alacaklardan önce geldiğini, müvekkilinin 307.040,48 TL vergi alacağı bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin alacağının öncelikli alacak olarak kabulü ile sıra cetvelinin düzeltilmesini, taşınmazın aynından doğan vergi borçları ödettirilmeden yapılan tescil işleminin iptalini talep ve şikayet etmiştir.
Şikayet olunan vekili, verginin mükellefinin taşınmazın eski maliki olduğunu, vergiyi kusuru nedeniyle tahsil edemeyen şikayetçinin, müvekkilinden tahsil etme çabasında bulunduğunu, talebin ne olduğunun anlaşılamadığını, sıra cetveline itiraz edildiği gibi, tescil işleminin de iptalinin istendiğini, talebin tescile ilişkin memur işleminin iptaline yönelik olması durumunda, 7 günlük yasal sürenin geçtiğini, ihalenin kesinleştiğini, icra müdürlüğü tarafından taşınmazların emlak vergisi borcunun belediyeden sorulduğunu ancak, bu yazıya cevap verilmediğini, şikayetçinin kendisinin kusurlu olduğunu, icra müdürlüğü tarafından yapılan tüm işlemlerin yasaya uygun bulunduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; her iki taşınmazın da aynından kaynaklanan emlak vergi borçlarının bulunduğu, bu vergi alacağının 6183 sayılı Kanun"un 21/2 maddesi uyarınca öncelikle icra müdürlüğünce satış parasından ödettirilmesi gerektiği, çevre temizlik vergisinin taşınmazın aynından kaynaklanan vergi alacağı olmaması nedeniyle, 6183 sayılı Yasa"nın 21/1. maddesi uyarınca 1. sırada bulunan şikayet olunan ile belediye arasında garameten taksimi sağlayacak şekilde sıra cetveli yapılması gerektiğinden, şikayetçinin sıra cetveline yönelik taleplerinde haklı olduğu, ancak şikayetçi tarafın icra müdürlüğünce gerçekleştirilen ihale neticesinde tescilleri yapılan taşınmazların tescillerinin iptaline yönelik taleplerinde haklı olmadığı, tescil işlemine yönelik istemin genel mahkemelerde tapu iptali ve tescil olarak ayrı bir dava konusu edilebileceği, bu hususta ayrıca karar verilmediği gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü"nün 2007/11353 Esas sayılı dosyasında düzenlenen 07.02.2013 tarihli sıra cetveli kararının iptaline, icra müdürlüğünce yeniden sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Şikayet olunan vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Şikayet, sıra cetvelinde sıraya ilişkindir. 6183 sayılı Kanun"un 21/1. maddesinde " Üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulursa bu alacak da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameten taksim olunur. (Ek cümle: 30/03/2006-5479 S.K./4.mad) Genel bütçeye gelir kaydedilen vergi, resim, harç ile vergi cezaları ve bunlara bağlı zam ve faizler için tatbik edilen hacizlerde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 268. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi hükmü uygulanmaz." hükmü, aynı maddenin 2. fıkrasında "Rehinli alacaklıların hakları mahfuzdur. Ancak, gümrük resmi, bina ve arazi vergisi gibi eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme alacakları o eşya ve gayrimenkul bedelinden tahsilinde rehinli alacaklardan evvel gelir." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, bedeli paylaşıma konu taşınmazlar üzerinde şikayetçi O.. B.."nın haczinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece, şikayetçi Belediye Başkanlığı"nın çevre ve temizlik vergisi alacağıyla ilgili kısım yönünden, 6183 sayılı Yasa"nın 21/1 ve 2. maddesi koşullarının bulunmadığı gözden kaçırılarak, bu tutarın şikayet olunanın ipotekli alacağıyla garame yapılması sonucunu doğuracak şekilde, şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-a) Taraf vekillerinin temyiz itirazları yönünden,
HMK"nın 297/2. maddesi "" Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."" hükmünü içermektedir. Mahkemece, şikayetçinin bedeli paylaşıma konu taşınmazların tescili işleminin iptali istemi ile ilgili hem tescilin iptali talebinin haklı olmadığı gerekçesine dayanılması, hem de bu istemin genel mahkemede ayrı bir dava konusu edilebileceği gerekçesine dayanılması gerekçede çelişki oluşturduğu gibi, bu istemle ilgili hüküm fıkrasında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması HMK"nın 297/2 maddesi hükmüne aykırı olmuştur.
3-b) Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin tescilin iptali isteminin esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle şikayet olunan vekilinin, (3-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, taraflar yararına BOZULMASINA, (3-b)numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde iadelerine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.