5. Hukuk Dairesi 2020/7785 E. , 2021/1937 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay"ca incelenmesi, taraf vekillerince duruşmalı olarak incelenmesi ise davalı ... vd.vekilince tarafından istenilmiş ise de, duruşma değeri sınırın altında olduğundan reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava dilekçesinde, davalı eski yöneticilerin, 20/12/2013-31/12/2014 tarihleri arasında davacı ... Sitesinde ..."ın yönetim kurulu başkanlığı, ..."ın Başkan yardımcılığı, ..."ün ise yönetim kurulu üyesi olduğunu, bu dönemde davalıların ASKİ aboneliği yapmadan bina kolektöründe bulunan tahliye musluğuna sulama düzeneği bağlamak suretiyle H/4-2, H/5-2 ve H/6-2 nolu bloklardan siteye ait yeşil alan sulaması yapmak amacıyla kaçak su kullanımı yaptıklarını, ASKİ"nin rutin kontrolleri esnasında bu durumun fark edildiğini ve 26/07/2014 tarihinde 2014/3101, 2014/3107 ve 2014/3108 sayılı kaçak su kullanım tutanaklarının düzenlendiğini, bunun üzerine tutanaklarda yapılan hesaplama ile cezalı olarak su bedellerinin hesaplandığını ve eski yöneticilere tebliğ edildiğini, cezalı su bedellerinin davalılar tarafından ödenmemiş olmasından dolayı ... 10.İcra Müdürlüğünün 2014/20269-21771-21772 Esas sayılı dosyalarıyla 29/09/2014 ve 03/11/2014 tarihlerinde müvekkil aleyhine icra takiplerinin başlatıldığını, bu icra takipleri nedeniyle toplamda 55.816,00 TL"nin ödenerek kaçak su kullanımdan kaynaklı cezaların tamamının kapatıldığını, davalıların yönetici oldukları dönemde kusurlu eylemleri nedeniyle ödenmek zorunda kalınan 55.816,00 TL"nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu 2015/638 esas 2016/610 karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiş, bir kısım davalılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi Başkanlığınca 2017/2100 esas 2018/5960 karar ve 25/09/2018 tarihli kararla özetle; “ ...Kat Mülkiyeti Kanununun 36. maddesi uyarınca yönetici, anataşınmazın yönetimiyle ilgili tüm gelir ve giderleri yöntemince tutulacak deftere işlemeye ve giderlerin belgelerini bir dosyada saklamaya mecbur ise de, Kat Mülkiyeti Kanununun 36. maddesinde belirtilen defterleri tutmak ve belgeleri saklamakla görevli olan ve aynı Kanunun 39. maddesi hükmüne göre, yöneticiliği döneminde elde ettiği gelirler ile yapılmış giderlerin hesabını vermekle yükümlü bulunan yöneticinin yaptığı harcamalar tuttuğu defterler ve sakladığı belgelerin incelenmesi sonucunda saptanabileceğinden; bunun için davalının yöneticiliğe seçildiği tarihte kendisine devredilmiş olan ortak para ile o tarihteki borç ve alacakların tutarı, yöneticiliği döneminde toplanan avanslar ve yapılan harcamaların miktarları belirlenip gelir ve giderlere ilişkin olarak alınan makbuz, belge, fatura, fiş vs. evrak ayrıca varsa taraflardan sorularak ilgili yerlerden getirtilip yönetimce yapıldığı iddia edilen işlemlerle ilgili masraflarının tespiti amacıyla gerektiğinde yerinde denetimi yapılarak fatura, belge ve banka kayıtlarının doğruluğu bir bütün halinde mali müşavir bilirkişiye incelettirildikten sonra davalının sorumlu olduğu döneme ilişkin ödemesi gereken bir meblağ bulunup bulunmadığı tam olarak tespit edilip alınacak uzman bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken; yönetim gelirlerinin dayanakları ve borcun hangi kalemlerden oluştuğu (asıl borç, ceza miktarı ve işlemiş faiz miktarı vs.) tek tek açıklanmadan hazırlanan denetlenmeye elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanarak davanın kabulüne karar verilmesi ve kabule göre de; eski yönetimin 2013-2014 yılları arasında yönetimde olduğu hususu her iki tarafın da kabulünde iken bu dönemlerden önceki tarihleri de kapsar şekilde 2006 yılından itibaren kullanılan kaçak su bedeli yönünden de eski yönetimin sorumlu olduğu düşünülerek karar verilmesinin doğru görülmediği” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde -davanın kısmen kabulü ile 16.006,74 TL"nin 13.954.00 TL"sine 01/03/2015 tarihinden 2.052.74 TL"sine 23/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ..."ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8.793.78 TL"nin 23/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve gereği yerine getirilerek davalıların sorumlu olduğu zarar bedelinin tespiti ile yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı kalan harcın davalılardan alınmasına, aşağıda yazılı kalan harcın istenildiğinde davacıya iadesine ve temyiz edenlerden peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.