2. Hukuk Dairesi 2015/7635 E. , 2015/11227 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Koruma Kararının Kaldırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, 2828 sayılı yasa gereğince hakkında verilen korunma kararının kaldırılmasına karar verilen ... tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dava, 2828 sayılı Kanununa göre alınmış olan korunma kararının kaldırılmasına ilişkindir. Sözü edilen Kanun, korunmaya muhtaç çocukların, ergin oluncaya kadar, bu kanun hükümlerine göre kurulan sosyal hizmet kuruluşlarında bakılıp gözetilmeleri hususundaki tedbirin görevli ve yetkili mahkemece alınacağını hükme bağlamıştır (2828 S.K. md.22/1). Kanunun 24.maddesi de, korunma kararı alınmasını gerektiren şartların ortadan kalkması halinde, kurum yetkililerinin önerisi üzerine mahkemece, çocuk ergin olmadan kaldırılabileceği gibi, ergin olduktan sonra da, çocuğun rızası alınmak şartıyla ve bu maddede gösterilen şartların varlığı halinde korunma kararının devamına karar verilebileceğini hükme bağlamıştır.
5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu"nun 26/3. maddesinde mahkemeler ve çocuk hakiminin bu kanun ve diğer kanunlarda yer alan tedbir kararlarını almakla görevli olduğu düzenlendiğinden, 2828 Sayılı Yasa"da düzenlenen tedbir kararlarında da çocuk mahkemeleri görevli bulunmaktadır. (HGK"nun 16.01.2013 tarih, 2012/2- 563 Esas, 2013/69 Karar sayılı ilamı)
Yukarıda açıklandığı üzere, 5395 Sayılı Yasa"nın yürürlüğe girmesiyle, 2828 sayılı Kanun uyarınca korunmaya muhtaç çocuklar hakkında korunma kararı alma ve koşullarının varlığı halinde bu kararı kaldırma görevi çocuk Mahkemelerinin görevi kapsamına alınmıştır. İşin esasıyla ilgili karar vermek görevi sonradan yürürlüğe giren yukarıda bahsedilen kanunla değiştiğine göre, dava, çocuk Mahkemesinin görevine girmektedir. 5395 Sayılı Yasanın Geçici 4/1 maddesi uyarınca çocuk mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde aile ya da asliye hukuk mahkemelerinin görevli olacağı yer aldığından, davaya aile mahkemesi sıfatı ile bakılmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Kabule göre de;
Koruma kararının kaldırılması davasında dava ve karar tarihi itibariyle ergin olmayan küçüklerin yasal temsilcileri (veli ya da vasi) davaya dahil edilmeden eksik hasımla yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyize konu sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 01.06.2015(Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Temyize getirilen karar, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.10.1991 tarihli 1991/634-453 sayılı "koruma kararının kaldırılmasına" ilişkin kararıdır. Bu karar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun talebi üzerine evrak üzerinde verilmiştir.
Hakkındaki koruma kararı kaldırılmış olan ..., kaldırma kararının yasal temsilcilerine husumet yöneltilmeden, deliller toplanmadan eksik hasım ve eksik inceleme ile verildiğini ileri sürerek, 3.3.2015 tarihli temyiz dilekçesiyle kararın bozulmasını talep etmektedir.
1991 yılında verilmiş ve sonuçlarını hasıl etmiş olan kararın temyiz edilmesiyle ilgilinin elde etmek istediği sonuç, kurum vasıtasıyla kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam olanağından yararlanmaktır. Çünkü, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa, 25.2.1988 tarihli 3413 sayılı Kanunla ilave edilen Ek 1. madde; reşit oluncaya kadar kuruma bağlı sosyal hizmet kuruluşlarında kalmış olan korunmaya muhtaç çocukların kamu kurum ve kuruluşlarına kurum vasıtasıyla iş başvurusunda bulunacaklarını hükme bağlamıştır. Bu Kanuna dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkartılan ve 2.3.1995 tarihli 22218 sayılı Resmi Gazete"de yayınlanarak yürürlüğe konulan "Korunmaya Muhtaç Çocukların İşe Yerleştirilmelerine İlişkin Tüzük" hükümlerine göre, "hakkında korunma kararı alınmış olup da, reşit oluncaya kadar sosyal hizmet kuruluşlarında kalmış olan korunmaya muhtaç çocukların, kamu kurum ve kuruluşlarına iş başvurusunda bulunmaları kurum aracılığıyla" mümkündür. (Tüzük m. 7) Tüzük, başvuru sahibinin geçmişte bir sosyal hizmet kuruluşunda kaldığının ve korunduğunun belgelenememesi halinde, bu hususu tespit eden bir mahkeme kararı aramaktadır. ( m. 7) İlgili, reşit oluncaya kadar sosyal hizmet kuruluşunda kaldığını belgelendiremediğine göre, bu hususun tespiti için mahkemeden karar alabilir. Başka bir ifade ile 1991 yılında verilmiş bir kararı yıllar sonra temyiz etmekle elde etmek istediği sonuca, tespit davası açmak suretiyle ulaşabilir. Verilen kaldırma kararı, kurumun başvururu üzerine "hasımsız" olarak evrak üzerinde alndığına göre, temyiz eden bakımından "kesin hüküm" kuvveti yoktur ve temyiz edeni bağlayıcı nitelikte de değildir. Hükmü temyiz edenin, böyle bir tespit davası açma imkanı olduğuna göre, 1991 yılında verilmiş bulunan bir kararı, yirmi dört yıl sonra temyize taşımakta ve temyiz mahkemesinden, yirmi dört yıl önce verilmiş bir kararın hukuksal denetimi istemekte korunmaya değer hukuksal bir yararı bulunmamaktadır. Bu bakımdan, temyiz talebinin, hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmelidir. Bu sebeple sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak edemiyorum.