11. Hukuk Dairesi 2015/6496 E. , 2016/893 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/02/2015 tarih ve 2013/375-2015/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ......"nin hisselerinin müvekkili şirket yetkilisi .... tarafından davalı Kooperatif"den devralındığını ve şirketin adının daha sonra .... olarak değiştirilerek şirket merkezinin Milas"a taşındığını, bu şirketin mesul müdürünün de diğer davalı, daha önceki hisse sahiplerinin ise, davalılar ile birlikte diğer şahıslar olduğunu, anlaşmaya göre şirketin devralınmasından önceki vergi borcu, ticaret odasına olan aidat borcu vb. borçların davalılar tarafından ödeneceğinin taahhüt edildiğini ancak, hisse devrinin üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen davalılar tarafından borcun ödenmediğini ve şirketin faaliyete başlayamadığını, davalılara gönderilen ihtara rağmen de borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak, davalıların haksız itirazları ile takibin durduğunu, ileri sürerek itirazın iptalini ve davalılar aleyhine %40"dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kooperatif vekili, davacı tarafça takibe ve davaya konu edilen alacağın davacının borcu olup, bir tüzel kişilik olan davacının kendi borcundan sorumlu olduğunu, müvekkilinin hisse devri esnasında iddia edildiği gibi bir yükümlülük üstlenmediğini savunarak, davanın reddini ve davacının %40"dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., yapılan sözleşmeye göre kendisinin bir borcunun bulunmadığını, daha önce de elinden geldiği kadar borçları ödediğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın iddiasına ilişkin olarak yazılı bir belge sunamadığı, karşı tarafa yemin teklifinde bulunulduğu, davalı gerçek kişinin borçlu olmadıklarına dair yemin ettiği, Kooparatifler Kanunu"nun 65. maddesine göre, kooperatifi temsile yetkili kılınan kişilerin imzalarının ancak kooperatif unvanı altına imza atılması suretiyle kooperatifi bağlayacağından kooperatifin diğer üyelerinin yemin ettirilmeleri yönündeki ara karardan vazgeçildiği, davacının alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın ve koşulları oluşmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve 6100 sayılı HMK"nın 201. maddesi uyarınca tanık dinletilmesi talep edilen hususta tanık dinletme imkanının bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesi öncesi ödenmesi taahhüt edilen şirket borçlarının devir sonrası davalılarca ödenmediği iddiasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, tüzel kişiler kural olarak mahkemelerde temsilcileri vasıtasıyla temsil olunurlar. Özel hukuk tüzelkişilerinin organları tarafından temsil edilmesi asıldır. O halde yemin için gelen ve yemin eden kimsenin, özel hukuk tüzel kişisini tek başına temsile yetkili olup olmadığının tespiti gerekir. Tüzel kişi adına yemin edecek temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir.
Bu itibarla, somut olayda mahkemece, davalı Kooperatifi temsile yetkili kişilerin araştırılıp davalı Kooperatif başkanının tek başına Kooperatifi temsile yetkili olup olmadığı belirlenmeksizin başkanın eda ettiği yemine itibar edilerek, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.