
Esas No: 2017/186
Karar No: 2017/543
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/186 Esas 2017/543 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza
Günü : 09.02.2016
Sayısı : 317-162
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ..."ın TCK"nun 188/3-4, 52/2-4, 53 ve 58. maddeleri gereğince 10 yıl 6 ay hapis ve 45.000 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.02.2016 gün ve 317-162 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 20. Ceza Dairesince 14.11.2016 gün ve 1849-5485 sayı ile onanmasına oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Daire Üyeleri E. Şener ve R. Gündoğdu; "10.04.2014 günü saat 19.35 sıralarında Bitlis-Diyarbakır karayolu Arıcılık mevkii polis kontrol noktasında yapılan kontrollerde Bitlis istikametinden Diyarbakır"a gitmekte olan 21 ....plakalı yolcu otobüsü kontrol amacıyla durdurulmuş, 27 numaralı koltukta seyahat eden, sonradan.... Bayazit olduğu tespit edilen şahsın tedirgin davranışlarından ve biletinde başka bir isim yazılı olması nedeniyle şüphelenilerek yapılan üst aramasında iç çamaşırı içinde net 563 gram gelen eroinin ele geçirildiği, olay nedeniyle.... Bayazit"in kollukta susma hakkını kullandığı, bir gün sonra 11.04.2014 tarihinde Cumhuriyet savcılığında verdiği ifadesinde üzerinde yakalanan uyuşturucu maddeyi nakletmek için kendisi ile aynı otobüste yolculuk yapan ..."dan aldığını beyan etmesi üzerine her iki sanık hakkında Bitlis Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı ancak ..."ın ifadesinin alınamaması nedeniyle Necip hakkındaki davanın tefrik edildiği;.... Bayazit hakkında ise Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.08.2015 tarih ve 2014/277 esas, 2015/303 karar sayılı ilamı ile TCK"nın 188/3-4 ve 192/3. maddeleri uygulanarak...."in uyuşturucu maddeyi sanık ..."dan nakletmek için aldığını beyan etmesi nedeniyle, Necip"in henüz suçunun sabit olduğunu gösteren somut deliller bulunmadan, etkin pişmanlık hükmünden yararlandırılarak cezalandırılmasına karar verildiği; Necip"in yakalanması üzerine Necip hakkındaki davaya devam olunduğu ve Necip"in suçu sabit kabul edilerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
İncelenen tüm dosya kapsamından Necip"in aleyhine, sadece.... Bayazit"in Cumhuriyet savcılığında verdiği beyanla başlayan ancak kovuşturma sırasında 8 nolu oturumda sonradan döndüğü soyut beyanı ve olay tarihinde.... Bayazit ile aynı otobüste seyahat etmiş olması olgusu dışında somut hiçbir delil bulunmamaktadır.
Necip"in ikrar sayılabilecek bir ifadesi yoktur.
Uyuşturucu paketlerinin üzerinde Necip"e ait vücut ya da parmak izine rastlanmamıştır.
Sanık...."in beyan ettiği gibi Vangölü yazıhanesi önünde birlikte oldukları ve garaja gittiklerine ilişkin olarak belirtilen yerlerdeki kamera kayıtlarında.... ve Necip"e ait görüntü ve olaya ilişkin herhangi bir delile rastlanmamıştır.
Kısaca...."in suç atma niteliğinde kalan, sonradan döndüğü beyanı dışında somut bir delil yoktur.
Ceza muhakemesi şüpheyle başlar, şüphenin kuvvetlenmesiyle devam eder ve şüphenin yenilmesiyle sona erer. Olayımızda şüphe yenilmemiş sanık aleyhine her türlü kuşkudan uzak cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilememiştir. Öyleyse şüpheden sanık yararlanır, şüphe üzerine vicdani kanaat oluşturulamaz.
Mahkemenin gerekçesinde belirtilen Necip"in.... ile birlikte aynı otobüste bulunması olgusu...."in sonradan döndüğü ifadesinin teyiti olarak kabul edilemeyeceği gibi Necip"in adli sicil kaydında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle Necip"in beyanlarına itibar edilmediği şeklinde bir gerekçeyle de mahkûmiyet hükmü kurulamaz.
