20. Hukuk Dairesi 2015/4618 E. , 2016/602 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ... ilçesi, ... mahallesi 533 ada 7 parsel sayılı 641,52 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... Yönetimi, 03.03.2008 havale tarihli dilekçesiyle; ... mahallesinde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 502 ada 1 nolu orman parselinin kuzey kısmı ile 503 ada 1 sayılı orman parselinin kuzey ve doğu kısımlarının orman sınırları dışında bırakılmasına rağmen, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman olarak gözüktüğünü iddia ederek; tesbitin iptali ve taşınmazların orman olarak sınırlandırılması talebi ile dava açmıştır.
Mahkemece 31.12.2010 tarihli celse de, davacının tek dilekçe ile 90 ayrı parsele dava açtığı hususu değerlendirilerek tefrik kararı verilmiş; 533 ada 7 parsel sayılı taşınmaz için bu dosya üzerinden yapılan yargılama sonucu, davanın reddi ile çekişmeli taşınmazın tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi ve davalılardan Hazine tarafından esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi üzerine yerel mahkeme hükmü Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20/06/2013 tarih ve 2013/2694 - 6969 Esas ve Karar sayılı ilâmı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilâmında özetle; “Dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı açıklanarak; çekişmeli taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilmeli ve memleket haritaları, amenajman planları ve hava fotoğrafları yöntemine uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden sayılıp sayılmadığının belirlenmesi; orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, davalı yararına zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı hususunun araştırılması, ziraat bilirkişisinden dava konusu taşınmazın niteliğini belirleyici rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi; dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağının malik hanesi hukuken açık olduğundan, kararın, hüküm fıkrasının sicil oluşturmaya elverişli şekilde yazılması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddi ile çekişmeli 533 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile "çay bahçesi" vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... Yönetimi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kısmî ilân süresi içinde açılan kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu parsel orman sınırları dışında bırakılmış, kısmî ilân süresi içinde Orman Yönetimince dava açılmış olması nedeni ile kadastro çalışmaları kesinleşmemiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına, komşu 5 ve 6 sayılı parsellerin özel mülk olarak kişiler adına tespit edilip kesinleştiği, taşınmazın eylemli durumda halen 50-60 yıllık çay bahçesi olarak kullanıldığı belirlendiğine göre, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 20/01/2016 gününde oy birliği ile karar verildi.