
Esas No: 2015/7532
Karar No: 2016/492
Karar Tarihi: 18.01.2016
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/7532 Esas 2016/492 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 05/05/2014 gün ve 2014/2391 E. - 2014/5039 K. sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalılar ... ve ... Yönetimi vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ... köyü, ... mevkii, 101 ada 1 parsel sayılı 1058.4621,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle ... adına tesbit edilmiştir.
Davacı gerçek kişiler, ayrı ayrı açtıkları davalarda, sahibi oldukları taşınmazların orman parseli içinde bırakıldığını ileri sürerek zilyetlik iddiasıyla; davacı ... köyü, taşınmazın mera olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. ... köyü, davalı ... aleyhine de meraya müdahalenin men"i davası açmıştır. Davalar birleştirilerek görülmüştür.
Daha önce, Birleşik 2009/4 - 2009/9-2009/10 sayılı dosyalarda davaların kısmen kabulüne, 2009/11 - 2009/19 - 2009/1 - 2009/22 sayılı dosyalarda ise, reddi yolunda kurulan hükümlerin temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin ortak kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Sağlıklı inceleme yapılabilmesi için aynı parsel hakkında açılan dava dosyaları birleştirilmeli, ormanların mülkiyeti ...ye kullanma hakkı ... Genel Müdürlüğüne ait olduğundan ... de davaya dahil edilerek taraf oluşturulmalı, daha sonra önceki keşiflerde bulunmayan bu konuda uzman ... Bakanlığı (... Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde halen görev yapmayan üç orman ve harita mühendisi yardımıyla yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler yardımıyla yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ölçeğinin kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, dava konusu taşınmaz bölümlerinin 6831 sayılı Kanunun 17. maddesi anlamında orman içi açıklığı olup olmadığı düşünülmeli, bundan sonra elde edilecek tüm delillere göre hüküm kurulmalıdır.” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra;
1) 2005/79 sayılı dosyada, 19/04/2011 havale tarihli bilirkişi rapor ve krokilerinde (B1) ile gösterilen 15.743,39 m2"lik kısım yönünden davanın reddi ile orman vasfıyla davalı ... adına tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline,
Aynı tarihli bilirkişi raporunda (B2) ile gösterilen 261.871,79 m2"lik kısım yönünden davanın kabulü ile bu kısmın davacı ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline,
2) Birleşen dosyalardan 2005/81 sayılı dosyada (A) harfi ile işaretli bölüm yönünden davanın reddine,
(C, L, M ve P) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden davanın kabulü ile bu kısımların davacı adına tapuya tesciline,
3) Birleştirilen dosyalardan 2005/89 sayılı dosya yönünden davanın reddine,
4) Birleştirilen dosyalardan 2006/6 sayılı dosya yönünden davanın reddine,
5) Birleştirilen dosyalardan 2009/1 sayılı dosya yönünden; davanın kabulü ile 19/04/2011 havale tarihli bilirkişi rapor ve krokilerinde gösterilen 1 ve 2 nolu yerlerin kadastro tesbitinin iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
6) Birleştirilen dosyalardan 2009/4 sayılı dosya yönünden; davanın kabulü ile 19/04/2011 havale tarihli bilirkişi rapor ve krokilerinde 1, 2, 3, 4 ve 5 numaraları ile gösterilen kısımların kadastro tesbitinin iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
7) Birleştirilen dosyalardan 2009/9 sayılı dosya yönünden; davanın kabulü ile 19/04/2011 havale tarihli bilirkişi rapor ve krokilerinde (D) harfi ile gösterilen kısmın kadastro tesbitinin iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
8) Birleştirilen dosyalardan 2009/10 sayılı dosya yönünden; feragat nedeniyle davanın reddine,
9) Birleştirilen dosyalardan 2009/11 sayılı dosya yönünden; 19/04/2011 havale tarihli bilirkişi rapor ve krokilerinde (C) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine,
Aynı tarihli bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden davanın kabulü ile kadastro tesbitinin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline,
10) Birleştirilen dosyalardan 2009/19 sayılı dosya yönünden; davanın kabulü ile 19/04/2011 havale tarihli bilirkişi rapor ve krokilerinde 1 ve 2 nolu yerlerin kadastro tesbitinin iptali ile davacı ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline,
11) Birleştirilen dosyalardan 2009/22 sayılı dosya yönünden; 19/04/2011 havale tarihli bilirkişi rapor ve krokilerinde (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın kabulü ile kadastro tesbitinin iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline,
(B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden davanın reddine,
karar verilmiş; davacılar ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... köyü tüzel kişiliği ile davalılar ... ve ... Yönetiminin temyizi üzerine hüküm Dairece onanmıştır.
