Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/4780
Karar No: 2014/4622
Karar Tarihi: 16.06.2014

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/4780 Esas 2014/4622 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2014/4780 E.  ,  2014/4622 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
    TARİHİ : 17/07/2013
    NUMARASI : 2013/287-2013/448

    Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -K A R A R-
    Davacı, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 30.03.2013 tarihli genel kurulda vecibelerini zamanında yerine getirmeyen ortaklara uygulanacak aylık gecikme cezasının görüşüldüğünü, başkanın divana teklif ettiği aylık %5"lik gecikme cezası teklifini divan başkanının az bulup, aylık %10 olması için genel kurul üyelerine ısrarda bulunup oylattığını, kendisinin aylık %1,5"lik teklifinin yeterli desteği bulmadığını, %10"luk teklifin kabul edildiğini, alınan bu kararın adil olmayıp, vicdani ölçülere sığmayan, haksız bir karar olduğunu, Borçlar Kanunu"nun 120. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, genel kurulda %10 gecikme cezası uygulamasına dair alınan kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, kararın anasözleşmenin 23/1 ve Kooperatifler Kanunu"nun 42. maddesine uygun olduğunu, ortakların gerçek iradesini yansıttığını, davacının belirttiği hususların Borçlar Hukuku"na ait sözleşmelere uygulanacak yasal ve temerrüt faizine ilişkin olduğunu, kooperatif genel kurullarında alınan kararlarda uygulama yeri bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenen gecikme cezasının medeni bir ceza veya tazminat olmadığı, bir nevi temerrüt faizi niteliğinde bulunduğu, kooperatif ile üyesi arasındaki ilişkinin ticari bir ilişki olmadığı, belirlenen oranın gerek genel kurul tarihi, gerekse genel kurul kararında belirtilen tarihler itibariyle fahiş olup, borçlunun temerrüdü halinde yıkımına neden olacak nitelikte bulunduğu, gecikme cezasının faiz niteliği ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 88/2. maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde genel kurul kararının söz konusu yasa hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile kooperatifin 2012 hesap yılına ilişkin 30.03.2013 tarihli olağan genel kurulunda toplantı tutanağının 4-5 maddesinde 2013 Temmuz ayı sonuna kadar ödenmeyen aidatlara ve ortakların ödemekle yükümlü bulunduğu her türlü borcun ilgili bulunduğu ay içinde ödenmemesi halinde aylık %10 gecikme cezası uygulanmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmiştir.
    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
    1- Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. İptali istenen ve birlikte görüşülen 4-5. maddede, 2013 yılı Temmuz ayı sonuna kadar ödenmeyen aidatlara ve ortakların ödemekle yükümlü bulunduğu her türlü borcun ilgili bulunduğu ay içerisinde ödenmemesi halinde aylık %10 gecikme cezası alınması öngörülmüş olup, mahkemece, aylık %10 oranındaki faizin fahiş olduğu, genel kurul kararının TBK"nın 88/2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle bu maddede alınan faiz oranına ilişkin karar iptal edilmiştir.
    Dava tarihinden önce yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK"nın 88. maddesinin "Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranını yüzde elli fazlasını aşamaz." hükmünü içermesinin yanı sıra, temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinde de aynen; "Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur." düzenlemesine yer verilmiştir.
    Kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan faiz oranının anılan yasal düzenlemedeki yerine gelince; para borçları açısından borçlu temerrüdüne bağlanan sonuçlardan birisi, temerrüt faizi ödeme yükümlülüğüdür. Temerrüt faizi borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren bir karşılık olması itibariyle, zamanında ifa etmeme olgusuyla doğrudan bir bağlantı içindedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 42. maddesine göre genel kurul bütün üyeleri temsil eden en yetkili organ olup, kanun veya anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar verme yetkisini haizdir. Konut Yapı Kooperatifi Tip Anasözleşmesi"nin 23/1. maddesinin 6. bendi uyarınca ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek genel kurulun yetkisi dahilindedir.
    Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Ayrıca genel kurullarca kararlaştırılan faiz oranları daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece genel kurula katılmasa dahi tüm üyeleri bağlar. Bu durumda, 818 sayılı BK’nın 101/2. (6098 sayılı TBK m. 117.) maddesi hükmü karşısında, genel kurulun belirlediği tarih kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur. Anapara faizi ise, borçlunun henüz temerrüde düşmeden ödemesi gereken sözleşmeyle kararlaştırılan faizdir. Bu durumda, kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan faiz oranı, TBK" nın 88. maddesinde düzenlenen anapara faizi olmayıp, 120. maddede düzenlenen temerrüt faizine ilişkindir. Kooperatif ile üyesi arasında ticari ilişki bulunmadığından yasal oranda temerrüt faizi uygulanmalıdır. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun" un 2/1. maddesi gereğince, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi Kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1. maddede belirlenen yasal faiz oranına göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur.
    Maddenin açık ifadesinden de anlaşılacağı üzere temerrüt faizinin, yasal faiz oranından fazla alınması taraflarca kararlaştırılabilir. Anılan maddeler birlikte değerlendirildiğinde kooperatif genel kurulunca belirlenen aidatların ödenmesinde gecikme durumunda alınacak temerrüt faizinin yasal temerrüt faiz oranından daha fazla miktarda
    kararlaştırılabileceği anlamı Çıkmaktadır. Ancak taraflar, uygulanacak temerrüt faizi oranını belirlerken, yukarıdaki paragrafta belirtilen 6098 sayılı TBK’nın 120/2. maddesinde öngörülmüş olan sınırlamayı dikkate almak zorundadırlar.
    Öte yandan, kural olarak genel kurul kararlarının iptali davalarında, kararın iptali gerektiği sonucuna varan mahkemenin iptal kararı vermekle yetinmesi, genel kurulun yerine geçerek karar vermemesi gerekir ise de, genel kurulca kararlaştırılan faiz oranının yasal oranın iki katını aştığı hallerde, TBK"nın 27/2. maddesi uyarınca kısmi hükümsüzlük kararı verilmesi mümkün bulunduğundan, buna göre bu oranı aşan kısmın iptaline karar verilmesi gerektiğinden, anılan ilkeye aykırılıktan söz edilemez. Bu durumda, genel kurulun yasal faiz oranının iki katına kadar olan kısmına ilişkin iradesinin doğru olduğu tespit edilmiş olacağından, bunun genel kurulun yerine geçerek karar verme anlamına yorumlanması mümkün olmadığı gibi, bu kısmın kesinleşmesi ve uygulama olanağı kazanması sağlanmış, yeni bir genel kurul kararı alınması için zaman kaybı önlenmiş olur.
    Somut olayda, davacının kararın tamamının iptali istemi içinde kısmi iptal isteminin de bulunduğunun kabulü gerektiğinden, mahkemece 4-5. maddede kararlaştırılan gecikme faizi oranının, yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere uygun olarak yasal faiz oranının iki katını aşan kısmının iptaline karar verilmesi gerekirken, tamamının iptaline karar verilmesi hatalı olmuştur. Dairemizin 31.01.2014 tarih ve 2013/7449 E., 2014/644 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.
    Öte yandan, gerekçeli kararın sondan ikinci fıkasında iptal gerekçesi olarak TBK"nın 88. maddesinden bahsedilse de, yukarıda açıklandığı üzere, genel kurulca belirlenen faiz oranı TBK"nın 88. maddesinde düzenlenen anapara faizi olmayıp, aynı Yasanın 120/2. maddesinde belirtilen temerrüt faizine ilişkin olmasına rağmen, somut olayda uygulama yeri bulunmayan ve farklı bir orana isabet eden TBK"nın 88. maddesinden söz edilmesi de doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.06.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
    Muhalefet Şerhi

    Dairemizin 11.10.2012 gün 4465/5901 sayılı emsal kararında "Kooperatifler Kanunu"nun hükümlerine göre, mahkemelerin kooperatif organı yerine geçerek, bu organın yetkisinde olan bir konu hakkında karar verme olanığı yoktur", Dairemizden önce benzer uyuşmazlıkları karara bağlayan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi"nin 06.11.1995 gün 7382/8302 sayılı emsal kararında da "... kooperatiflerle ilgili olup, genel kurulun yetkisine giren hususlarda karar vermek yetkisi, genel kurula aittir. Bu konuda karar vermek, genel kurulun yetkisi içinde iken, bu kurul istemi reddederse, bu husus sadece iptale konu olabilir ve bunun üzerinde koşulları oluştuğunda, kooperatif genel kurulunca gerekli kararlar alınır. Ancak, bu husus için mahkemece esasa ilişkin karar verilemez. Başka bir deyişle, mahkemeler, kooperatif genel kurulu yerine geçerek, kooperatifi bağlayıcı ve esastan bir karar veremez" (G. Eriş, Uygulamalı Kooperatifler hukuku, 3. Baskı, Ankara 2001, s. 846) denilmektedir. Doktrinde de Prof. Dr. E.. M.., istisna tanısa da kural olarak "dava konusu genel kurul kararının iptal edilebilir olduğu sonucuna varan mahkemenin hükmü sadece kararın iptaline dair olmalıdır. Mahkeme genel kurulunun yerine geçerek doğru olan kararıda belirleyip hüküm altına alamaz. Böyle bir yetki iptal davasının amacını ve işlevini açtığı gibi, şirketin ticari kararlarının mahkemede alınmasına yol açması bakımından da kabul edilemez " (Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, 6. Baskı, İstanbul 2012, S. 297) demektedir.
    Çoğunluk görüşü gibi bir bozma, TBK 27/2 anlamında kısmi hükümsüzlükte geçerli olan kısmın ayakta tutulması değil, yargı organının tüzel kişiyi idare etmesi gibi idari bir tasarruf olup yargısal bir karar gibi kabul edilemez. Yargısal bir tasarruf ise yasaya aykırı olan kısmının iptali ile yetinmektir. Doğru olanı iptal edilen kısmın yerine koymak iptal davasının amaç ve işlevi ile bağdaşmaz. İptal kararı sonrası kooperatif genel kurulunun yeni bir karar ile iptal ile doğan boşluğu doldurması kanunen her zaman mümkündür.
    Davacı TBK 120. maddesindeki yasal sınır içinde kalan aylık %1,5 gecikme faizi teklif etmiş, ancak genel kurul çoğunluğu, kanuna aykırı olan bu sebeple mahkemece iptaline karar verilen aylık %10 gecikme faizini kabul etmiştir. Kısmi hükümsüzlükte, yasal sınır içinde kalan kısmın ayakta tutulması yönünde mahkemeyi karar almaya zorlamak, yukarıda bahsedilen içtihada ve doktrindeki kabule ters düşmesi yanında davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının haklı olduğu davasında kısmen yargılama gideri ile sorumlu tutulmasını doğurur ki, baştan beri yasal çizgide hareket eden davacının cezalandırılması, yasal sınırı zorlayan tarafın ödüllendirilmesi sonucunu doğurduğu gibi özel yasa olan Kooperatifler Kanunu"nun amacına ters düşmesi yanında, genel kurulda alınan ve bütünü ile iptal edilinceye kadar tüm üyeleri bağlayıcı niteliği olan kararların yazılı şekilde kısmi iptali hakkaniyet ve adalet ilkeleriyle de bağdaşmaz.
    Bu açıklamalara, mahkeme kararında açıklanan gerekçeye göre, her ne kadar TBK 120 de düzenlenen temerrüt faizi yerine kararda uygulama yeri olmayan TBK 88 maddesindeki ana para faizi tartışılmış ise de bu durumun sonuca etkisi olmadığından, usul ve yasaya uygun düşen yerel mahkeme kararının onanması düşüncesinde olduğumuzdan, bozma yönünde oluşan dairemizin sayın çoğunluk görüşüne iştirak edemiyoruz.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi