Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/1464
Karar No: 2021/6020
Karar Tarihi: 14.10.2021

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/1464 Esas 2021/6020 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2020/1464 E.  ,  2021/6020 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi"nce verilen 03.05.2018 gün ve 2015/989 - 2018/433 sayılı kararı onayan Daire"nin 21.01.2020 gün ve 2018/5016 - 2020/601 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
    Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı bankadan kredi kullandığını, buna mukabil müşteri çek ve senetlerini bankaya verdiğini, diğer davacıların da kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, bankanın karşılığı olmayan kambiyo senetleri ile ilgili olarak hukuki ve cezai işlem yapmayarak ihmali davranışta bulunduğunu, ödenmeyen çek ve senetlerle ilgili olarak bilgilendirilmediklerini, olay nedeniyle davacıların zararının oluştuğunu ileri sürerek, 50.000.- TL"nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 27/07/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 351.920,00 TL"ye yükseltmiştir.
    Davalı vekili, davacı şirkete kredi kullandırıldığını, bu kredinin kambiyo senedi ile teminatlandırıldığını, davacıların kredi kullanımı sırasında teminat açığını giderememeleri ve kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, tahsil edilemeyen çek ve senetlerle ilgili icra takibi yapıldığını, kredi sözleşmesinin 36. maddesi uyarınca bankanın sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
    Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
    Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine, 14/10/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

    KARŞI OY

    Dairemizin 29.05.2015 tarihli ilamında;
    “Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 12.09.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
    Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
    Dava, taraflar arasındaki kredi sözleşmesi kapsamında davalı Banka"ya tevdi edilen kambiyo senetlerine dayalı hakların, davalı Banka tarafından takip edilmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, söz konusu kambiyo senetlerinin davalıya teslimine dayanak teşkil eden kredi sözleşmesinin 36. maddesinde, bankanın devraldığı çekleri ibraz süresi içinde muhataba ibraz etmemesi halinde müracaat hakkını kaybeden senedi devredene karşı sorumlu bulunmayacağının düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu"nun 99. maddesi kapsamında “Hile veya ağır kusur halinde düçar olacağı mesuliyetten borçlunun iptidaen beraetini tazammun edecek her şart, batıldır.” şeklinde yapılan düzenleme ile sorumsuzluk sözleşmelerinin genel sınırı belirlenmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise “Hafif kusur halinde, borçlu iptidaen mesuliyetten beraeti tazammun eden şartın dermeyanı sırasında alacaklı borçlunun hizmetinde ise veya mesuliyet hükümet tarafından imtiyaz suretiyle verilen bir sanatin icrasından tevellüt ediyorsa; haiz olduğu takdir salahiyetine istinat ile hakim, bu şartı batıl addedebilir.” şeklindeki hüküm ile de hafif kusura ilişkin olarak bir başka istisnaya yer verilmiştir. Bu itibarla mahkemece, davalı Banka"nın değinilen madde kapsamında imtiyaz verilmek suretiyle bankacılık faaliyetini sürdürdüğü göz önüne alınarak taraflar arasındaki sözleşmede mevcut sorumsuzluk hükmünün mülga BK"nun 99/2"nci maddesi karşısında geçerli olmadığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2013/8457 E., 2014/13643 K. sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” denilmiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bilirkişi kurulundan rapor ve ek rapor alınmıştır. Bilirkişi kurulu asıl raporunda davacıların davalı bankaya “Teslim Bodroları” ile belgelenen çekler ve senetler verdiğini ve bu çekler ile senetlerin tahsil edilmemesinden dolayı davacıların 284.495,85 TL zararının olduğunu belirtmişlerdir. Bilirkişi kurulu 08.06.2017 tarihli ek raporda ise asıl raporlarının aksine davacıların zararının bulunmadığını belirtmişlerdir.
    Bilirkişi kök ve ek raporları tamamen birbiriyle çelişkili olup, ek rapor esas alınarak karar verilemez.
    Dairemizin 29.05.2015 tarihli bozma ilamında da açıkca belirtildiği üzere bir güven kurumu olan banka tacir olması nedeniyle basiretli bir tacir olarak hareket etmesi ve alacağın tahsili için tüm önlemleri alması gerekir.
    Banka en hafif kusurundan dolayı dahi verdiği zarardan sorumludur.
    Tarafların da kabulünde olduğu üzere davacılar davalı bankadan çekilen kredi borcuna karşılık 3. kişilere ait çekleri ve bonoları tahsil için bankaya tevdi etmişlerdir.
    Banka kendisine verilen çekleri süresinde ibraz etmemiş, kambiyo takibine koymamış ve ilgililer hakkında karşılıksız çek kullanma suçundan dolayı suç duyurusunda bulunmamıştır. Ayrıca bonoları süresinde protesto etmeyerek ara cirantalara başvuru haklarını ortadan kaldırmış, yine süresinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe geçmeyerek davacının bu haklarından yararlanmasını engellemiştir. Şayet banka zamanında tüm bu yasal işlemleri yapsaydı davacının belki de zararı oluşmayacaktı, bilirkişiler bu hususları gözardı ederek ilamsız takip yapıldığı gerekçesiyle davacıların zararın oluşmadığı yönündeki görüşü hukuki dayanaktan yoksundur.
    Bu nedenle banka çekler ve bonolar ile ilgili yasal başvurular yapılsaydı dahi davacının zararının oluşacağını alacağın tahsilinin imkansız olduğunu, yani kusura dayalı bir sorumluluğunun bulunmadığını ispatla yükümlüdür.
    Tüm bu nedenlerle yetersiz ve birbirleriyle çelişen bilirkişi kök ve ek raporu ile eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun karar düzeltme isteminin reddine dair görüşüne katılamamaktayım.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi