13. Hukuk Dairesi 2017/1474 E. , 2019/344 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ...Ş. vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ..."in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 30/05/2008 tarihli konut finansmanı sözleşmesi ile davalı bankadan ... Konut İnşaat Taahhüt Ticaret A.Ş."nin yapmayı vaat ettiği konutun alımında kullanılmak üzere konut kredisi kullandığını, banka ile satıcının kurduğu sistem gereği ortada henüz bir konut bulunmadığı ve ipotek verecek bir konutu olmadığı için satıcının kredi sözleşmesine, ayrıca davalıya karşı yanında kefil olduğunu, satış sözleşmesindeki taahhütleri karşılığında satıcı firmaya 20.000,00 TL, kredi sözleşmesindeki taahhütleri karşılığında davalı bankaya 28.854,00 TL ödediğini, satın aldığı konutun hiç teslim edilmeyeceğinin anlaşılması ile ödenen bedel tutarında zarara uğradığını, bu nedenle bankanın satıcıyla birlikte satışa konu taşınmazın hiç veya süresinde teslim edilmemesi nedeniyle kendisine karşı müteselsilen sorumlu hale geldiğini, bu nedenlerle davalı banka aleyhine ... 3. İcra Müdürlüğü"nün 2010/37340 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek davalınınn icra dosyasına vaki itirazının iptaline, %40"dan aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, temerrüt tarihinden itibaren alacağa ticari faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile davalının ... 3. İcra Müdürlüğü"nün 2010/37340 Esas sayılı takip dosyasında davacıya 48.854,00 TL asıl alacak yönünden borçlu olduğunun ve bu alacağa davalının temerrüt tarihi olan 05/09/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yıllık %9 temerrüt faizinin hesaplanması gerektiğinin tespiti ile icraya yapılan itiraz nedeniyle de asıl alacağın %20"si oranındaki 9.770,80 TL inkar tazminatının da davalıdan tahsili gerektiğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK.nun 294. maddesi gereğince mahkemece yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu hükümler kamu düzeni ile ilgili olup, resen gözetilir.
Anılan yasa hükümleri dikkate alındığında somut olayda; dava itirazın iptali talebine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilecek ise asıl alacak ve ferileri belirlendikten ve davalının borçlu olduğu miktarlar tespit edildikten sonra borçlunun bu miktara yaptığı ""itirazın iptaline"" dair hüküm kurulması gerekirken mahkemece bu miktarlar tespit edildikten sonra ""davanın kısmen kabulü ile davalının ... 3. İcra Müdürlüğü"nün 2010/37340 Esas sayılı takip dosyasında davacıya 48.854,00 TL asıl alacak yönünden borçlu olduğunun ve bu alacağa davalının temerrüt tarihi olan 05/09/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yıllık %9 temerrüt faizinin hesaplanması gerektiğinin tespiti"" şeklinde tespit hükmü kurulmuş olması infazda tereddüt yaratacak şekilde müphem olup, mahkemece, açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda infazda tereddüt yaratmayacak şekilde yeniden karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.