Abaküs Yazılım
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/1307
Karar No: 2020/3134
Karar Tarihi: 05.02.2020

Rüşvet alma ve rüşvet verme - kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suçlara iştirak - Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2015/1307 Esas 2020/3134 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/1307 E. ve 2020/3134 K. sayılı kararına göre, suçlu bulunan kişiler rüşvet almaktan, rüşvet vermekten, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğinden ve bu suçlara iştirak etmekten mahkum edilmiştir. Ancak, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında yasaya aykırı olarak elde edilen delillerin yasak delil niteliğinde olduğu ve bu kanıtların dışlanması gerektiği belirtilmiştir. Sanık Ekrem ve Cezayir'in diğer sanıkları azmettirdiğine dair delil bulunmadığı için kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna yardım eden sıfatıyla cezalandırılmaları gerektiği vurgulanmıştır. Rüşvet anlaşması yapan kişinin sanık ... olduğu ve sanığın rüşvet alan kişilere menfaat sağladığının anlaşılması karşısında, sanığın rüşvet verme suçuna azmettiren sıfatıyla cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir.
Anayasanın 38/2. maddesi uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilmiş delillerin delil olarak kabul edilemeyeceği, 5271 sayılı CMK'nın 217/2. maddesi uyarınca yüklenen suçun hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği, 206/2-a maddesi gereğince ortaya konulması istenilen bir delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunacağı, 230/1-b maddesi uyarınca mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi kanun maddeleri detaylı ve açıklayıcı bir şekilde belirtilmiştir.
5. Ceza Dairesi         2015/1307 E.  ,  2020/3134 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Rüşvet alma ve rüşvet verme, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suçlara iştirak
    HÜKÜM : Mahkumiyet

    Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Anayasanın 38/2. maddesi hükmü gereğince kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, 5271 sayılı CMK"nın 217/2. maddesi uyarınca yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği, 206/2-a maddesi gereğince ortaya konulması istenilen bir delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunacağı, 230/1-b maddesi uyarınca mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi gerektiği cihetle, dosya kapsamına göre; Çerkezköy Sulh Ceza Mahkemesinin 28/12/2009 gün ve 2009/680 ile Çerkezköy Sulh Ceza Mahkemesinin 02/04/2010 gün ve 2010/203 sayılı Kararları ile sanıklar ... ve ..."in kullandığı telefon numaraları ile ilgili olarak uyuşturucu madde ticareti, suç örgütü kurma, yönetme ve bu örgüte üye olma suçlarından iletişimin tespitine karar verildiği, yapılan dinleme esnasında haklarında dinleme kararı verilen sanıklar ile diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... arasında rüşvet ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin konuşmaların yapıldığının tespit edildiği, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbirinin 5271 sayılı CMK"nın 135. maddesinde, bu yolla

    elde edilen tesadüfi delillerin hukuki durumunun ise aynı Kanunun 138/2. maddesinde düzenlendiği, buna göre telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak 135. maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse bu delilin muhafaza altına alınacağı ve durumun Cumhuriyet savcılığına derhal bildirileceğinin belirtilmesi karşısında, hükme dayanak yapılan görüşmelere ait iletişimin tespiti tutanaklarının yasak delil niteliğinde olduğu nazara alınıp, yasaya aykırılığı saptanan bu kanıtların dışlanması ve dosyada mevcut diğer delillerin karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre tüm sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
    Kabule göre de;
    Sanık ... ile ..."in birlikteliğinden olma Kaan Berk isimli çocuğun hastanede doğması ve yasal engel nedeniyle sanık ... üzerine kaydının yapılamamasının aşılması amacıyla kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun işlenmesi karşısında, suçun TCK"nın 211. maddesi kapsamında gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla işlenip işlenmediği hususunun karar yerinde tartışılmaması,
    5237 sayılı TCK"nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan TCK"nın 204/2. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında; diğer sanıkları azmettirdiğine dair delil bulunmayan sanıklar Ekrem ve Cezayir"in konumları ile şahsi ve sosyal durumları nazara alındığında TCK"nın 40/2. maddesi kapsamında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna yardım eden sıfatıyla cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden azmettiren olarak kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
    Rüşvet anlaşması yapan kişinin sanık ... olduğu ve sanığın bu anlaşma çerçevesinde rüşvet alan sanıklar Korkmaz ve Mustafa Kemal"e menfaat sağladığının anlaşılması karşısında, sanık ..."ın TCK"nın 38. maddesi kapsamında rüşvet verme suçuna azmettiren sıfatıyla cezalandırılması gerektiği gözetilmeden müşterek fail olarak kabulüyle yazılı şekilde ceza tayini,
    Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK"nın 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptaline ilişkin Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
    Kanuna aykırı, sanık ..."ün, sanık ... ve müdafi ile diğer sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 05/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi