3. Hukuk Dairesi 2016/16234 E. , 2017/4940 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; tarafların evli olduğu dönemde davalının davacının işyerine gelerek kasaya geçtiğini, bu süre içerisinde kasadan yüklü miktarda parayı ailesine göndermek, gizli kasaya aktarmak ve saklamak suretiyle aldığını, çıkan tartışma sonrasında boşanma davası açıldığını, davacının iflasın eşiğine geldiğini, davalının bu şekilde şirket açacak servet sahibi olduğunu, iki yakını ile birlikte şirket kurduğunu, yurtdışı turlarına katılıp lüks hayat yaşadığını belirterek ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/547 esas 2014/96 karar sayılı ilamıyla hükmedilen 1.000,00 TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının işyerinden para alındığına ilişkin iddialarının mesnetsiz olduğunu, davalı tarafından kurulan şirketin banka kredileriyle borçlanılarak kurulduğunu, dosyaya ibraz edilen yurtdışı fotoğraflarının bir kısmının davalının memleketinde çektirdiği fotoğraflar olduğunu, banka kayıtları incelendiğinde davacının haksız ve kötüniyetli olarak davalının mağdur olmasını amaçladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının aylık 700,00 TL"ye indirilmesine karar verilmiş, hükmün süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 09.12.2015 tarih ve 2015/13152 Esas, 2015/19985 Karar sayılı ilamı ile “davalı hakkında yapılan kolluk araştırmasında aylık 1.000,00 TL geliri olduğu, 500,00 TL kira ödediği, ticaret sicili kayıtlarına göre şirkette ortaklık payı bulunduğu, davacının ise şirket ortaklığının bulunduğu, aylık 2.000,00 TL gelirinin olduğu, 1.000,00 TL kira ödediği, şirket adına kayıtlı bir aracın bulunduğu tespit edilmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihtiyaçları ve harcamaları dikkate alındığında, yasal düzenlemeler ve Yargıtay İçtihatları doğrultusunda davalı kadın hakkında hükmedilen yoksulluk nafakasında indirim yapılması gerekli ise de, davalı hakkında mahkemece yapılan indirimin az olması nedeniyle hakkaniyete uygun
bulunmamıştır. O halde, mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilip, nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak, TMK"nun 4. maddesinde vurgulan hakkaniyet ilkesi gereğince nafaka miktarının daha fazla oranda indirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle az oranda yoksulluk nafakasında indirime gidilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleriyle bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; nafakanın kaldırılmasına ilişkin talebin reddi ile, ... 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/547 Esas Sayılı ilamı ile 30.05.2014 tarihinde kesinleşen 1.000,00-TL nafakanın 500,00-TL indirilerek 500,00-TL olarak devamına karar verilmiş, karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) 28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, nafakanın artırılması, kaldırılması veya nafakaya hükmedilmesine dair istemlerin kabulünde, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karar verilmesi gerekir. Buna göre, mahkemece dava konusu talebin kısmen kabulüne karar verilirken, nafakaya dava tarihten itibaren hükmetmek gerekirken; nafakanın başlangıç tarihinin hükümde gösterilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına eklenmek üzere “dava tarihinden itibaren” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.