5. Ceza Dairesi 2013/2254 E. , 2014/9422 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 5 - 2012/211640
MAHKEMESİ : Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/04/2012
NUMARASI : 2011/223 Esas, 2012/162 Karar
SUÇ : Rüşvet almak ve vermek, görevi kötüye kullanma, 1163 sayılı Kanuna muhalefet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hükmolunan ceza miktarı itibariyle koşulları bulunmadığı gibi, süresinden sonra yapıldığı anlaşılan sanıklar Y.. C.., M.. C.., A.. K.., M.. K.. ve M.. E.. müdafiilerinin duruşma istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK"nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar M.. E.. ve M.. K.. hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından, A.. K.. hakkında ise icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan ve bu sanık yönünden gerekçeli kararın 16. sayfasında 1163 sayılı Kanunun Ek 2/3. maddesine muhalefet olarak kabul edildiği belirtilen eylemleri içeren kamu davalarıyla ilgili olarak mahallinde zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanıklar H.. S.., Y.. C.. ve M.. C.. hakkında rüşvet vermek, A.. K.. ve M.. K.. hakkında rüşvet almak, görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanuna muhalefet etme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklardan A.. K.."ın suç tarihlerinde S.S. Y.... Beldesi Su Ürünleri Kooperatifi başkanı, M.. K.."ın ise yönetim kurulu üyesi olduğu, Mal Müdürlüğü ile Kooperatif arasında 07/11/2005 tarihli kira sözleşmesi ile on yıllığına ve yıllık 6.500 TL"ye kiralanan 105.000 metrekare alana sahip balıkçı barınağını yönetmelik ve sözleşme hükümlerine aykırı şekilde 02/10/2006 tarihli malzemeli hizmet alım sözleşmesi ile H.. S.."ün sahibi bulunduğu A.... Gemi İnşa Bakım Onarım San. ve Tic. Ltd. Şirketine kullandırmaları karşılığında 3.000 TL menfaat sağladıklarının iddia edildiği ancak H.. S.. tarafından havale edilen paranın çekek yerine beton dökülmesinde işçilik ve malzeme parası olarak verildiğinin sanık ve tanık beyanlarıyla sabit olması karşısında kiralama isteğinin H.. Ö.."ten gelmesi de nazara alındığında sözleşmede isim ve imzaları bulunan A.. K.. ve M.. K.."ın eylemlerinin görevi kötüye kullanma, H.. S.."ün ise bu fiile azmettirme suçlarını oluşturduğu,
A.. K.. ve M.. K.."ın C.... San. ve Tic. Ltd. Şirketinin ortakları olan Y.. ve M.. C.."dan şirkette sigortalı işçi olarak gösterilip primlerinin ödenmesi karşılığında bu şirketin kiralamak istediği yerle ilgili kooperatifin ihtiyacının bulunmadığı ve kiralama işleminde sakınca bulunmadığına ilişkin belge düzenlendiği, bu kapsamda Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğünün 09/10/2006 tarihli Mersin Valiliğine gönderilen yazısı içeriğinde Balıkçı Barınakları Yönetmeliğinin 19. maddesinde; "Balıkçı barınakları Bakanlığımızın olumlu görüşü alınmadan hiçbir şekilde yat limanına dönüştürülemez ve başka amaçlarla kullanılamaz. Ancak balıkçıların ihtiyacı dışındaki bölümler, Bakanlığımızın uygun görüşüyle belirleyeceği esaslara bağlı olarak diğer amaçlarla kullanılmak üzere Maliye Bakanlığı"nca kiraya verilir." hükmü dikkate alınarak konunun kooperatif ve balıkçılarla görüşmek suretiyle incelenerek, anılan barınakta balıkçılar tarafından ihtiyaç duyulmayan bölümlerin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise kiraya verilmesi konusundaki gerekçeli görüşün bildirilmesinin istendiği, kiralama işlemleri için bürokratik işlemlerin devam ettiği süre içerisinde söz konusu yerin şirket tarafından kullanılmasına müsaade ettikleri, şirket tarafından sanıkların sigorta primlerinin yatırıldığının Sosyal Güvenlik Kurumunun 11/02/2010 tarihli yazısı ile belirlendiği anlaşılan olayda rüşvet suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği, eylemin A.. K.. ve M.. K.. yönünden görevi kötüye kullanma, Yaşar ve M.. C.. yönünden ise bu fiile azmettirme suçlarını teşkil ettiği,
Sanık M.. K.."ın 07/09/2006-31/05/2007 tarihleri arasında son yedek üyenin de istifası üzerine yönetim kurulunun iki kişiye düşmesine rağmen bu süre içinde genel kurulu toplantıya çağırmayarak 1163 sayılı Kanunun 55/2. maddesinde belirtildiği şekilde en az üç üyeden oluşması zorunluluğuna uymaması ile A.. K.. ve M.. K.."ın bazı kooperatif üyelerinin mevzuat hükümlerine açıkça aykırı şekilde üyelikten çıkarılmaları eylemlerinin yukarıdaki iki paragrafta belirtilen görevi kötüye kullanma suçlarının teselsülü mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, Y.. C.., M.. C.. ve H.. S.."ün ayrı ayrı 1"er kez görevi kötüye kullanma suçuna azmettirme, A.. K.. ve M.. K.."ın ise TCK"nın 61. maddesinde yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3/1. maddesindeki "suç işleyen kişi hakkında fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi, kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, olayların oluş şekli, kasıtlarının yoğunluğu, suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumları göz önüne alınarak temel cezanın ve zincirleme suç nedeniyle yapılacak arttırımın hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi yoluyla zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden dosya kapsamı, oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK"nın 53/1-d maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçları işledikleri kabul edilen sanıklar A.. K.. ve M.. K.. hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca cezalarının infazından sonra ayrıca işlemek üzere hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıklar S.. Y.., A.. A.., A.. K.. ve M.. E.. hakkında 1163 sayılı Kanuna muhalefet eyleminden verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar A.. K.. ve M.. E.. hakkında kurulan hükümlere yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık A.. A.. hakkında sevk maddesi olarak 1163 sayılı Kanunun Ek 2/3 maddesine yer verilmesine karşın iddianame anlatımında herhangi bir eylemin tarif edilmemesi sebebiyle usulüne uygun dava açılmadığı gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması,
Sanık S.. Y.."in 28/01/2006 tarihinde denetim kurulu üyeliğine seçildiği, üye aidatlarını yatırmaması sebebiyle 31/08/2006 tarih ve 41 sayılı yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkarılmasına karar verildiği, bu nedenle S.. A.."ın 07/09/2006 tarihinde istifası üzerine yönetim kurulu üye sayısının iki kişiye düşmesi sonrasında genel kurulun toplantıya çağrılmamasından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, beraetine karar verilmesi yerine yanılgılı değerlendirmeyle mahkumiyeti yoluna gidilmesi,
CMK"nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, CMK’nın 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu nazara alınarak sanıkların yolaçtığı somut maddi zararın ne olduğu denetime imkan verecek şekilde araştırılıp, karar yerinde gösterilmeden "Kamu zararı giderilmediğinden" şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sanık M.. E.. hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise;
Bu sanığın 31/05/2007 tarihinden önce denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, bu tarihten sonra ise yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaya başladığı, bazı üyelerin aidatlarını ödemedikleri için kooperatif üyeliğinden çıkarıldığı tarihte yönetim kuruluna henüz seçilmediği, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı nazara alınarak beraetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ile müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.