
Esas No: 2015/4840
Karar No: 2016/249
Karar Tarihi: 13.01.2016
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/4840 Esas 2016/249 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... ve davalı ... ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... ..., kadastro mahkemesine sunduğu 27.03.2007 havale tarihli dilekçe ile; yörede 2006 yılında yapılan ve 18.08.2006 ilâ 18.02.2007 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu sırasında ... köyü, ... mevkiinde kâin 420 parsel bitişiğinde bulunan takribi 10000 m² yüzölçümündeki taşınmazın tamamının orman sınırı içinde bırakıldığını, işlemin iptali ile adına tescili istemiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın dört tarafının kesinleşmiş orman kadastrosu içinde kaldığından 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklığı niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu 10.05.2012 tarihli bilirkişi rapor ve eki krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmazın orman niteliğiyle ... adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacının temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11/09/2013 gün ve .../... E. - ... K. sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "yörede yapılan orman kadastro işlemi 18.08.2006 ilâ 18.02.2007 tarihleri arasında ilân edilmiş; davacı tarafından ise dava, hâkim tarafından dava dilekçesinin havalesi yapılmak ve davacı tarafından aynı tarihte harcı yatırılmak suretiyle 27.03.2007 tarihinde açılmıştır. Davanın askı ilân tarihinden sonra açılması nedeniyle anılan kanun hükmü uyarınca görevli mahkeme, genel mahkemelerdir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup; yargılamanın her aşamasında istem olmasa bile re"sen nazara alınması gerekmektedir. Mahkemece, bu husus gözetilerek davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır." denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak görevsizlik kararı verilmiş, görevli ve yetkili mahkemece yapılan yargılama sonucu dava konusu taşınmazın orman içi açıklık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Kesinleşen orman kadastrosu içinde kalan taşınmaz, 424 ada 1 parsel sayısı ile orman niteliğiyle ... adına tapu siciline tescil edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... köyünde 18/08/2006 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın dört tarafının orman ile çevrili olup 6831 sayılı Kanunun 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu ve davalı yararına zilyetlik koşullarının oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı gerçek kişi ve davalı ... ... ayrı ayrı yükletilmesine 13/01/2016 gününde oy birliği ile karar verildi.