19. Hukuk Dairesi 2015/5778 E. , 2015/14549 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve karşı davaların kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek.Av... ile davalı-karşı davacı vek. Av..."in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili asıl davada; davalının kendisinden plastik hammaddesi alımına ilişkin siparişlerini sözlü olarak iptal etmesi, bilahare satım sözleşmelerini feshetmesi üzerine müvekkilinin bu malları çok ucuza satmak durumunda kaldığını, iptal edilen siparişler nedeniyle kar kaybı olduğu gibi liman, nakliye, konteyner, demuraj, liman ardiye acenta, antrepo vs. diğer ek masraflar nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 342.558,75 ... Dolarının üzerinde kazanç kaybı ile 25.000 ... Dolarını aşkın taşıma/ardiye vb. masrafı olmak üzere toplamda en az 367.000 ... Doları zararının bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğradığı zararın ve yoksun kaldığı kazancın karşılığı olarak şimdilik 15.000 ... Dolarının bankalarca yıllık vadeli bazda ...Dolarına uygulanan en yüksek oranda ve sipariş tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle beraber fiili ödeme günündeki ... efektif satış kuru üzerinden davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davada ise davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya sipariş verilen malların davacının tek taraflı ve keyfi davranışları sonucu teslim tarihlerinden aylar sonra gümrüğe girdiğini, müvekkilinin cari hesapta olan 26.025,50 ... Doları alacağının hiçbir satış akdinin peşinatı olarak sayılmadığını, davacı tarafın peşinatları kaydırarak müvekkili şirketin geç gelen ürünü almak zorunda bırakıldığını, geç kalan mallar nedeniyle müvekkilinin kar kaybına uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemiş, karşı davada ise; taraflar arasındaki satın alma sözleşmelerinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek müvekkili şirket tarafından 26.06.2008 tarihli satış kontratına tabi ürünün alınması için avans olarak gönderilen 46.410 ...arı bedeli ile müvekkilinin davalıdan olan 26.025,5 ... Doları cari hesap alacağının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle de 1000 TL maddi tazminat ile 1000 TL manevi tazminat bedelinin reeskont faiziyle birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere ve benimsenen ilk bilirkişi kök ve ek raporlara göre; taraflar arasındaki sözleşmelerde kesin bir teslim tarihinin belirtilmediği, buna karşılık yükleme tarihi olarak kabul edilen tarihlere yer verildiği, 22/05/2008 ve 29/07/2008 tarihli sözleşmelerde belirtilen malların geç teslim edildiği, 26/06/2008 tarihli sözleşmedeki malların ise süresinde geldiği, ancak uyuşmazlık tarihine göre uygulanması gerekli olan 818 sayılı BK 106/3 md. hükmü gereğince geç teslim nedeniyle davalı-alıcı derhal fesih iradesini yerine getirmediğinden tüm sözleşmelerdeki feshin haksız olduğu kanaatine varıldığı, bu durumda asıl davacının dava konusu yapmış olduğu taleplerinden ancak antrepo, liman, taşıma, gümrükleme masraflarını talep edebileceği, bu tutarın 7.133,40.-ABD Doları ve 13.277,38.-TL olduğu, buna karşılık asıl davacının diğer bir tazminat talebi olan yoksun kaldığı kar konusunda malların başka bir üçüncü kişiye daha az fiyatla satılması nedeniyle uğradığı zararın kanıtlanamadığı, dolayısıyla asıl davacının bu yöndeki taleplerinin kabulü mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davacının davasının 7.133,40.-... Doları ile 13.277,38.-TL"nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 7.830,95.-... Doları olmak üzere toplam 14.964,35.... Doları masrafa ilişkin talebinin kabulüne, diğer maddi tazminat talebinin ve ıslah dilekçesinde istenilen taleplerinin reddine karar vermek gerektiği, karşı davacının davasına gelince; karşı davacının tüm sözleşmeleri fesihte haksız olduğu anlaşılmakla, karşı davadaki talep konusu yapılan ikame mal alımına yönelik bu yöndeki talebin reddine, manevi tazminat talebinin ise koşulları oluşmadığından reddine, buna karşılık karşı davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağının varlığı sabit olan,esasen karşı-davacının da haksız fesih edilen sözleşme kapsamında karşı-davalıya ödediği ve karşı davalının da kabulünde olan teslim alınmayan mal için talep edilen 25.067,50.-... Doları tutarındaki cari hesap alacağının sebepsiz zenginleşme kuralları anlamında istemekte haklı olduğu, bu itibarla bu yönden açılan davanın kabul diğer taleplerin reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 14.964,35.-ABD Doları"nın dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca... Doları cinsinden açılan 1 yıl vadeli hesaba uygulanan en yüksek faiz üzerinden fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,asıl davacının diğer fazla taleplerinin ve ıslah dilekçesindeki taleplerinin reddine, karşı davacının 25.067,50.-ABD Doları üzerinden dava tarihine göre belirlenen kur karşılığı olan 41.612,05.-TL"nin karşı davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle karşı davacıya verilmesine, karşı davacının fazla maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin karşı davasına konu müvekkili şirket tarafından 26.06.2008 tarihli satış kontratına tabi ürünün alınması için avans olarak gönderilen 46.410... Doları bedelinin davalıdan tahsili istemine ile ilgili hüküm kurulmamıştır. HMK m.297/2 hükmüne göre, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Mahkemece kısa kararda ve gerekçeli kararda hüküm fıkrasında davalı-karşı davacı vekilinin karşı davasına konu yukarıda anılan talebi ile ilgili hüküm kurulmamış olup bu durum yukarıda belirtilen HMK m.297/2 hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden karşı davada verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Diğer taraftan, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tespiti ve alacaklarının varlığının tespiti için kök rapora itiraz edilip ek rapor alınmış, itiraz üzerine yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak 2. rapor alınmış, itiraz üzerine tekrar bu defa ilk raporu veren heyetten 2. ek rapor alınarak hüküm oluşturulmuş olmakla usul ve yasaya aykırı bir şekilde rapor alınmış ve bu şekilde usuli müktesep hak ilkesi ihlal edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda itirazlarını da karşılayacak şekilde dosya kapsamında alınan tüm raporları irdeleyen yeni bir rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesinden ibarettir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin şimdilik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına 1.100,00"er TL takdir edilen duruşma vekalet ücretinin bir diğerinden alınıp bir diğerine verilmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 11.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.