19. Hukuk Dairesi 2015/13156 E. , 2015/14423 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/09/2014
NUMARASI : 2014/98-2014/548
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin yetkilisi olduğu A.. İnş. Tic. Ltd. Şti. ile davadışı senet lehtarı N..A..arasında 27.09.2012 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi tanzim edildiğini, sözleşme gereği Neriman Aldemir" in A.. Ltd. Şti." nin banka hesaplarına gerekli ödemelerini yaptığını, ancak A.. İnş. Tic.Ltd.Şti"nin daireleri teslim edemediğini, bunun üzerine ödenen meblağın iadesi mümkün olmadığından bahse konu şirketi borçlandırmaya yetkili müvekkili tarafından şirket adına N.. A.. lehtar olduğu iki adet senet verildiğini, senetler vadesinde ödenmeyince N.. A.. tarafından A.. İnş.Ltd. Şirketi" ne protesto keşide edildiğini, senetlerin daha sonra davalıya ciro edilmiş olup, davalı tarafından İnegöl 2. İcra Müdürlüğü" nün 2013/4519 sayılı icra dosyasından icra takibine konulduğunu, müvekkilinin senetlerde borçlu veya kefil olmadığını, senetlerdeki şirket kaşesi üzerindeki iki adet imzanın varlığına dayanılarak müvekkilinin ad ve soyadının sonradan yazılarak, müvekkilinin senet borçlusu gösterilmeye çalışıldığını, protesto keşidesinden sonra ciro edilerek davalıya devredilmiş olması nedeniyle senetlerin devrinin alacağın temliki hükümlerine tabi olup, taraflar arasında alacağın temlikine ilişkin bir sözleşme bulunmadığını, senetlerin müvekkili adı olmayan ilk halinin fotokopisinin müvekkilinde olduğunu beyanla, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkili hakkında yapılan icra takibinin iptaline ve davalı aleyhine icra tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu senetlerde biri şirkete, diğeri şahsa ait olmak üzere iki ayrı imza olduğunu, senetlerin müvekkiline bu şekilde verildiğini, davacının bahsettiği iç ilişkilerin müvekkilini ilgilendirmediğini, davacı tarafça icra takibine itiraz edilmediğini, ayrıca davadışı şirketin dosyadaki satış sözleşmesinde tek imza kullandığının görülmekte olduğunu, bu nedenle senetlerdeki 2. imzanın davacıyı bağlayacağını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, kural olarak, senette keşideci bölümünde şirket temsilcilerinin (aynı kişinin) elinden çıkmış iki imzasının bulunması halinde ve imzalayanın şirket temsilcisi olması durumunda, imzalardan şirket kaşesi üzerine atılanın şirket, açığa atılan diğer imzanın da imza sahibinin şahsı adına atılmış olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, zira, senetteki borçtan sorumlu olmak için keşidecinin tek imzasının yeterli olduğu, şirket kaşesi dışına atılan imzanın aval olarak değerlendirileceği(HGK" nın 05/10/2011 tarih ve 2011/12-480 sayılı kararı), dava konusu bononun ön yüzünde yer alan şirket kaşesinin üzerinde iki imza bulunduğu, bu bakımdan sorumluluğun davadışı şirkete ait olup, ikinci imzanın şirket kaşesi dışında bir yere atılmaması nedeniyle davacının şahsi sorumluluğunun sözkonusu olamayacağı, her ne kadar tahrifat iddiası yönünden İnegöl 1.Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2014/266 E.sayılı dosyasında ceza yargılaması devam etmekte ise de, davacının ad ve soyadının sonradan yazılarak senet metninde tahrifat yapıldığı iddiasının yukarıda yapılan açıklamalar karşısında dava sonucuna da tesiri bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulü ile; İnegöl 2. İcra Müdürlüğü"nün 2013/4519 sayılı icra takip dosyasında davacının takip konusu senetlere yönelik toplamda 75.000-TL asıl alacak ve bu alacağa bağlı fer"iler yönünden borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline, davalının senetleri ödememe protestosundan sonra ele geçirmiş olup, bu devrin alacağın temliki hükümlerine göre değerlendirilmesi ve ceza dosyasına göre lehtar olan davadışı N..A.. hakkında sahtecilik suçundan dava açılmış olmasına göre, davalının davacıya karşı takibinde haksız olsa da kötüniyetli hareket ettiği ispatlanamadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senet üzerindeki davacı F.. O.." un isminin sonradan yazıldığına ilişkin sahtecilik iddiasıyla ceza mahkemesinde dava açıldığı, bu davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. BK 53. (TBK 74) maddesi uyarınca ceza mahkemesindeki maddi olguyu tespit eden mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Mahkemece, ceza mahkemesi sonucunda verilecek kararın kesinleşmesi beklenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.