Bu nedenlerle suçu sabit olmayan sanık ..."ın beraatine karar verilmesi gerektiği ve mahkemenin sanığın mahkûmiyetine ilişkin kararının bozulması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun hükmün onanması yönündeki kararına iştirak etmiyoruz." görüşüyle karşıoy kullanmışlardır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 18.01.2017 gün ve 139268 sayı ile;
"...10.04.2014 günü saat 19.35 sıralarında Bitlis-Diyarbakır karayolu Arıcılık mevkii polis kontrol noktasında yapılan kontrollerde Bitlis istikametinden Diyarbakır"a gitmekte olan 21 ....plakalı yolcu otobüsü kontrol amacıyla durdurulmuş, yirmi yedi numaralı koltukta seyahat eden, sonradan.... Bayazit olduğu tespit edilen şahsın tedirgin davranışlarından ve biletinde başka bir isim yazılı olması nedeniyle şüphelenilerek yapılan üst aramasında 827 gram eroinin ele geçirildiği, olay nedeniyle.... Bayazit"in kollukta susma hakkını kullandığı, bir gün sonra 11.04.2014 tarihinde Cumhuriyet savcılığında verdiği savunmasında, üzerinde yakalanan uyuşturucu maddeyi nakletmek için kendisi ile aynı otobüste yolculuk yapan ..."dan aldığını beyan etmesi üzerine her iki sanık hakkında Bitlis Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı, ancak ..."ın ifadesinin alınamaması nedeniyle Necip hakkındaki davanın tefrik edildiği;.... Bayazit hakkında ise Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.08.2015 gün ve 277-303 sayılı ilamı ile TCK"nun 188/3-4 ve 192/3. maddeleri uygulanarak...."in uyuşturucu maddeyi sanık ..."dan nakletmek için aldığını beyan etmesi nedeniyle, Necip"in henüz suçunun sabit olduğunu gösteren somut deliller bulunmadan, etkin pişmanlık hükmünden yararlandırılarak cezalandırılmasına karar verildiği; Necip"in yakalanması üzerine Necip hakkındaki davaya devam olunduğu ve Necip"in suçu sabit kabul edilerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
İncelenen tüm dosya kapsamından Necip"in aleyhine, sadece.... Bayazit"in Cumhuriyet savcılığında verdiği beyanla başlayan ancak kovuşturma sırasında sekiz nolu oturumda sonradan döndüğü soyut beyanı ve olay tarihinde.... Bayazit ile aynı otobüste seyahat etmiş olması olgusu dışında somut hiçbir delil bulunmamaktadır.
Necip"in ikrar sayılabilecek bir ifadesi yoktur.
Uyuşturucu paketlerinin üzerinde Necip"e ait vücut ya da parmak izine rastlanmamıştır.
Sanık...."in beyan ettiği gibi Vangölü yazıhanesi önünde birlikte oldukları ve garaja gittiklerine ilişkin olarak belirtilen yerlerdeki kamera kayıtlarında.... ve Necip"e ait görüntü ve olaya ilişkin herhangi bir delile rastlanmamıştır.
Kısaca...."in suç atma niteliğinde kalan, sonradan döndüğü beyanı dışında somut bir delil yoktur.
Ceza muhakemesi şüpheyle başlar şüphenin kuvvetlenmesiyle devam eder ve şüphenin yenilmesiyle sona erer. Olayımızda şüphe yenilmemiş sanık aleyhine her türlü kuşkudan uzak cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilememiştir. Öyleyse şüpheden sanık yararlanır, şüphe üzerine vicdani kanaat oluşturulamaz.
Mahkemenin gerekçesinde belirtilen Necip"in.... ile birlikte aynı otobüste bulunması olgusu...."in sonradan döndüğü ifadesinin teyiti olarak kabul edilemeyeceği gibi Necip"in adli sicil kaydında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetinin bulunması nedeniyle Necip"in beyanlarına itibar edilmediği şeklinde bir gerekçeyle de mahkûmiyet hükmü kurulamaz.
Bu nedenlerle suçu sabit olmayan sanık ..."ın beraatine karar verilmesi gerektiği ve mahkemenin sanığın mahkûmiyetine ilişkin kararının bozulması..." görüşüyle itiraz kanun yoluna müracaat etmiştir.
CMK"nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 20. Ceza Dairesince, 06.02.2017 gün, 127-769 sayı ve oyçokluğu ile itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanık.... Bayazit hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
10.04.2014 tarihinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince, Bitlis-Diyarbakır karayolu Arıcılık mevkinde, Bitlis Sulh Ceza Mahkemesince verilen 01.04.2014 gün ve 338 sayılı önleme arama kararına istinaden uygulama noktası oluşturulduğu, saat 19.35 sıralarında Bitlis istikametinden gelip Diyarbakır yönüne giden 21 ....plakalı yolcu otobüsünün durdurulduğu, görevlilerce araç içinde gerçekleştirilen kimlik kontrolü sırasında, yirmi yedi numaralı koltukta oturan inceleme dışı sanık.... Bayazit"in, kendisine sorulan sorulara telaşlı bir şekilde cevap vermesi ve başka bir şahıs adına düzenlenmiş bilet ile seyahat etmesi nedeniyle durumundan şüphelenilerek otobüsten indirildiği, adı geçen sanığın bagajının da bulunmadığının anlaşılması üzerine görevlilerdeki şüphenin daha da arttığı ve üst aramasının yapılabilmesi için uygulama noktasındaki konteynere götürüldüğü, önleme arama kararı gösterildikten sonra inceleme dışı sanık...."in yapılan üst aramasında; külodunun içine dikilmiş şeffaf poşette uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, konu hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği,
Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen uzmanlık raporuna göre; ele geçirilen net 563,5 gram ağırlığındaki maddenin eroin olduğu,
Van Emniyet Müdürlüğü Vücut İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliğince düzenlenen rapora göre; uyuşturucu maddenin ele geçirildiği şeffaf poşet üzerinde tasnife elverişli vücut izine rastlanılmadığı,
Aracın yolcu listesini gösteren 11.04.2014 tarihli tutanağa göre; sanık ..."in otuz sekiz numaralı koltukta seyahat ettiği,
Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğünün 15.04.2014 tarihli yazısına göre; otogar ve çevresini gören mobese kameralarının arızalı olması nedeniyle herhangi bir görüntünün tespit edilemediği, Safalar ve Vangölü seyahat adlı iş yerlerinde güvenlik kamerasının bulunmadığı,
11.06.2014 tarihli CD izleme tutanağına göre; inceleme dışı sanık...."in savunmalarında geçen Van ili merkez Soydan kavşağına ait güvenlik kamera kayıtlarında, adı geçen sanık ile sanık ..."e ait görüntülere rastlanılmadığı,
Anlaşılmaktadır.
Tanık Recep Özcan; muavini olduğu otobüsün Diyarbakır"a gitmek üzere Van"dan hareket ettiğini, inceleme dışı sanık...."in yirmi yedi numaralı bilet ile Van otogarında otobüse bindiğini, bagajının bulunmadığını,
Tanık Ahmet Öztekin; içeriği doğru olan olay tutanağının altındaki imzanın kendisine ait olduğunu,
İnceleme dışı sanık.... Bayazit soruşturma evresinde; sanık ..."in, çalıştığı inşaata gelip 2.000 Lira karşılığında İstanbul"a uyuşturucu madde götürmesini teklif ettiğini, maddi durumunun kötü olması nedeniyle bu teklifi kabul ettiğini, sanık ..."in verdiği uyuşturucu maddeyi Safalar İş Hanının tuvaletinde külotuna gizlediğini, sanık ... ile birlikte Vangölü adlı firmaya ait otobüs ile Yüksekova"dan Van"a geldiklerini, Van merkezde bir süre dolaştıktan sonra otogara gittiklerini, sanık ..."in İstanbul"a gitmek üzere iki adet bilet aldığını, kendisinin yirmi yedi, sanık ..."in ise yedi numaralı koltukta oturduğunu, Yüksekova Kısıklı köyünden olan sanık ..."in babasının adının Adil olduğunu,
Kovuşturma evresinde benzer anlatımlarına devam eden inceleme dışı sanık...."in, 20.01.2015 tarihli sekizinci oturumda önceki beyanlarından farklı olarak; yanında çalıştığı sanık ..."in, yaptığı işin karşılığı olan ücreti ödememesi nedeniyle ele geçirilen uyuşturucu maddeyi adı geçen sanığın verdiğini söylediğini, uyuşturucu maddeyi tanımadığı şahıslarından aldığını, sanık ..."in olayla ilgisinin bulunmadığını,
Beyan etmişlerdir.
Sanık ... kollukta; Kısıklı köyünde ikamet ettiğini, inceleme dışı sanık...."i tanıdığını, Yüksekova"da ağaç kesme işinde birlikte çalıştıklarını, yaklaşık yedi ay önce adı geçen sanığın kendisinden borç istediğini, parasının olmadığını söylemesi üzerine kavga ettiklerini, bu olaydan sonra inceleme dışı sanık.... ile hiç görüşmediğini, son 5-6 aydır Yüksekova"dan ayrılmadığını, inceleme dışı sanık.... ile birlikte yolculuk yapmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini,
Mahkemede tercüman aracılığıyla alınan beyanında farklı olarak; ağaç kesme işinde birlikte çalıştıkları sırada inceleme dışı sanık...."den 200 Lira borç aldığını ancak ödeyemediğini, olay tarihinde İstanbul"da bulunan annesinin yanına gitmek için Van otogarına geldiğini, burada inceleme dışı sanık.... ile karşılaştıklarında inceleme dışı sanık...."in alacağını istediğini, parasının olmadığını söylemesi üzerine inceleme dışı sanık.... ile tartışıp kavga ettiklerini, bu nedenle inceleme dışı sanık...."in kendisinin ismini vermiş olabileceğini, inceleme dışı sanık...."in nereye yolculuk ettiğini bilmediğini, çelişki nedeniyle sorulduğunda ise; kollukta da mahkemedeki gibi beyanda bulunduğunu, okuma yazma bilmediğinden ve Türkçesi iyi olmadığından karakolda kendisini tam olarak ifade edemediğini, bu nedenle kolluk ifadesinin farklı olabileceğini,
Savunmuştur.
Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate veya herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Van"dan Diyarbakır"a gitmekte olup Bitlis"te durdurulan yolcu otobüsünün yirmi yedi numaralı koltuğunda, başka bir şahıs adına düzenlenmiş bilet ile seyahat eden, görevlilerce yapılan kimlik kontrolü esnasında kendisine sorulan sorulara telaşlı bir şekilde cevap veren ve bu nedenlerle durumundan şüphelenilen inceleme dışı sanık...."in önleme arama kararına istinaden yapılan üst aramasında; külodunun iç kısmına dikilmiş şeffaf poşette eroin ele geçirildiği olayda; inceleme dışı sanık.... suça konu eroini İstanbul"a kadar taşıması için sanıktan aldığını iddia etmiş ise de, sanığın aşamalarda atılı suçu işlemediğine dair istikrarlı savunması, uyuşturucu maddenin bulunduğu poşetlerde sanığa ait vücut izinin tespit edilememesi ve güvenlik kamerası kayıtlarında sanık ile inceleme dışı sanık...."in görüntülerine rastlanmaması karşısında; sanığın atılı suçu işlediğine yönelik inceleme dışı sanık...."in aşamalarda başkaca delil ile desteklenmeyen, sonradan döndüğü soyut ve çelişkili beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraati yerine mâhkumiyetine karar verilmesinin isabetsiz olduğu kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşıoy kullanmışlardır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 14.11.2016 gün ve 1849-5485 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
3- Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 gün ve 317-162 sayılı hükmünün sanığın atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması isabetsizliğinden BOZULMASINA,
4- Sanık hakkında yerel mahkeme mahkûmiyet hükmünün Özel Dairece onanmasına karar verildiği anlaşıldığından, sanık hakkındaki cezanın infazına başlanmış ise İNFAZIN DURDURULMASINA ve sanığın TAHLİYESİNE, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değilse DERHAL SERBEST BIRAKILMASI için YAZI YAZILMASINA,
5- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2017 tarihinde yapılan müzakerede sanığa atılı suçun sabit olup olmadığına ilişkin uyuşmazlık yönünden oyçokluğuyla, sanık hakkındaki infazın durdurulması ve tahliye bakımından oybirliğiyle karar verildi.
Bu alandan sadece bu kararla ilintili POST üretebilirsiniz. Bu karardan bağımsız tamamen kendinize özel POST üretmek için TIKLAYINIZ
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.