Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/26
Karar No: 2014/4890
Karar Tarihi: 25.06.2014

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/26 Esas 2014/4890 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2014/26 E.  ,  2014/4890 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
    TARİHİ : 19/07/2013
    NUMARASI : 2013/68-2013/192

    Taraflar arasındaki ihraç kararının iptali üyelik tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -K A R A R-
    Davacı vekili, müvekkilinin aidatlarını düzenli olarak ödediğini, davalı kooperatifin 15.07.2010 tarihli ihtarname ile müvekkilinin aidat borcunu ödemesini istemesi üzerine müvekkilince davalı kooperatif yetkilileri ile görüşüldüğünü, davalı kooperatif faaliyetlerini durdurduğundan aidat ödemesine devam edilmediğini, sonradan davalı kooperatifin müvekkilini ihraç ettiğinin öğrenildiğini, davacıya gönderilen 2. ve 3. ihtarnamelerin davacının eski adresine gönderildiğini, müvekkilinin adresini değiştirdiğini resmi makamlara bildirmesine rağmen muhtar tarafından tebligatların alındığını, müvekkiline gönderilen ikinci ihtarname ile çıkarma ihtarnamesinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğinden üyelikten çıkarma kararının geçersiz olduğunu, ikinci ihtarnamenin anasözleşmeye uygun olmadığını ileri sürerek, ihraç kararının iptali ve müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ihraç kararının usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ihraç kararına ilişkin tebligatta muhatabın adreste geçici olarak bulunmadığını belirten bir komşu isim ve imzasına yer verilmediği, bu haliyle TK"nın 21. maddesine uygun bir tebligat olmadığı, kanuna göre ihraç kararının iptali davası açılması için üyeye tebligatın yapılması zorunlu görüldüğü, davacının 02.11.2012 tarihli ihtarnameden, ihracın varlığını öğrenmesi dava süresini başlatan bir durum olmadığından ihraç kararının iptali davasının süresi içinde açılmış olduğu, davalı kooperatifçe çıkartılan 15.07.2010 tarihli birinci ihtarnamede davacı üyenin toplam borcunun 15.590,00TL olarak bildirildiği, 07.03.2011 tarihli ikinci ihtarnamede ise; toplam borç miktarının 19.190,00 TL olduğu belirtilerek toplam borç miktarının 30 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği ve ihtarnamelerdeki yazılı borç miktarlarının farklılığı konusunda bir açıklamaya yer verilmediği, birinci ve ikinci ihtarnamelerde belirtilen borç miktarlarının uyumlu olmasının ihracın usulüne uygun yapılması için şart olduğu, diğer yandan davalı kooperatif tarafından davacı üyeye çıkartılan birinci ve ikinci ihtarnamenin tebliğine ilişkin tebligat mazbatası örneklerinin sunulamadığı, davacı vekilinin birinci ihtarnamenin müvekkili tarafından bizzat tebliğ alındığını dava dilekçesi ile kabul ettiği, ancak ikinci ihtarname tebliğinin usulüne uygun olarak yapılmadığı yönünde davacı vekilinin itirazı olduğu, davalı kooperatifin ikinci ihtarnamenin aynı konutta davacı yakınına tebliğ edildiğine ilişkin internet aracılığı ile temin edilen PTT kayıt örneği sunduğu, PTT belgesi içeriğinden tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığı yönünde bir kanaate ulaşılmasının mümkün olmadığı, davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş bir ikinci ihtarname bulunmadığı, davalı kooperatifin ihraç işleminin yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle, 05.09.2011 tarihli 835 numaralı ihraç kararının iptali ile, davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
    1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 16. ve anasözleşmenin 14. maddesinde çıkma kararının onaylı bir örneğinin ortağa tebliğinin zorunlu olduğu, tebliğinden itibaren üç ay içerisinde genel kurula itiraz edilebileceği ya da mahkemeye dava açılabileceği, aksi halde ihraç kararının kesinleşeceği düzenlenmiştir. Çıkarma kararının onaylı örneğinin tebliği ile kararın niteliğinin ve üyenin hangi gerekçelerle ihraç edildiğinin öğrenilmesi sağlanmış olur. Dava açılmasına ilişkin bu süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece de re"sen dikkate alınması gerekir. Ortağın ihraç kararının tüm unsurları ile içeriğini bildiğini kanıt yükü davalı kooperatiftedir. İhraç kararının sadece varlığını, ortağın haricen öğrenmesi tebliğ zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Dava tarihinden önce davacının gönderdiği 02.11.2012 tarihli ihtarname içeriğine göre, davacının sadece ihraç kararının varlığını öğrendiği anlaşılmakta olup, bu öğrenmede ihraç kararının tüm unsurları yer almadığından ve ihraç kararının sadece varlığından davacı haberdar olduğundan ihraç kararının yasanın aradığı şekilde öğrenildiğinden söz edilemez. Bu itibarla mahkemece, ihraç kararının davacıya tebliğ edilmemiş olduğu gözetilerek, davanın hak düşürücü sürede açıldığının kabulü doğru olup, aksi yöndeki temyiz itirazları isabetsizdir.
    Öte yandan, kooperatif anasözleşmesinin 14. maddesinin parasal yükümlülükler ile ilgili ihraç prosedürüne ilişkin 2. fıkrasında ihraç kararı verilmeden önce parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren ortaklara 10 günlük ödeme süresi içeren ilk ihtarnamenin gönderilmesi gerektiği öngörülmüştür. Davalı kooperatif tarafından keşide edilen 15.07.2010 tarihli birinci ihtarnamede, ödemesinde 30 gün geciktirilmiş olmayan Haziran ayı aidatı da dahil edilerek 30.06.2010 tarihi itibariyle hesaplanan anapara borcunun ödenmesi istenilmiştir. Bu durumda, ödemesi 30 gün geciktirilmemiş aidat borcunun da yer aldığı bu ihtarnameye dayanılarak verilen ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerekir.
    Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi