20. Hukuk Dairesi 2015/925 E. , 2016/853 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 02/04/2008 tarihli dava dilekçesinde, ..., ... Beldesi 1 ada 53 parsel sayılı 6479,30 m² yüzölçümlü taşınmazın davalılardan ... adına kayıtlı iken 05/10/1998 tarih ve 5781 yevmiye ile 3.434.029.000.-TL bedelle davacı ...ne satıldığını, satış bedelinin tamamen ve peşin olarak ... tarafından alındığını, 1 ada 53 parselin 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesince ... adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olup, 2924 sayılı Kanunun 4127 sayılı Kanunla değişik 11 ve 12. maddeleri gereğince hak sahibi olan ..."e 10/08/1998 tarih ve 5086 yevmiye numarasıyla ... tarafından satışından tescil edildiğini, davalılardan ... ...since ... aleyhine açılan, ... ...nin de müdahil olduğu dava sonucunda, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin .../...- .../... sayılı kararı ile 1 ada 53 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle ... adına tesciline karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davacı şirket, tapuda resmî senet yoluyla taşınmazı iktisap etmiş bulunduğundan, sebepsiz zenginleşme bedelinin belirlenmesi yönünden mahallinde keşif yapılarak, tapusu iptal edilip, ... adına tesciline karar verilen 6474.30 m² kısmın rayiç değeri üzerinden şimdilik 7.500.-TL"sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında davacı ... 12/02/2009 tarihli dava dilekçesinde özetle; 1 ada 53 parselin 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği ... adına orman sınırları dışına çıkarılıp, bilahare ... tarafından 2924 sayılı Kanunun 4127 sayılı Kanunla değişik 11 ve 12. maddeleri gereğince kullanıcısı sıfatıyla müvekkiline satıldığını ve 10/08/1998 tarihinde tescil olunduğunu, müvekkilinin de bu taşınmazı 05/10/1998 tarihinde ...ne 3.434.029.000.-TL bedelle sattığını, ancak taşınmazın tapusunun iptal edilerek ... adına tesciline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, bunun üzerine ... tarafından müvekkili ve işbu davanın davalıları aleyhine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... sayılı dosyası ile sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat davası açıldığını (temyize konu dava), müvekkilinin davacıya, iptale konu yerin bedelini ödeme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, oysa müvekkilinin de para vererek bu yeri aldığını, bunun üzerine davalılar aleyhine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin .../...
sayılı dosyasında, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 7.500.-TL tazminat davası açtıklarını, ancak delilleri toplanmadan davanın reddine karar verildiğini ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesince onandığını, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... sayılı dosyasında davacıların 53.051.-TL üzerinden davalarını ıslah etmeleri üzerine, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeki .../... sayılı davaya ek bu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek, 45.551.-TL"nin davalıdan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... sayılı dosyası taraflarca takip edilmediğinden HMK"nın 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına;
Davacı ..."nin davalılar ..., ... ... ..., ... ve ...nü karşı açmış olduğu davaların husumet yokluğu nedeni ile reddine,
Davacının Maliye ...sine karşı açmış olduğu davanın kabulü ile 53,150,00.-TL"nin 7.500,00.-TL"sine dava tarihinden; kalan kısma ıslah tarihi olan 09/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK 1007. maddesine göre açılan tazminat istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmaz önce 2/B niteliği ile ... adına tapuda kayıtlı olup, 2924 sayılı Kanun gereğince 10/08/1998 tarihinde ..."e, ondan da 05/10/1998 tarihinde ..."ne satılmış, daha sonra ...nin açtığı dava sonucunda orman niteliği ile ... adına tesciline karar verilmiş, davacı başlangıçta sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı açtığı davanın yargılaması sırasında, 6292 sayılı Kanun gereğince iade edilmeyecek taşınmazlardan olduğundan, bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup; dava, tapu kaydının iptali ve orman olarak tesciline karar verilmesinden kaynaklanan ve TMK 1007. maddesine göre açılan tazminat davasıdır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki; mahkemece 01/12/2008 tarihli keşif sonucunda, bilirkişilerin vermiş olduğu 05/02/2009 tarihli raporda, dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 02/04/2008 tarihindeki değerinin m2"si 33.-TL hesabıyla 213.816,90.-TL olduğu,
Davacının davalı ..."e ödediği miktarın satın alma tarihi olan 05/10/1998 tarihinden ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... sayılı dosyasında iptal kararının kesinleştiği tarih olan 13/02/2008 tarihine, denkleştirici adalet sistemine göre taşınması hususunda, bilirkişi ... ..."in raporuna göre; 3.434.029.000.-TL (3434,03 TL) satış bedelinin 05/10/1998 - 13/02/2008 tarihleri arasında, denkleştirici adalet sistemine göre güncel değerinin 30.167,26.-TL olduğu;
Davacı vekilinin bilirkişi raporunda mevduat faizinin değerlendirilmediği şeklindeki itirazı üzerine, mevduat faiz oranının da hesaba katılarak yeniden hesaplandığı ek raporda, güncel değerin 39.566,10 TL olduğu;
Birleştirilen dosyanın faiz unsuru da hesaba katılarak yeniden alınan ek raporda, 3.434,03 TL"nin 05/10/1998 - 13/02/2008 tarihleri itibariyle güncel değerinin 39.155,45 TL olduğu;
Ana Dosyada 05/10/1998 ile 03/02/2008 tarihleri arasında 3.434.029.000 TL"nin ve birleştirilen dosya yönünden 10/08/1998 ile 05/10/1998 tarihine kadar 3.434.029.000 TL"nin ulaşabileceği değerin denkleştirici adalet sistemine göre hesaplandığı, bilirkişi Av. ... ..."ün 11/10/2010 tarihli raporunda, işbu dava yönünden, 1 ada 53 parseldeki satım bedeli olan 3.434.029.000 TL"nin tapu iptali ve tescil davasının kesinleştiği 13/02/2008 tarihinde ekonomik değişimlere göre denkleştirici adalet ilkesi kapsamında ulaştığı alım gücü tutarının 35.027,09 TL olduğu, belirlenen bu tutarın aktin tarafı olan, davacı tarafından, davalı ..."den istenebileceği, birleştirilen dava yönünden ise, iktisap tarihinin gösterdiği (10/08/1998 - 05/10/1998) 56 günlük değişiklik nedeniyle asıl davaya konu iade bedeli olarak belirlenen 35.027,09 TL"ye eklenen 263,43 TL ile birlikte 35.290,52 TL"nin iadesinden davalı Maliye ...sinin sorumlu olacağı belirtilmiş,
İki rapor arasındaki çelişki üzerine; Yeminli Müşavir bilirkişi ... ..."nin hazırladığı raporda, önceki iki raporun da doğru olduğu, baz alınan değerler nedeniyle farklı sonuç çıktığı bildirilerek, iki raporun ortalamasının alındığı, böylece taşınmaza ödenen bedelin 13/02/2008 tarihindeki değerinin 39.155,45.-TL + 35.027,04 = 74.182,49/2 = 37.097,024.-TL olduğu belirtilmiş, davacının 09/01/2008 tarihli davasını 53.051.-TL olarak ıslah ettiğine dair dilekçe gözönünde bulundurularak, -ancak yanlışlıkla 53.150.-TL üzerinden- hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu uyuşmazlık, tapu kaydının iptalinden kaynaklanan tazminat davası olup, taşınmazın değerinin Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin 11. maddesinin hükümleri kıyasen uygulanarak belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır.
Bu durumda; öncelikle, 7.4.1998 tarih ve .../... Esas ve .../... sayılı İnançları Birleştirme Kararı, diğer yandan, Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararında değinildiği gibi, Belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan bir taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü için uygulamalı (1/1000 ölçekli) imar planı ile iskan sahası olarak ayrılan yerlerde bulunması; imar planında yer almayan taşınmazın arsa sayılabilmesi için ise, Belediye veya mücavir alan sınırları içinde ve Belediye hizmetlerinden yararlanan meskun yerler arasında yer alması zorunluluğu dikkate alınmalı, arsa niteliğinde ise emsal incelemesi yapılarak, üstün ve eksik yönleri karşılaştırılmak suretiyle değeri belirlenmeli, bu tür bir davada değer tespitinin, davacının taşınmaz mülkiyetini yitirdiğinin kesinleştiği (iptal ve tescil davası kararının kesinleştiği) tarih itibarıyla yapılacağı, faize de bu tarihten itibaren hükmedileceği, ıslah edilen miktara ise, ıslah dilekçesinde ayrı bir tarih belirtilmemişse yine hükmün kesinleştiği tarihten itibaren hükmedileceği düşünülmelidir. Mahkemece, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanan miktar üzerinden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 25/01/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.