13. Hukuk Dairesi 2020/1506 E. , 2020/4049 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmasız, davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Ulviye Sarp ile davalı vekili avukat ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 926 sayılı Kanunun 112. maddesi gereği mecburi hizmet süresini tamamlamadan adli malul olarak emekliye ayrıldığını, kendisine yapılan öğrenim, eğitim, yetiştirme masraflarını, yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak tazmin etmekle yükümlü olduğu ileri sürülerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 41.916.34-TL"nin sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 34.380,35 TL alacağın, sarf "eğitim ve öğretim dönemi sonu" tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK 297 maddesi gereğince de; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre; hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur.
Anılan Yasa hükmü uyarınca kararın hüküm kısmının mutlak şekilde açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde yazılması gerekli ve zorunludur.
Somut olayda, davacı 41.916.34 TL"nin sarf tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte tahsili istemiştir. Sarf tarihinden maksat, ilgili kurum tarafından yükümlüye yapılan her bir kalem masrafın yapıldığı tarihtir. Şayet, sarf tarihlerinin tespiti mümkün değilse faizin başlangıç tarihi olarak eğitim ve öğretim dönemi sonunun faiz başlangıcına esas alınması gerekir. Mahkemece, 34.380,35 TL alacağın, sarf "eğitim ve öğretim dönemi sonu" tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiş olup, faizin hangi tarihten itibaren işleyeceği hususu açık değildir. Hal böyle olunca, hüküm bu haliyle infazda tereddüt uyandıracak niteliktedir. Bahsi geçen bu husus ise az yukarıda değinilen yasa hükmüne aykırıdır. Mahkemece, faizin başlangıç tarihini açık ve şüphe uyandırmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1.350,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 716,00 TL. harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.