23. Ceza Dairesi 2015/9119 E. , 2016/8427 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıkların; TCK"nın 157/1, 62, 52/2, 53 maddeleri gereğince ayrı ayrı 10"ar ay hapis ve 2.500.00"er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikayetçinin üçüz çocukları için internetten yardım derneklerine başvurduğu, bu şekilde telefonunu öğrendiği şikayetçiyi arayan sanık ...’in kendisini doktor eşini ise öğretmen olarak tanıttığı, gerekli olan parayı gönderebilecekleri ancak bunun için eşi olan sanık ...’nın hesabına 186 TL havale ücreti yatırmasını istediği, parayı yatıran şikayetçinin sanıklara bir daha ulaşamadığı, bu şekilde atılı dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edilen olayda;
1-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın savunması, şikayetçi beyanları, banka hesap hareketleri ve tüm dosya kapsamına göre sanığın mahkumiyetine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 150 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun"un 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "150 GÜN", "125 GÜN" ve "2.500 TL." terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 GÜN", "4 GÜN" ve "80 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Şikayetçi ile görüşen ve parayı isteyenin sanık ... olduğu, şikayetçi ile sanık ..."ın herhangi bir şekilde irtibata geçmediği, sanık ...’in eşi olan sanık ..."ın banka kartını alıp kullanma ihtimali karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, şikayetçi tarafından gönderilen paranın banka kartı ile mi yoksa ATM cihazından mı çekildiği, parayı çekenin sanık ... mı yoksa sanık ... mi olduğu bankanın kamera kayıtları incelenerek tespit edilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
a-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 150 gün olarak tayin edilmesi,
b-)TCK"nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun"un 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.