Davalılar ... Yönetimi ve ... vekilleri bu kez Daire kararının düzeltilmesini istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebilir. Mahkemece gerekçede vergi kayıtlarından bahsedilmeden davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğundan bahisle 3402 sayılı Kanunun da 14. maddede öngörülen belgesiz limiti çok fazla aşılarak karar verilmiştir. Davacılar vergi kayıtlarına dayanmış iseler de, yukarıda da belirtildiği gibi mahkemenin gerekçeli kararında vergi kayıtları tartışılmamış, ayrıca davacıların dayandıkları vergi kayıtları aynı bölge içinde olmalarına rağmen bir bütün olarak uygulaması yapılmadığı gibi parça parça yapılan uygulamalar da, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca uzman bilirkişi haritasında yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde olmamıştır. Bundan başka dayanak vergi kayıtlarının revizyon görüp görmediği ve vergi kayıt malikleri ile davacılar arasında akdi veya ırsi ilişki de araştırılmamış, bir kısım dava konusu taşınmazın sınırında dere olduğu halde jeoloji uzmanı bilirkişiden, taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli bir yer olup olmadığı konusunda rapor alınmamıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ve ihya olarak kabul edilemez) ve imar - ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar - ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmî olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir. Yani özetle, bu tür uyuşmazlıklarda taşınmazın niteliği, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç ve sürecinin takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında hava fotoğrafları ve topoğrafik haritalardan yararlanmak suretiyle belirlenmesi gerekir. Ancak, somut olayda mahkemece anlatılan biçimde de bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle davacı ...’in dayandığı 1937 tarih 322, 323, 324, 327 ve 530 tahrir sayılı; birleştirilen 2005/81 Esas sayılı dosyasının davacısı ...’in dayandığı 1937 tarih 325, 326 ve 531 tahrir sayılı; birleştirilen 2009/9 Esas sayılı dosyanın davacısı ...’in dayandığı 1937 tarih 325 tahrir sayılı; birleştirilen 2009/11 Esas sayılı dosyanın davacısı ...’ın dayandığı 1937 tarih 720 tahrir sayılı; birleştirilen 2009/22 Esas sayılı dosyanın davacıları ... ve arkadaşlarının dayandığı 1937 tarih 329 ve 330 tahrir numaralı; birleştirilen 2009/1 Esas sayılı dosyanın davacısı ..., yine birleştirilen 2009/4 Esas sayılı dosyanın davacısı ... ve birleştirilen 2009/19 Esas sayılı dosyasının davacısı ...’nin dayandığı 1937 tarih 313, 314, 315, 316, 317 ve 318 tahrir sayılı vergi kayıtlarının onaylı örnekleri Özel İdare Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanak vergi kayıtlarının dava dışı başka taşınmaz ya da taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş iseler revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile tespit tutanakları Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, yine dava konusu taşınmazların bulunduğu yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafı ile bu hava fotoğrafı kullanılarak üretilmiş memleket haritası, davaya konu yapılan taşınmazlara komşu olan bütün parsellerin kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanağı olan belgeler (tüm tesis ve tedavülleri ile birlikte) getirtilmeli, yine kadastro tespit tarihinden geriye doğru 15, 20 ve 25 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde farklı tarihlere ait en az 2 hava fotoğrafı, bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları istenilerek dosya arasına konulmalı, bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ile önceki keşiflerde görev almayan halen ... Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman bir orman mühendisi, iki ziraat mühendisi, bir jeoloji mühendisi ve iki harita - jeodezi ve fotogrametri uzmanından oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle yeniden keşif yapılmalı, getirtilen belgeler dava konusu taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 3/3/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; en eski tarihli hava fotoğrafı stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü belirlenmeli, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, davaya konu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak öncelikle, vergi kayıtlarında adı geçen kişiler ile vergi kayıtlarına dayanan davacılar arasında akdi ya da irsî ilişki araştırılıp tereddütsüz bir şekilde saptanmalı, vergi kayıt malikleri ile kayıtlara dayanan davacılar arasında akdi ya da irsî ilişki saptandığı takdirde, dayanak vergi kayıtları yöntemince zemine uygulanıp sınırları haritada teker teker gösterilmeli, hudutları bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, dayanılan kayıtların taşınmazlara uyup uymadığı hakkında bilirkişilerden gerekçeli ve açıklamalı, gösterilen sınırların işaretlendiği ve dayanılan vergi kayıtlarının tümünü bir arada gösterir şekilde keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, dava tarihinden geriye doğru 15, 20 ve 25 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde farklı tarihlere ait en az 2 hava fotoğrafı, bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinden bilirkişilere bilimsel yöntemlerle (Hava fotoğrafı ve memleket haritası ile kadastro paftası ölçeği harita çizim programları aracılığıyla eşitlenerek çekişmeli taşınmazların konumunun çevre parsellerle birlikte harita üzerinde gösterilmesi, hava fotoğrafları ile kadastro paftası çakıştırılıp stereoskop aletiyle) inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazların imar ve ihyasına en erken ne zaman başlanıldığının ve ne zaman tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, uzman ziraat mühendisinden; çekişmeli taşınmazların toprak yapısı ile komşu parsellerin toprak yapısı mukayese edilmek suretiyle ve taşınmazların toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, rapor ekinde taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş komşu taşınmazlar ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğrafların eklenmesi istenilmeli, tanık ve yerel bilirkişiler taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp ve bu ifadeler yakın taşınmaz tutanak ve dayanaklarıyla bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanacak sözkonusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ayrıca jeolog bilirkişiden sınırında dere olan taşınmazlar yönünden, taşınmazların öncesinde dere yatağı olup olmadığı, dere yatağının yatak değiştirmesi sonucu oluşup oluşmadığı, derenin etki alanında bulunup bulunmadığı ve kıyı kenar çizgisinin nereden geçtiği hususunda krokili rapor alınmalı ve vergi kayıtlarının kapsamlarının belirlenmesinde arazinin fiilen kullanılıp kullanılmadığı hususunun gözönünde tutulması, yapılacak uygulama sonunda kayıtların değişebilir sınırlı olduğunun belirlenmesi halinde kayıtlardaki yazılı miktarlara değer verilerek, sabit sınırlı olduğu takdirde ise sınırlara ve fiilen kullanılan alana değer verilerek kapsamlarının belirlenmesi, kayıt miktarına ilaveten değişebilir sınırlı kayıtlarda zilyetlik nedeniyle 100 dönüm miktarındaki arazinin tespit edilebileceği düşünülmeli ve 3402 sayılı Kanunun 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen ikinci fıkrası hükümleri gözetilmek suretiyle yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları ve satın alınan kişiler yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, tapu ve ilgili kadastro müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve bundan sonra toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Bu itibarla, yukarıda açıklandığı gibi mahkemece verilen karar eksik inceleme, araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olup, kararın yukarıda belirtilen nedenlerle bozulması gerekirken, yanılma sonucu hükmün onandığı anlaşıldığından, davalılar ... ve ... Yönetimi vekillerinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin önceki onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar ... ve ... Yönetimi vekillerinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 05/05/2014 gün ve 2014/2391 E. - 2014/5039 K. sayılı onama kararı kaldırılarak, 14/12/2012 gün ve 2005/79 E. - 2012/14 K. sayılı yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/01/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu alandan sadece bu kararla ilintili POST üretebilirsiniz. Bu karardan bağımsız tamamen kendinize özel POST üretmek için TIKLAYINIZ
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.