10. Hukuk Dairesi 2018/5138 E. , 2018/9272 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kabülüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar... Mağazalar A.Ş. ve .... Petrol San.Tic. ve Turz.Ltd.Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı .... çalışanı olan sigortalı ..."ın, 21.09.2008 tarihinde mal dağıtımı yapmak için aynı şirkette çalışan ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonda yolcu konumunda seyir halinde olduğu, ...’nin sevk ve idaresindeki .... plakalı kamyonun, ... yolunun 00.00 km+850 metresinde karşı yönden gelen davalı ...Petrol San. Tic. ve Turizm Ltd. Şti.’ye ait olan ..."nun sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile çarpıştığı ve ..."ın yaralandığı, iş kazası sonrası davacı Kurum tarafından sigortalısına sürekli iş göremez hale gelmesi nedeniyle bağlanan gelirin Kurum zararı ilk peşin sermaye değerinin kusurlu işverenden tahsili için açılan davada;
Mahkemece hükme esas alınan 16.10.2017 tarihli kusur raporunda; ...’nin olayda % 50 oranında kusurlu olduğu, ... A.Ş.’nin olayda % 30 oranında kusurlu olduğu, ...’nun olayda % 20 oranında kusurlu olduğu,... Petrol San. Tic. ve Turizm Ltd. Şti.’nin olayda kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, kazalı ...’ın olayda kusurunun olmadığı, ... Ağır Ceza dosyasında ..."nin yargılanıp hakkında mahkumiyet kararı verildiği, hukuk hakimim ceza dosyasındaki maddi olğularla bağlı olduğu, sigortalı ...."ın hak sahibi olarak .... İş Mahkemesinde açtığı ve keşinleşen 2013/576 Esas sayılı dosyada alınan kusur raporları arasında çelişkiler giderilmeden karar verildiği, davalı sürücü ....hakkında red kararı verildiği, davalı ...Petrol San. Tic. ve Turizm Ltd. Şti.’nin olayda kusuru olmadığı halde sorumluluğuna hükmedildiği, 21.09.2008 tarihli çift taraflı meydana gele Trafik iş kazasında Serkan ...k"ün vefat ettiği birden fazla şahsında yaralandığı olayda davacı kurumca açılmış rücu davası olup olmadığı, ilgili dosyalarda alınan kusur raporları arasındaki farklılığa mahal verilmeyecek şekilde değerlendirilerek çelişkinin giderilmesi yönünde yeniden kusur raporu alınması, her ne kadar şahsın tazminat davasında kesinleşen kusur raporu, davada taraf olmayan Kurum tarafından açılan eldeki rücuan tazminat davasında bağlayıcı olmasa da kuvvetli delil olduğundan Mahkemece, maddi-manevi tazminat davası ile eldeki davada kusura ilişkin bilirkişi raporlarının birbiriyle çelişkili olduğu nazara alınarak, dosya içeriğindeki tüm delillerin takdiri ile, kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, tarafların kusuruna yönelik yeterli inceleme ve irdelemeden sonra kusur raporları arasındaki çelişki usulünce giderilmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulun 16.03.2005 tarihli 2005/13-97 Esas, 2005/150 Karar sayılı ilamı ve aynı şekilde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04.02.1948 gün ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına baktığımızda; ıslahın, iyiniyetli tarafın, davayı açtıktan veya kendisine karşı bir dava açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıklarını düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak sağlayan bir kurum olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki; taraflardan birine davanın herhangi bir aşamasında ıslah olanağı tanınması, davaların sonu alınamayacak şekilde uzamasına neden olmak gibi bir sakıncayı da içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177’nci maddesinde ıslahın yalnızca tahkikat bitinceye kadar yapılabileceği öngörüldüğüne ve temyiz faslında da, bozmadan sonra dahi ıslahın olanaklı bulunduğuna dair açık veya örtülü bir hüküm yer almadığına göre, Kanunun bu olanağı bir devre ve zaman ile sınırlandırdığı kabul edilmelidir. Dolayısıyla, 177’nci maddesine bakılarak, bu istisnai yolun bozmadan sonraki aşamalara da yaygınlaştırılması, bozmaya uyulmasıyla kazanılan hakları ihlal edebileceği gibi, davanın tamamen ıslah edildiği hallerde, işin sonuçlandırılmasını da güçleştirir. O halde, ıslahla ilgili kuralların, yargılamanın sadeliği, basitliği ve çabukluğunu amaçlayan diğer usul hukuku ilkeleriyle bağdaşacak şekilde yorumlanması; bozmadan sonra ıslahın mümkün olmadığı sonucuna varılması zorunludur.
Mahkemece, Yargıtay Hukuk Genel Kurulun 16.03.2005 tarihli 2005/13-97 Esas, 2005/150 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 4.2.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı kararları uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılabilmesi mümkün olmadığı gözetilmeksizin, davacı vekilinin 20.04.2018 tarihli ıslah talebinin, BiM Bileşik A.Ş. yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
21.09.2008 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası nedeniyle %26 oranında sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya bağlanan gelir, geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi giderlerinden oluşan kurum zararının davalılardan tahsili için açılan rücu davasında yasal dayanağın 506 sayılı Kanunun 26. maddesi olması karşısında gerekçeli kararda 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınıp, raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra, sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar ...A.Ş. ve ... Petrol San.Tic. ve Turz.Ltd.Şti. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 13.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.