23. Ceza Dairesi 2016/10644 E. , 2016/8444 K.
"İçtihat Metni"Güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler... ve... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/02/2013 tarihli ve 2012/67212 soruşturma, 2013/6985 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin...1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/09/2013 tarihli ve 2013/1357 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02.05.2016 gün ve 2293-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/05/2016 gün ve 2016/189104 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteminde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda, müşteki ..."da yaşadığını, suç tarihinden önce ... iline geldiğini ve arsa almak amacıyla şüpheli ... ile tanıştığını, akabinde diğer şüpheli..."nın ..Mahallesinde bulunan arsasını satın almak üzere şüpheliler ile buluştuklarını ve aralarında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi tanzim ettiklerini, şüpheli..."ın kapora olarak 30.000 TL. senet istemesi üzerine, içeriklerini..."un yazdığı, birinde şüpheli ... ile birlikte kendisinin imzası, diğerinde ise sadece kendisinin imzası olan iki adet senet tanzim ederek şüpheli..."a verdiğini, sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle şüpheli..."ın ileri bir tarihte kendisine, şüpheli ..."ın imzasının bulunduğu senedi kendisine verdiğini, şüpheli ... ise diğer senedi şüpheli..."tan alarak icraya koyduğundan bahisle her iki şüpheliden şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca müştekinin şüpheli..."a borcunun olmadığına ilişkin şüpheli ... aleyhinde menfi tespit davası açarak hukuk mahkemesinde bu ihtilafın giderilmesi gerektiği, ortada dolandırıcılık suçunun unsurlarının olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; soruşturma aşamasında sadece müşteki imzasının bulunduğu 24/03/2010 tarihli senet üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde senet üzerindeki borçlu imzasının müştekiye ait olduğu, senet üzerindeki yazı ve rakamlar üzerinde yapılan incelemede ise şüphelilerden alınan yazı ve imza örneklerinin yetersiz olduğu şeklinde rapor düzenlenmesi karşısında, şüpheliler ile müştekinin yeteri kadar imza ve yazı örneklerinin alınarak, müştekinin aynı anda tanzim edildiğini belirttiği 24/03/2010 tarihli müştekinin imzasının bulunduğu senet, müşteki ile şüpheli ... imzalı senet ve 12/06/2010 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi asıllarında yer alan imza ve yazı örneklerin kim yada kimlere ait olduğu, aynı kalem ile düzenlenip düzenlenmediği hususlarında denetime elverişli olacak şekilde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik rapora ve soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosya kapsamına göre ; şüpheliler... ve... ile şikayetçi ... arasındaki uyuşmazlığın arsa alım satımına ilişkin emlakçı olan sanık ..."ın komisyon ve masrafları karşılığında alınan ve şikayetçi tarafından imzalanan senetten kaynaklanan hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, imza ve yazı incelemesi hususunda alınacak yeni bir bilirkişi raporunun sonuca tesiri olmayacağı;...1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 03.09.2013 tarih, 2013/1357 D.İş sayılı kararının yerinde olduğu anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin CMK’nın 309. maddesi gereğince REDDİNE, 29/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.