
Esas No: 2022/4679
Karar No: 2022/9485
Karar Tarihi: 20.06.2022
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/4679 Esas 2022/9485 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık ... ve suçun diğer faili olan ... hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyetlerine ilişkin verilen hükmün, sanık ...’ın duruşmalarda hazır edilmeksizin verildiği ve bu durumun savunma hakkının kısıtlanması anlamına geldiği belirtilerek kararın CMK’nın 193/1, 196/1 maddelerine aykırı olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkını içeren 6. maddesi de hatırlatılmıştır. Kararın bu nedenlerle bozulması gerektiği belirtilmiş ve CMK’nın 193, 196, 93/2, 194/2, 195, 200 ve 204. maddeleri ile 694 sayılı OHAL KHK’nın 147. maddesi açıklayıcı bir şekilde eklenmiştir.
"İçtihat Metni"
Sanık ... ve suçun diğer faili olan ... hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyetlerine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak verilen 13.07.2017 gün ve 2017/738 Esas, 2017/1385 Karar sayılı hükmün, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyizleri üzerine Dairemizin 29.01.2018 gün ve 2017/3890 Esas, 2018/450 Karar sayılı onama yolundaki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2022 gün ve KD-2022/72989 sayılı yazısı ile;
"Bölge Adliye Mahkemesinde tutuklu olarak yargılanan ve 11.05.2017 tarihli celsede hazır bulunan sanığa duruşmalardan bağışık tutulma isteğinin sorulmadığı, 29.06.2017 tarihli celsede sanığın tutuklu olarak bulunduğu ... T Tipi Kapalı Cezaevi Müdürlüğüne müzakere yazıldığı tüm aramalara rağmen cevap verilmediği ve de kararın verildiği 13.07.2017 tarihli celsede, 29.06.2017 tarihli celsede olduğu şekilde sanığın tutuklu olarak bulunduğu ... T Tipi Kapalı Cezaevi Müdürlüğüne müzakere yazıldığı tüm aramalara rağmen cevap verilmediği halde sanığın yokluğunda sanığın aleyhine yazılı şekilde karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
Konuya ilişkin yasal düzenlemeler;
CMK’nın 193/1; “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir”
CMK’nın 93/2 “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir”,
CMK’nın 194/2; “Sanık savuşur veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmezse, önceden sorguya çekilmiş ve artık hazır bulunmasına mahkemece gerek görülmezse, dava yokluğunda bitirilebilir”,
CMK’nın 195.; “Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır”,
CMK’nın 200., “Sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birinin veya bir tanığın gerçeği söylemeyeceğinden endişe edilirse, mahkeme, sorgu ve dinleme sırasında o sanığın mahkeme salonundan çıkarılmasına karar verebilir”,
CMK’nın 204.; “Davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında sanık, duruşma salonundan çıkarılır. Mahkeme, sanığın duruşmada hazır bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse, oturumu yokluğunda sürdürür ve bitirir. Ancak, sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister. Oturuma yeniden alınmasına karar verilen sanığa, yokluğunda yapılan işlemler açıklanır” düzenlemeleri ile itiraz konusuyla doğrudan ilişkili olan,
CMK’nın 196 madde;
1-) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir. 2-) Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Sorgu için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir. Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu değildir. Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.
3-) Sorgu tutanağı duruşmada okunur.
4-) Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre sanığın aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle sorgusunun yapılabilmesi olanağının varlığı hâlinde bu yöntem uygulanarak sorgu yapılır.
5-) Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.
6-) Yurt dışında bulunan sanığın, belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunmasının zorluğu halinde, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılabilir” şeklinde iken 25.08.2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 147. maddesi ile anılan maddenin dördüncü fıkrası; "Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt içinde bulunan sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar verilebilir."
Şeklindeki yasal düzenlemeler olduğu görülmüştür.
Anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Önceki celselerde sorgusu yapılan sanık ...’ın ya da sanık tarafından yetkili kılınmış bir müdafi, sanığın duruşmalarda bağışık tutulma isteğine ilişkin bir talepleri olmadığı halde, ayrı yargı çevresi sınırları içerisinde tutuklu bulunan sanık ...’ın duruşmada hazır edilmeksizin, CMK’nın 193/1, 196/1 maddeleri, Anayasamızın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyeti ve Anayasamızın temel hak ve hürriyetlerin korunmasına ilişkin 40. maddesi ile Anayasamızın 90/5. maddesi gereğince taraf olduğumuz ve iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkını içeren 6. maddesi aykırı olarak savunma hakkı kısıtlanarak sanık ... hakkında yukarıda anılan hüküm kurulduğu” gerekçesiyle ile itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.06.2022 gün ve 2022/72989 sayılı Karar Düzeltme talepli istemi yerinde görülerek itirazın kabulü ile;
Dairemizin 29.01.2018 gün ve 2017/3890 Esas, 2018/450 sayılı kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Duruşmalardan vareste tutulma talebi olmayan ve hüküm tarihinde ... T Tipi Cezaevinde bulunduğu anlaşılan sanık ... hakkında hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 13.07.2017 tarihli oturumda hazır bulundurulmaması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMK’nın 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine, 20.06.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.